3 Haziran 2026, Çarşamba 10:59
26°C İzmir

Gıda fiyatlarında yaz ucuzluğu artık bir hayal

Önümüzdeki dönemde gıda fiyatlarında düşüş beklentisinin hayal olduğunu vurgulayan Mine Ataman, maliyetler ve arz dengesindeki değişimlerle birlikte gıdanın gelecekte lüks bir tüketim maddesine dönüşeceğini belirtti

Gıda fiyatlarında yaz ucuzluğu artık bir hayal haberinin görseli
9 dk okuma süresi

KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER - Türkiye’de gıda enflasyonu tırmanışını sürdürürken, yaz mevsiminin başlamasıyla gözler tezgahlardaki meyve ve sebze fiyatlarına çevrildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yıllık gıda enflasyonu yüzde 34,55 seviyesinde seyrederken, sebze-meyve grubu yılın ilk dört ayında yüzde 56,6 artış gösterdi. Üretim, lojistik ve girdi maliyetlerindeki yükseliş sebebiyle büyük hallerdeki ürün sepeti maliyetleri son bir yılda ortalama yüzde 97 oranında katlandı. Yaz meyve ve sebzelerinin fiyat seyri ile tarımdaki güncel durumu değerlendiren tarım ve gıda ekosisteminde profesyonel yönetici, danışman ve girişimci olan Tarım Yazarı Mine Ataman, üretici ve tüccarın geleceğe yönelik endişelerini fiyatlara yansıttığını belirterek “Türkiye artık tarımda ‘endişe enflasyonu’ fiyatlaması yaşıyor. Gıda fiyatlarının bir daha çok düşme ihtimali hiç yok” dedi. Tarımsal üretimde artık arz-talep dengesinden ziyade endişe odaklı bir fiyatlandırma mekanizmasının devreye girdiğini belirten Ataman, bu durumun hem çiftçinin üretim şevkini kırdığını hem de tüketicinin taze gıdaya erişimini ciddi oranda zorlaştırarak gıdayı gelecekte herkesin ulaşamayacağı bir lüks tüketim ürünü haline getirdiğini belirtti.

mine ataman

TARIMDA ENDİŞE ENFLASYONU

Mevcut enflasyon verilerine göre normalde yaz ayında meyve sebze fiyatlarının düşmesinin beklenebileceğini ancak Türkiye’nin çok zorlu bir 3-4 yıldan çıktığına dikkat çeken Ataman, “Önce pandemi yaşadık. Arkasından Ukrayna, Rusya krizi, deprem yaşadık ve en sonunda da Hürmüz problemini yaşadık. Bütün bunları üst üste eklediğinizde ve yine geçtiğimiz yıl yaşanan o çok önemli 16 milyon tondan fazla Üretim kaybına neden olan kuraklıkla beraber, donla beraber Türkiye artık tarımda fiyatlama problemi yaşamaya başladı. Çünkü hem üretici hem tüccar aslında geleceğe yönelik endişelerini fiyatlamaya çalışıyor ve bu endişeler üzerinden gıda enflasyonunu arttırıyor. Türkiye’deki ürünün stoku, üretilme miktarına, arz talep dengesine göre bir fiyatlama yapmamız gerekirken Türkiye maalesef uzun yıllardan beri yaşadığı kronik gıda enflasyonu sebebiyle üretici fiyat endeksinin sürekli yüksek çıkması sebebiyle bir gıdada endişe enflasyonu fiyatlaması yaşıyor Ve bu elbette gıdalara yansıyor” dedi.

gıda

- REKLAM -

BAYRAM ETKİSİ FİYATLARI TETİKLİYOR

Önümüzdeki yaz ayında meyve sebze fiyatlarında çok fazla bir düşüş beklemediğini ifade eden Ataman, “Genel noktada kiraz geçtiğimiz yıl 699’dan aşağıya hiç düşmemişti. Bu yıl gayet verimli bir yıl yaşamamıza rağmen şu anda 150 ile 250 arasında fiyatları değişiyor ve diğer ürünlerde beklediğimiz o fiyat düşüşlerini çok da göremeyebiliyoruz. Bayramlar sebebiyle önce Ramazan enflasyonunu yaşadık, şimdi de esasen bayram öncesi bir gıda enflasyonu yaşadık. Önümüzdeki dönemde de FAO Dünya gıda fiyatlarının Nisan ayında üst üste 3. ayda aslında yükseldiğini gösteriyor. Dünyanın bazı ülkelerinde El Nino kaynaklı kuraklıklar bekleniyor. Bütün bunları topladığımızda aslında bu yaz meyve sebze fiyatları çok da düşük olmayacak. Küresel ölçekteki bu hareketlilik, yerel piyasaları da doğrudan etkiliyor” diye konuştu.

gıda

ÜRETİM BÜYÜKLERİN ELİNDE

Meyve sebze fiyatlarının üretimin büyük firmaların eline geçmesinden de kaynaklı olduğunu söyleyen Ataman, “Haller ve aracılar aslında çiftçinin bir yılını finanse eden aracılar. Çiftçi ürününü 7-8 ay önceden hale verdiği için aracı sadece stok maliyetine katlanmıyor, bir yıl boyunca çiftçinin finansörü gibi davrandığı için bunları ürünün fiyatına yansıtıyor. Bu nedenle de üreticinin eline daha az para geçiyor. Küçük üreticiler sistemden çıktıkça büyük üreticiler bu arazileri alıyor. Daha büyük üretim yaptığı için maliyetlerini düşürüyor ve stok kontrolünü yapabiliyor. O büyüklerin eline geçtikleri aslında onların pazarlık payı da yükselmiş oluyor. Önümüzdeki dönemde bu anlamda da gıda fiyatlarının bir daha çok aşağılarına düşeceğini pek de düşünmüyorum. Sektördeki bu konsolidasyon, fiyatlar üzerinde belirleyici bir unsur haline geldi’ ifadelerini kullandı.

gıda

- REKLAM -

GIDA GELECEKTE LÜKS OLACAK

Türkiye’de gelecekte gıdanın daha da lüks olacağını dile getiren Ataman, “Geçmişte Türkiye dünyanın diğer ülkelerine göre çok ucuz bir sebze meyve ülkesiydi. Çünkü hem sebze meyve miktarımız çoktu hem de üreticiler geçimlik üretim yaptıkları için çok büyük bir tarımsal tarafta beklentisi yoktu. Şimdi bu değişti. Artık her bir çiftçi profesyonel bir meslek erbabı gibi geçiminin tamamını tarım tarafındaki ürettiği ürünlerden sağlamaya başladı. Çiftçi hem girdi maliyetleriyle uğraşıyor hem de üretimden daha fazla para kazanmak istiyor. Bu sebeple de önümüzdeki dönemden itibaren Türkiye’de veya dünyanın hiçbir yerinde bir daha gıda fiyatları asla düşmeyecek. Gıda hatta gelecekte lüks olacak. Özellikle de gerçek gıdalar, doğal gıdalar, elle üretimi yoğun olan, çaba gerektiren gıdaların fiyatları çok daha artmaya devam edecek” diye belirtti.

gıda

DEVLET YOĞUN VARLIK GÖSTEMELİ

Tarımda kırılganlığı azaltabilmek için gıda işleme fabrikalarının çoğalması gerektiğini belirten Ataman, “Ürünün azlığı da bolluğu da aslında çiftçi açısından bir afet. Kırılganlığı azaltabilmek için o ülkede gıda işleme fabrikalarının çoğalması gerekiyor. Ticaret Bakanlığıyla Tarım Orman Bakanlığı’nın daha entegre çalışarak aslında bu ani üretim dengelemelerini yapabilmesi adına ihracatta farklı yeni politikalar belirlemesine ihtiyaç duyuluyor. Her biri üreticinin karını azaltan bir risk unsuru artık. Çiftçinin en büyük sıkıntısı belirsizlik hali; hem iklim, hem rekolte, hem de satışa yönelik belirsizlik. Devlet artık çok daha fazla hem satışta hem üretimde yoğun bir şekilde var olmaya bundan sonra devam edecek ve artıracak diye düşünüyorum. Bu entegrasyon, tarımsal sürdürülebilirlik için kritik bir önem taşıyor” diye konuştu.

gıda

- REKLAM -

İKLİM FİYATLARI MANİPÜLE EDİYOR

Küresel risklere dikkat çeken Ataman, “Bu yıl iklimsel riskler gıda fiyatlarını etkileyen bir unsur değil belki ama belirsizlik hali bir risk ve bu riski de tarımın paydaşları hep fiyatlara yansıtıyorlar. Şu anda dünyada aslında gıda fiyatlarını iklim belirliyor. İklime yönelik açıklanan raporlar belirleniyor. Aslında şu andaki en büyük risklerden biri üretmekten daha çok üretilen miktarı yönetmek ve bunun gıdaya erişebilirlik noktasında tüketici tarafını da yönetmek. Çünkü istediğimiz kadar çok üretelim, eğer tüketicinin satın alma kabiliyeti yeterli değilse bu ürünler kalıyor. Bu daha az satış demek aslında tarım gıda ekosistemindeki tüm paydaşların riskini büyütüyor, fiyatları arttırıyor ve yaz da olsa, kış da olsa mutlaka çeşitli şeylerden, unsurlardan etkilenen bu sistemde fiyatlar hiçbir zaman aşağıya düşemiyor. Sonuç olarak gıda güvenliği artık sadece üretimle değil, bu karmaşık sistemin doğru yönetimiyle mümkün” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.