İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği (İPSD) Genel Merkezi, gündeme gelen bölgesel ve sektörel asgari ücret tartışmalarına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, mevcut asgari ücretin daha açıklandığı ilk gün açlık sınırının altında kaldığı, kira ve temel gıda giderlerinin maaşları aştığı ifade edilerek, bölgesel ücret uygulamasının çalışanların alım gücünü korumak yerine patronların maliyet yükünü hafifletmeye yarayacağı savunuldu. İPSD, asgari ücretin artık başlangıç ücreti olmaktan çıkıp milyonlarca çalışan için ortalama ücret haline geldiğini belirterek, böyle bir dönemde bölgesel ücret modelinin yoksulluğu coğrafi olarak kalıcı hale getireceğini açıkladı.
BÖLGESEL ÜCRET TEHLİKESİ GÜNDEMDE
İPSD Genel Merkezi, bölgesel ve sektörel asgari ücret modelinin emekçiler açısından yeni bir risk oluşturduğunu belirtti. Açıklamada, “İşsizliğin, yoksulluğun ve yüksek enflasyonun faturasını her defasında yoksul bırakılmış halka kesenler, şimdi de ‘dengeleri gözetme’ ve ‘işletmeleri koruma’ söylemleriyle yeni bir sistemden söz ediyor” ifadelerine yer verildi. Dernek, bu modelin patronların maliyetlerini azaltırken çalışanları daha düşük ücrete mahkûm edeceğini savundu. Açıklamada, “Bölgesel ve sektörel asgari ücret modeli, patronların kasalarını doldururken yoksulluğu, sendikasızlığı, açlık sınırının altında ve güvencesiz çalışmayı kalıcı hale getirmeye yarayacaktır” denildi.
DÜŞÜK ÜCRET DAYATMASI YAPILIYOR
Asgari ücretin Türkiye’de artık ortalama ücret haline geldiğini belirten İPSD, çalışanların büyük bölümünün geçimini asgari ücretle sağlamaya çalıştığını ifade etti. Açıklamada, “Asgari ücretin başlangıç ya da istisna ücreti olmaktan çıkıp, çalışan nüfusun neredeyse yüzde yetmişinin mahkûm edildiği bir ortalama ücret haline gelmesi temel sorundur” denildi. Sendikalaşma oranının düşük olduğu bir dönemde bölgesel asgari ücretin yeni eşitsizlikler yaratacağını savunan dernek, “Enflasyonun her vatandaşı aynı şiddette vurduğu bir ülkede, bölgesel asgari ücrete geçmek; Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere pek çok bölgeyi işverenler için ucuz iş gücü cennetine çevirme projesi olarak görülebilir” ifadelerini kullandı.
YOKSULLUK COĞRAFİ HALE GELİR
İPSD, Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşayan yurttaşların aynı akaryakıt, elektrik, doğalgaz ve temel gıda fiyatlarıyla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Açıklamada, ekonomik olarak daha az gelişmiş şehirlerde yaşayan yurttaşlara daha düşük ücret dayatılmasının yoksulluğu coğrafi olarak tescilleyeceği savunuldu. Dernek, iki emekli maaşının açlık sınırına, dört asgari ücretin ise yoksulluk sınırına denk geldiği bir tabloda yeni düşük ücret modellerinin kabul edilemeyeceğini belirtti. Açıklamada, “Kalıcı yoksulluk kabul edilemez. İşsizliğe, pahalılığa, zamma ve zulme son. Asgari ücret sefalet ücreti olmasın” ifadeleri kullanıldı.