6 Ağustos 2026, Perşembe 13:27
32°C İzmir

İPSD'den TÜİK verilerine sert tepki: “Gerçeği rakamlar değil, halk yaşıyor”

İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği, TÜİK’in açıkladığı temmuz ayı enflasyon verilerine tepki göstererek, hayat pahalılığı, işsizlik ve alım gücündeki kaybın resmi rakamlarla örtüşmediğini savunup milyonlarca vatandaşın geçim mücadelesi verdiğini belirtti

İPSD'den TÜİK verilerine sert tepki: “Gerçeği rakamlar değil, halk yaşıyor” haberinin görseli
3 dk okuma süresi

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) temmuz ayı enflasyonunu aylık yüzde 1,78, yıllık ise yüzde 31,75 olarak açıklamasının ardından İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği (İPSD), resmi enflasyon verilerine tepki gösterdi. TÜİK ile Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) açıkladığı veriler arasındaki farkın toplumdaki güven sorununu derinleştirdiğini savunan dernek, resmi rakamların vatandaşın günlük yaşamda karşılaştığı ekonomik tabloyu yansıtmadığını öne sürdü. Dernek, kira, gıda, ulaşım ve temel ihtiyaç harcamalarındaki artış nedeniyle alım gücünün her geçen gün gerilediğini belirterek, yüksek enflasyon ve işsizliğin toplumun geniş kesimlerini yoksulluğa sürüklediğini ifade etti.

HALKIN YAŞADIĞI ENFLASYON FARKLI

TÜİK ile ENAG’ın açıkladığı enflasyon oranları arasındaki farklılığa dikkat çeken dernek, “Uyduruk, ısmarlama rakamları hangi rafta, hangi pazarda, hangi faturada buluyorsunuz? Kiraya gelen zamda mı, dolmayan pazar torbasında mı, tencerede eksilen yemekte mi? Gerçeği rakamlar değil, halkımız yaşıyor. Bu ülkede artık iki ayrı enflasyon var. Biri TÜİK’in açıkladığı, diğeri ise halkın her gün yaşadığı enflasyon. Aradaki fark yalnızca istatistik değil; kira ve ulaşım zamları derken insanlar artık masraflarını kısmak için gıdadan bile fedakârlık yapmak zorunda kalıyor. Bir grafikle yoksulluk gizlenemez, enflasyon düşmez, açlık ortadan kalkmaz, hayat ucuzlamaz” ifadelerini kullandı.

YOKSULLUK HER GEÇEN GÜN DERİNLEŞİYOR

Açıklamada, asgari ücretliler ve emeklilerin geçim sıkıntısının her geçen gün arttığı savunularak, “Açlık sınırı 36 bin 940 liraya, yoksulluk sınırı ise 120 bin 325 liraya ulaştı. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 47 bin 758 lira seviyesinde. İki emekli maaşı açlık sınırına yetişirken, dört asgari ücret bile yoksulluk sınırını karşılamıyor. Türkiye’de her 10 kişiden 3’ü yoksul, her 10 kişiden 7’si ise borçlu durumda. Alım gücü erimeye devam ediyor. Asgari ücret çalışanların ortak ücreti değildir, emekli yük değildir. Asgari ücretli de emekli de sefalet ücreti değil, insanca yaşayabilecekleri bir gelir istiyor” denildi.

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.