KEMAL ÖZKURT - ÖZEL HABER - Ramazan ayına haftalar kala zincir marketlerin Ramazan kolisi fiyatları netleşmeye başlarken, 2026 Ramazanı öncesinde açıklanan rakamlar geçen yıla göre sert artışlara işaret ediyor. 2025 Ramazanı öncesinde 370 TL bandında satılan ekonomik koliler bu yıl 530 TL seviyesine yaklaşırken, orta segment paketlerde fiyatlar 900 TL’ye, lüks Ramazan kolilerinde ise 1.200 TL’nin üzerine çıktı. Bir yılda yüzde 40 ile yüzde 70 arasında değişen fiyat artışları, gıda enflasyonu ve artan maliyetlerin Ramazan alışverişine doğrudan yansıdığını ortaya koydu. Artan fiyatların yalnızca enflasyonla açıklanamayacağını belirten Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal ise Ramazan kolilerindeki tabloyu “derinleşen yoksulluğun somut göstergesi” olarak değerlendirdi. Koçal, fiyat artışlarının yanı sıra koli içeriklerinde ürün çeşitliliğinin azaldığına ve gramajların küçüldüğüne dikkat çekerek “Bir yıl öncesine göre paketlerin içi boşalıyor, bu da gerçek artış oranlarının kağıt üzerindeki zamların çok üzerine çıktığını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu. Yardım kolilerinin geçici bir çözüm sunduğunu vurgulayan Koçal, kalıcı politikalara ihtiyaç olduğunun altını çizdi.

370 TL’DEN 530 TL’YE ÇIKTI
Geçtiğimiz yıl Ramazan öncesinde Migros’un 12 üründen oluşan Bereket Paketi 369,95 TL’den satışa sunulurken, aynı paket 2026 Ramazanı öncesinde 529,95 TL’ye yükseldi. Böylece ekonomik segmentteki bu koli bir yılda yaklaşık yüzde 43 oranında zamlandı. ŞOK Market’te ise 2025’te 13 ürünlü Ramazan kolisi yaklaşık 425 TL seviyesinde satılırken, 2026’da benzer içerikli kolilerin fiyatı 430–450 TL bandına çıktı. Un, yağ, pirinç, şeker, çay, makarna ve bakliyat gibi temel ürünlerin yer aldığı paketlerde, BİM son iki yıldır klasik Ramazan kolisi yerine hediye kartı uygulamasını öne çıkarıyor. Buna karşın piyasada satılan BİM muadili ekonomik Ramazan kolilerinde fiyatlar 260 TL’den başlayarak ürün sayısı ve markaya göre 600 TL’ye kadar yükseliyor.

ORTA VE LÜKS SEGMENT PAKETLER
Orta segment Ramazan kolilerinde fiyat artışı ekonomik paketlere göre daha belirgin oldu. CarrefourSA’nın 2025 Ramazanı öncesinde 23 ürünlü Süper Ramazan Kolisi 629,95 TL’den satılırken, 2026 Ramazanı öncesinde benzer kolilerin fiyatı 900 TL bandına yaklaştı. Metro Türkiye’de ise 2025’te 890 TL olan orta seviye Ramazan erzak paketi, 2026’da 1.119 TL’ye yükseldi. Lüks segmentte 1.200 TL sınırı aşıldı. Migros’un 2025’te 629,95 TL olan Lezzet Paketi 2026 Ramazanı öncesinde 879,95 TL’ye çıkarken, CarrefourSA’da Mega Ramazan Kolisi için fiyatların 1.200 TL seviyesine yaklaştığı görülüyor. Online platformlarda satılan bazı lüks kolilerde fiyatlar 1.500 TL’ye kadar ulaşıyor. Fiyat artışlarının yanı sıra Ramazan kolilerinin içeriği de dikkat çekiyor. Bazı zincir marketlerde ürün sayısı azaltılırken, bazı ürünlerin gramajları küçültüldü. Temel gıda kalemleri korunurken, önceki yıllarda kolilerde yer alan bazı yardımcı ürünler paketlerden çıkarıldı. Artan fiyatlar karşısında ise bazı zincir marketler klasik Ramazan kolisi yerine hediye kartı uygulamasını alternatif olarak sunmaya başladı.

DERİN YOKSULLUK PAKETLERE DE YANSIDI
Türkiye’de derin yoksulluğun gıda kolilerine de yansıdığını ifade eden Koçal, “Meseleye sadece Ramazan’da bir aylık verilen gıda kolileri üzerinden bakmamak gerekir. Bir fiyat ya da koli içeriği analizi yapıldığında, Türkiye’de yoksulluğun giderek arttığını açıkça görüyoruz. Bunun en önemli göstergesi, fiyat artışlarının enflasyonun üzerinde seyretmesi. Ancak asıl dikkat çekici nokta, kolilerin içindeki ürün çeşitliliğinin aynı olmaması. Bir yıl öncesine kıyasla ürün çeşitlerinin azaldığını ya da kalitenin düştüğünü görüyoruz. Dolayısıyla yüzde 70’ler seviyesinde konuşulan farklar, baktığımızda yüzde 150’lere kadar çıkabiliyor. Bu durumun yardımsever vatandaşlara da yansıdığını görüyoruz. Geçen yıla kıyasla gıda çeşitliliğinin bu yıl daha sınırlı olacağı ve yardım oranlarının düşeceği anlaşılıyor” diye konuştu.

TAKLİT ÜRÜN KOL GEZİYOR
Kolilerin içinde bulunan ürünlerin kalitesinde de riskler olduğuna dikkat çeken Koçal, “Burada başka bir sıkıntı daha var: Bu gıda ürünlerinin kalitesi. Geçen yıla kıyasla bu yıl da aynı kalitede ürünler mi yer alıyor, buna bakmak gerekiyor. Çünkü taklit ve tağşiş ürünler piyasada oldukça yaygın. Alım gücünün düşmesiyle birlikte bu risk daha da artıyor. Dolayısıyla yardımsever vatandaşlar, yardım yaparken aynı zamanda tüketici olarak da bazı sorunlarla karşı karşıya kalabilir. Bu ürünlerin içinde son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin yer alması ise tüketici açısından çok daha ciddi zararlar doğuracaktır. Bunların tamamı, ayrı ayrı ele alınması ve tespit edilmesi gereken sorunlar” dedi.

RAMAZAN DOLANDIRICILARINA DİKKAT
Özellikle yardımsever vatandaşların yardım kolisi hazırlanırken marketlerde bizzat denetim yapması gerektiğini vurgulayan Koçal, “Vatandaşlarımıza, taklit ve tağşiş ürünlerden kaçınmalarını, son tüketim tarihi geçmiş ya da son kullanma tarihine kısa süre kalan ürünlerin kolilere konulmamasını öneriyoruz. Tartı konusu da önemli bir sorun. Vatandaş ‘1 kilo bulgur koy’ diyor, tartıldığında 900 ya da 850 gram geliyor. Ramazan’ı fırsata çevirmeye çalışan, hayır yapmak isteyenlerin iyi niyetini suistimal eden satıcılar var. Sırf Ramazan’da ortaya çıkan ‘Ramazan dolandırıcıları’ bulunuyor. Bunlara dikkat etmek gerekir. Sevap işlerken günaha girmemek lazım” diye belirtti.

YARDIM EDİLMİŞ YOKSULLUK İSTEMİYORUZ
Yoksul vatandaşa bir aylık yapılan yardımın çözüm olmadığını söyleyen Koçal, “Esas sorun, halkın bu tür yardımlara muhtaç hale gelmiş olmasıdır. Yani yardım edilmiş bir yoksulluk ya da açlık istemiyoruz; ortadan kaldırılmış bir yoksulluk istiyoruz. Ramazan’da bir paket verdiniz, peki bir ay sonra bu halk ne yapacak? Asıl mesele burada. O nedenle yoksulluğu ortadan kaldıracak güçlü politikalara ve bunları hayata geçirecek siyasilere ihtiyaç var. Ülkede kaynak var; esas olan bu kaynakların halkın yararına kullanılabilmesidir. Yoksa bir aylık yardım, bana göre, hiçbir şeyi ifade etmiyor” dedi.
YANILTICI PAKETLER ŞİKAYET EDİLEBİLİR
Yardım kolilerinin içeriğine yönelik sahteciliğin şikâyet edilmesi gerektiğini belirten Koçal, “Vatandaşların ‘yardım’ olduğu için sorgulamadan alma eğilimi var. Oysa sorgulamayı yapması gereken, yardımı yapan vatandaş olmalı. ‘Biz fiyatı artırmadık’ algısına kapılmamak gerekir. Geçen yıl kolide kaç ürün vardı, toplam kaç kilogramdı; bu yıl ürünler aynı görünse bile gramajlar düşmüş olabilir. Bunların mutlaka sorgulanması gerekir. Ürün sayısı azaltılıp ‘çok az zam yaptık’ denmesi aldatıcıdır. Kolilerin üzerinde ürün miktarları, çeşitleri ve gramajlar açıkça yazılmalı; bu durum fark edildiğinde Ticaret Bakanlığı’na ve Reklam Kurulu’na şikâyette bulunulmalıdır” ifadelerini kullandı.