- Ekonomi
- 27.01.2026 20:52
Kestelli’den ‘istihdam’ uyarısı: 1,2 milyar genç risk altında
İzmir Ticaret Borsası Meclisi’nde konuşan Işınsu Kestelli, önümüzdeki on yılda 1,2 milyar gencin iş gücüne katılacağını belirterek küresel büyümenin yetersiz kaldığı uyarısında bulundu
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : HABER MERKEZİ
KEMAL ÖZKURT / İzmir Ticaret Borsası (İTB) Ocak ayı olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Ömer Gökhan Tuncer İdaresinde, Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleşti. Güncel ekonomik değerlendirmelerde bulunan Kestelli, önümüzdeki on yılda gelişmekte olan ekonomilerde yaklaşık 1,2 milyar gencin çalışma çağına gireceğini belirterek, büyüme hızının artmaması halinde nitelikli istihdam üretmenin zorlaşacağı uyarısında bulundu. Küresel belirsizlik ortamında üretim gücü, gıda arzı ve emtia piyasalarında söz sahibi ülkelerin avantajlı konuma geçtiğini ifade eden Kestelli, bu nedenle tarım, sanayi ve ticaret politikalarının stratejik kalkınma aracı haline geldiğini söyledi.
ÇALIŞAN GENÇ NÜFUS ARTACAK
Önümüzdeki on yıl içinde, gelişmekte olan ekonomilerde yaklaşık 1,2 milyar gencin çalışma çağına gireceğine dikkat çeken Kestelli, “Eğer bu büyüme temposu ivmelenmezse, bu genç nüfus için yeterli ve nitelikli istihdam üretmek giderek zorlaşacak. Dünya Bankası bu noktada net bir yol haritası çiziyor: Birincisi; altyapıya, dijital dönüşüme ve insan sermayesine yatırım. İkincisi; yatırım ortamını güçlendiren, öngörülebilir ve güven veren ekonomik politikalar. Üçüncüsü; özel sermayeyi harekete geçirecek finansman modelleri. Ancak kritik bir başlık daha var: ülkelerin mali dayanıklılığı ve bütçe dengesi. Bugün gelişmekte olan ülkelerde kamu borç seviyeleri, son 50 yılın en yüksek düzeylerinde. Bu nedenle mali disiplin, sadece teknik bir kavram değil; ekonomik güvenin temel taşıdır. Bu da gösteriyor ki güçlü bir mali yapı ve sağlıklı bütçe dengesi, sürdürülebilir büyümenin ön koşuludur. Küresel belirsizlik ortamında üretim gücü olan, gıda arzını yöneten ve emtia piyasalarında söz sahibi ülkeler daha avantajlı konuma geçiyor. Bu nedenle tarım, sanayi ve ticaret politikaları artık stratejik kalkınma araçları haline gelmiş durumda” dedi.
SON 60 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİ
Küresel büyümenin beklenen seviyelerde gerçekleşmesi halinde 1960’lı yıllardan bu yana en zayıf dönemin yaşanacağını belirten Kestelli, “Küresel büyümenin 2026 yılında yüzde 2,6’ya gerilemesi, 2027’de ise yüzde 2,7 ile sınırlı bir toparlanma göstermesi bekleniyor. Büyüme yeterince hızlı değil ve kalıcı, kapsayıcı refah üretmiyor. 2025 yılı sonunda gelişmiş ekonomilerin neredeyse tamamı kişi başına gelirde pandemi öncesi seviyelerin üzerine çıkmış olacak. Buna karşılık gelişmekte olan ekonomilerin yaklaşık dörtte biri hâlâ 2019 seviyesinin altında kalıyor. Bu nedenle küresel gelir uçurumu kapanmıyor, aksine derinleşiyor. Gelişmekte olan ülkelerde kişi başına gelir artışının 2026 için yüzde 3 olması bekleniyor. Bu oran, son yirmi yıl ortalamasının yaklaşık 1 puan altında. Bu hız devam ederse, gelişmekte olan ülkelerde kişi başına gelir, gelişmiş ekonomilerin yalnızca yüzde 12’si düzeyinde kalacak. Bu tablo sadece ekonomik değil; sosyal dengeyi, istihdamı, göç hareketlerini ve küresel barışı etkileyen ciddi bir risk alanıdır” diye konuştu.
KALICI REFAHI SAĞLAYACAK ADIMLAR ATILMADI
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kestelli, “Risk priminin 204 seviyesine gerilediğini, brüt rezervlerin altın etkisiyle de olsa rekor düzeye yükseldiğini, enflasyonun düştüğünü, eleştirilse de kurun stabil seyrettiğini, dolarizasyonun tarihi ortalamalarda dolaştığını, cari açığın finanse edilebilir seviyeye çekildiğini, gri listeden çıkıldığını, Merkez Bankası’nın faiz konusunda bağımsız davrandığını ve not artışlarının kapıya dayandığını görüyoruz. Ancak ülke ekonomisinde kalıcı refah yaratacak yapısal dönüşüm adımlarının henüz ihtiyaç duyulan hız ve ölçekte hayata geçirilemediğini söylemek zorundayız. Umarım 2026 yılı, bu alanda ivme kazandığımız bir yıl olur” dedi.
BORSA İŞLEM HACMİ YÜZDE 49 ORANINDA ARTTI
İzmir Ticaret Borsası’nın 2025 yılı işlem hacmi verilerini paylaşan Kestelli, “Toplam işlem hacmimiz 2024’e göre yüzde 49 artarak 177 milyar liraya ulaştı. Dolar bazında işlem hacmi ise yüzde 23,6 artışla 4,5 milyar dolar oldu. Borsamızda tescili yapılan toplam işlem sayısı 285 bin olurken, işlemlerin yüzde 76’sı peynir, et, yem, yumurta ve undan oluştu. İşlem hacminde en yüksek payı hayvansal ürünler, yağlı tohumlar, bitkisel yağlar, küspeler ve yemler, pamuk ile zeytin-zeytinyağı aldı. Bu altı grubun toplam payı yüzde 76,5 oldu. Ürün bazında et tescili yüzde 17 payla ilk sırada yer alırken, soya fasulyesi, palm yağı, peynir, süt, pamuk ve zeytinyağı takip etti. Tarımsal üretim ve ticarette fiyatlardan ziyade işlem miktarlarına bakmanın daha sağlıklı olduğunu görüyoruz. Buna göre et tescilleri yüzde 40 artarak 116 bin tona, zeytinyağı yüzde 94 artışla 40 bin tona, buğday yüzde 52 artışla 291 bin tona, mahlıç pamuk yüzde 16 artışla 133 bin tona, yumurta ise yüzde 87 artışla 669 milyon adede ulaştı. Peynir, kuru üzüm ve kuru incirde artış yüzde 5-7 seviyelerinde kaldı. Buna karşılık çiğitli pamukta yüzde 32, domateste yüzde 15, büyükbaş canlı hayvanda yüzde 29 ve hayvan yemlerinde yüzde 25 düşüş yaşandı. Kuru kayısı ve kirazda üretim düşüşüne paralel olarak tescil miktarları sırasıyla yüzde 69 ve yüzde 81 azaldı. Sütte ise tescil miktarı 680 bin tonla geçen yıla yakın seyretti. Bazı artışlara rağmen tarımsal üretim ve ticaret açısından zor bir yılı geride bıraktık” diye belirtti.
BU SADECE ADLİ BİR MESELE DEĞİL
Konuşmasının sonunda son dönemde gençler arasında artan şiddet vakalarına dikkati çeken Kestelli, "Bu yaşananları sadece adli vakalar olarak değil, derin bir yalnızlığın, duyulmama hissinin ve bastırılmış öfkenin dışa vurumu olarak gittikçe büyüyen ve önlem alınması gereken sosyal bir sorun olarak görmeliyiz. Ekranlar arasında sıkışmış gençlerle ilgili asıl sorunumuzun duygularla baş etmeyi öğretemeyen empatiyi ihmal eden toplumsal bir iklimim yaygınlaşmasından kaynaklandığını düşünüyorum. Eğer bugün bu gençleri durup dinlemez isek, bu olayların sebepleri üzerinde yoğunlaşıp kalıcı çözümler üretmez isek yarın kaybedeceklerimizin ağırlığını kelimelere sığdıramayabiliriz" ifadelerini kullandı.
İTB HİSSESİNİ 13 MİLYON TL’YE SATIYOR
Mecliste ayrıca İTB’nin ortaklarından olduğu Büyük Menderes Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş.’ye ait hisse satışı gündeme geldi. Şirkette yüzde 15 paya sahip olan İTB, hisselerinin hepsini satacağına dair gündem maddesi mecliste konuşuldu. Yüzde 15 hissenin sermaye değeri 6 milyon 42 bin TL olarak açıklandı. Hissenin tamamının iki taksit halinde toplamda 13 milyon TL’ye Söke Ticaret Borsası’na satılacağı belirtildi. İlgili madde oybirliğiyle kabul edildi.
Kaynak : HABER MERKEZİ