Şirketlerin mali yapısını korumak amacıyla başvurduğu konkordato süreçlerinde yılın ilk dokuz aylık bilançosu belli oldu. 2026’nın ocak-eylül döneminde 1.487 geçici mühlet, 1.158 kesin mühlet, 1.415 red, 213 iflas ve 154 tasdik kararı olmak üzere toplam 4 bin 427 karar verildi. Eylül ayında ise 153 geçici mühlet, 166 kesin mühlet, 190 red, 32 iflas ve 22 tasdik kararı kayıtlara geçti. Toplam karar sayısının ağustosta 335 iken eylülde 563’e yükselmesi, konkordato dosyalarındaki hareketliliğin adli tatil sonrasında yeniden arttığını ortaya koydu. Konkordato başvurularında makul güvence raporu, dosya hazırlığı, komiser avansları ve mahkeme giderleriyle birlikte başlangıç maliyetlerinin bazı dosyalarda 6 milyon TL’nin üzerine çıktığı belirtiliyor. Buna rağmen yalnızca eylül ayında 153 yeni geçici mühlet kararı verilmesi, şirketlerin finansal darboğaz karşısında konkordatoyu kullanmayı sürdürdüğünü gösterdi. 2026’nın ilk dokuz ayında aylık ortalama geçici mühlet kararı 165 olurken, bu sayı 2025’teki 235 aylık ortalamanın yaklaşık yüzde 30 altında kaldı. Buna karşılık red, iflas ve tasdik kararlarındaki aylık ortalamaların geçen yılın üzerine çıkması, dosyaların sonuçlanma sürecindeki tabloyu değiştirdi.
YÜKSEK MALİYETE RAĞMEN YENİ DOSYALAR GELİYOR
Konkordato başvurusunun şirketler için milyonlarca liralık başlangıç maliyeti gerektirdiği bir dönemde, eylül ayında verilen 153 geçici mühlet kararı yeni dosyaların sürdüğünü gösterdi. 2026’nın ilk dokuz aylık ortalamasında aylık 157 red, 24 iflas ve 17 tasdik kararı kaydedildi. Bu rakamlar, 2025 aylık ortalamasıyla karşılaştırıldığında red kararlarında yüzde 28,7, iflas kararlarında yüzde 14,3 ve tasdik kararlarında yüzde 54,6 artışa işaret etti. Görselde yer alan verilere göre konkordato süreçleri de uzun zaman alıyor; iflas kararları ortalama 380 günde, red kararları 400 günde, tasdik kararları ise ortalama 666 günde sonuçlanıyor. Bu süreçte konkordato kapsamındaki şirketlerin tedarikçisi, müşterisi, taşeronu, finans kuruluşu ve vadeli çalıştığı firmalar da mali riskten etkileniyor.
RİSK İNŞAATTAN TARIMA GENİŞ BİR ALANA YAYILDI
Konkordato riskinin yalnızca belirli sektörlerle sınırlı kalmadığı, üretim ve tedarik zincirinin birçok alanına yayıldığı görüldü. 1 Temmuz 2018 ile 30 Eylül 2026 arasındaki verilere göre inşaat sektörü 578 dosyayla ilk sırada yer aldı. İnşaatı 427 dosyayla tekstil, 176 dosyayla metal ürün imalatı, 143 dosyayla gıda, 133 dosyayla mobilya, 120 dosyayla tarım ve 103 dosyayla plastik sanayi izledi. Son 12 aylık sektör matriksinde de inşaat 113, tekstil 85 ve metal ürün imalatı 73 kayıtla ilk üç sırada bulundu. Tarım, gıda, nakliye, elektronik, plastik, ambalaj, mobilya ve otomotiv yan sanayi gibi birbirine bağlı sektörlerde toplam 1.757 konkordato kaydı yer aldı. İller bazında ise İstanbul 1.646 konkordato kaydıyla ilk sırada bulunurken, Ankara 707 kayıtla ikinci sıraya yerleşti. İzmir’de 309, Kocaeli’de 291, Bursa’da 265, Antalya’da 173 ve Tekirdağ’da 172 konkordato kaydı kaydedildi.