Sayfa Yükleniyor...
Urla, Bayındır, Torbalı ve Tire gibi tarımsal üretimin çok olduğu alanlarda tarım arazilerin imara açıldığını belirten Öğmen, “Yapılan onlarca villaya tarımsal depo ruhsatı veriliyor. Bölgeler imara açıldı, sektör ranta yenildi” dedi
KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER- Son dönemlerde her kalemde yaşanan artışlar Türkiye’de tarımsal üretim maliyetlerinin de yansıdı. Özellikle geride bıraktığımız 4 yılda süs bitkileri üretiminde ciddi bir yükseliş gözlemlendi. Bunun yanı sıra süs bitkilerinde uygulanan yüksek KDV miktarı sektörü zor duruma sokuyor. Pandemi döneminde sektör büyük bir sıkıntıya girince KDV yüzde 8’e düşürüldü. Sonra tekrar yüzde 20’ye çıkarıldı. Üretici tüm bu sorunlarla baş etmeye çalışırken şimdilerde ise Urla, Bayındır, Torbalı ve Tire gibi kesme çiçek üretim merkezlerinin imara açılması konusuyla karşı karşıya. Tarımsal alanların her geçen gün villalarla dolduğunu belirten İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Ali Osman Öğmen, “Urla Kuşçular Bölgesi’nde çok sayıda üretici vardı ancak bölge imara açıldı, sektör ranta yenildi. Yapılan onlarca villaya tarımsal depo ruhsatı veriliyor. Bu duruma artık dur dememiz gerekiyor. Yoksa azalan tarım arazileri ve düşen üretimin bedelini biz çok ağır öderiz” diye belirtti.
Urla Kuşçular Bölgesi’nde tarım arazilerinin imara açılmasıyla çiçek başta olmak üzere tarımsal üretimin ciddi şekilde düştüğünü belirten Öğmen, “10 sene önceki Urla ile şimdiki Urla’ya gidin bir bakın. İstanbul’un emeklisi, bürokratı, politikacısı veya iş adamı daha kırsal ve doğal bir yere gelmek istiyor. Belediyelerde buna çanak tutuyor. Yapılan onlarca villaya tarımsal depo ruhsatı veriliyor. Urla’da tarım arazileri her geçen gün villalarla doluyor. Ürettiği ürün satılacak mı? Ne fiyat verecekler? Gübre, mazot ne kadar olacak? Üretici bunları bilemediği için arsasını müteahhitte veriyor, dairesini alıyor. Burada üreticinin suçu yok. Bunlar temel tarım politikalarının yanlışlığının göstergesidir. Tek suçlu Bornova bamyasının üretildiği alana Ege Üniversitesi Kampüsü’ne izin verenler, Torbalı’da tarım arazilerini fabrikalara satanlar ve Urla’da tarım arazilerini imara açanlardır. Urla Kuşçular Bölgesi’nde çok sayıda üretici vardı ancak bölge imara açıldı, sektör ranta yenildi. Bu duruma artık dur dememiz gerekiyor. Yoksa azalan tarım arazileri ve düşen üretimin bedelini biz çok ağır öderiz” diye konuştu.
Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’nün Süs Bitkileri Sektör Politika Belgesi’nde (2020-2024) sektöre ilişkin tespitlerin tamamlandığı fakat yıl sonuna gelinmesine rağmen hiçbir adım atılmadığını söyleyen Öğmen, “Bu espitlerden birincisi süs bitkileri sektörünün direkt muhatap alacağı bir kamu birimi gerekiyor olması, ikincisi ise tarımsal ürün olduğu halde süs bitkileri KDV’sinin yüzde 20’de kalması. 2024 yılı bitiyor ancak hiçbir tespite yönelik adım atılmadı. Türkiye’nin toplam tarımsal ürün ihracatının 2023 yılında 28 milyar dolar. Hollanda’nın ise sadece süs bitkileri ihracatının 13 milyar dolar. Hollanda, tarımsal ürün ihracatımızın yarısı kadar sadece süs bitkisi ihracatı yapıyor. Bizim de küçük alanlarda katma değerli üretime geçmek için çalışmalar yapmamız, politikalarımızı değerlendirmemiz lazım. Hollanda’da genel KDV yüzde 23’ken süs bitkilerinde yüzde 2. Türkiye’de ise hem genel hem de süs bitkilerinde KDV yüzde 20. KDV politikalarını oluştururken süs bitkilerinin de tarımsal ürün olduğunu kabul etmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de tarımın artık bir beka sorunu haline geldiğini belirten Öğmen, “Dünya nüfusu artıyor ama ekilebilir tarım arazisi her geçen gün azalıyor. Her gün karşımıza dünya nüfusu 2050 yılına kadar 10 milyarı aşacağını ve şu an ürettiğimizin yüzde 80 oranında arttırmamız gerektiğine dair söylemler çıkıyor. Peki tarım arazileri artmadan veya üretimde kaliteyi arttırmadan bu hedefe nasıl ulaşacağız? Bu hedefleri tutturamadığımız zaman gıda fiyatları uçacak ve gerekten ülke ekonomileri zorluklar yaşayacak. Tarımı böyle vizyonu olmayan bir şekilde yürütmek mümkün değil. Tarımda kendi kendimize yetemezsek, ucuz ve sağlıklı gıdaya erişimi sağlayamazsak biz biteriz. Tarım politikasını strateji ve siyaset üstü olarak ele alınması gerekiyor. Çünkü tarım artık bir beka sorunudur” dedi.
AR- GE YATIRIMLARI ARTMALI
Bundan 10 yıl önce Kolombiya’da süs bitkileri ihracatının hiç olmadığını aktaran Öğmen, “Kolombiya ve Kenya şu anda Hollanda’dan sonra sayılan ülkeler haline geldiler. Kolombiya’nın çiçek ihracatı 1 milyar doları geçti. Doğru tarım politikalarıyla ilerleyince imkansız değil. Gelecekte küçük alanda harikalar yaratacak bu sektörün desteklenmesi lazım. Çiçekte Ar-Ge yatırımları ile, doku kültürü ve meristem kültürü ile laboratuvarlarda fidan üretmek mümkün. Üretilen fidanlar uygun şartlarda yetiştirildiğinde bir seranın içerisinde bulunan 10 bin çiçek aynı standartta yetişiyor. Ziraat fakülteleri, bakanlıklar ve üretici örgütlerinin iş birliği yapması gerekiyor” diye belirtti.
HABER MERKEZİ