KEMAL ÖZKURT / Ege Bölgesi Sanayi Odası Şubat ayı olağan meclis toplantısını, Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ndeki yeni hizmet binasında gerçekleştirdi. Meclis Başkanı H. İbrahim Gökçüoğlu’nun yönettiği toplantıya Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, meclis üyeleri ve konuk olarak Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali katıldı. Dünyada ve Türkiye’de ekonomik belirsizliklerin arttığına dikkat çeken Bali, pandemi sonrası teknolojik dönüşüm ve jeopolitik gerilimlerin piyasalarda etkili olduğunu, değerli metallerin güvenli liman işlevi gördüğünü belirtti. Bali, Türkiye ekonomisine ilişkin kısa değerlendirmesinde, 2025’in ilk üç çeyreğinde yüzde 3,7 büyüme sağlandığını, yılı yüzde 3,5 ile kapatmayı öngördüklerini ve 2026 için yüzde 4 civarında büyüme hedeflediklerini söyledi. Enflasyon ve faiz konusunda ise, 2026 sonu için enflasyonun yüzde 23-25 bandında olmasını beklediklerini, politika faizinin kademeli düşüşle yıl sonunda yüzde 30 civarına inmesini öngördüklerini aktardı.

NATO GİBİ KURUMLAR ETKİSİNİ KAYBETTİ
Dünyanın son 5-6 yılda pandemiden teknolojik dönüşüme kadar çok boyutlu bir değişimden geçtiğini belirten Adnan Bali, geçmişin "olağanüstü" kavramlarının artık günlük hayatın normali haline geldiğini vurguladı. 80’li ve 90’lı yıllardaki liberal "küresel köy" ütopyasının yerini bugün tam tersi bir distopyaya bıraktığını ifade eden Bali, "Soğuk Savaş’ın iki kutuplu dünyasındaki statüko artık yok ve yeni bir denge henüz tesis edilebilmiş değil. Birleşmiş Milletler ve NATO gibi kurumlar işlevsel etkisini kaybetmiş durumda. Bu kaotik yapıda artık basit optimizasyon formülleri yetmiyor; adaptif, kompleksite bazlı ve yolda sürekli kalibre edilen karar mekanizmalarına ihtiyaç var" dedi.
ZORLUKLARIN HEPSİ BİR ANDA GELİYOR
Konuşmasında kriz yönetimi kavramının nitelik değiştirdiğine dikkat çeken Bali, "Daha önceki geçmiş zaman dilimlerinde ayrı ayrı karşımıza çıkan zorluklar, şimdi çok kısa sürelerde aynı anda ve birlikte karşımıza çıkıyor. Bu da birbiriyle çelişen birden çok olumsuz süreci aynı anda yönetmeyi gerektiriyor" dedi. Eskiden kâr maksimizasyonu veya maliyet minimizasyonu gibi tekil hedeflerin yeterli olduğunu hatırlatan Bali, artık klasik optimizasyon kavramının yetmediğini, "adaptif" ve her an kalibre edilen çoklu senaryolarla çalışılması gerektiğini vurguladı.
DEĞERLİ METALLER GÜVENLİ LİMAN OLDU
2026 yılına politik gerilimler ve belirsizliklerle girildiğini hatırlatan Bali, ABD-Çin ticari savaşlarının ve bölgesel çatışmaların piyasalardaki etkisine dikkat çekti. İstikrarın sarsıldığı dönemlerde kurumsal güvene dayalı enstrümanların (tahvil, hisse senedi) yerini, bizzat kendisi değer ifade eden metalara bıraktığını söyleyen Bali, "Düzenin sarsıldığı dönemlerde değerli metaller gibi bizzat değer ifade eden varlıklara yönelim kaçınılmaz oluyor. Bu nedenle 2026 başında emtia piyasalarında açıklaması güç, yukarı yönlü bir hareketlilik izledik. Buna rağmen dünya ekonomisi, yapay zekanın sunduğu potansiyel ve öne çekilen taleplerle dirençli durmaya çalışıyor" değerlendirmesinde bulundu.
2026'DA BÜYÜME HEDEFİ 2026
Türkiye ekonomisinin öncelikli gündeminin fiyat istikrarı ve öngörülebilirlik olduğunu belirten İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı, büyüme verilerine ilişkin projeksiyonlarını paylaştı. Bali, "Türkiye ekonomisi, para politikasındaki sıkılığa rağmen 2025’in ilk üç çeyreğinde dirençli bir görünüm sergileyerek yıllık yüzde 3,7 büyüdü. 2025 yılını yüzde 3,5 büyüme ile kapatacağımızı öngörüyoruz. 2026 için beklentimiz ise yüzde 4 civarında. Her yıl genç nüfus için istihdam yaratma mecburiyeti olan bir ülke için bu rakamlar kritik önem taşıyor. Bütçe tarafında ise faiz dışı harcamalardaki disiplin sayesinde hedeflerin gerisinde kalan bir bütçe açığı görmeyi olumlu buluyorum" diye konuştu.
ENFLASYON VE FAİZ TAHMİNİ
Enflasyonla mücadele ve para politikası adımlarına değinen Adnan Bali, faiz oranlarında düşüş trendinin devam edeceği sinyalini verdi. Ocak ayı verilerinin beklentilerin bir miktar üzerinde gelmesine rağmen kurum olarak iyimserliklerini koruduklarını belirten Bali, "2026 sonu için enflasyon tahminimiz yüzde 23 ile yüzde 25 bandında. Ancak Ocak verisi bizi bu bandın üst sınırına yaklaştırmış görünüyor. Politika faizinde ise kademeli bir düşüş izliyoruz. 2025’te yüzde 38’e inen faizler, Ocak ayındaki son indirimle yüzde 37 seviyesine çekildi. Yıl sonunda politika faizinin yüzde 30 civarına, hatta bankalarda bu seviyenin de altına gerileyeceğini öngörüyoruz" dedi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın