KEMAL ÖZKURT – ÖZEL HABER - Türkiye’nin istihdam ve ihracatta lokomotif sektörlerinden hazır giyim, konfeksiyon ve tekstilde artan işçilik, enerji ve finansman maliyetleri üretimin bir bölümünü Mısır başta olmak üzere düşük maliyetli ülkelere kaydırdı. Sektörde son 4 yılda yaklaşık 5 milyar dolarlık ihracat kaybı yaşanırken, bazı firmalar kalite sorunları nedeniyle Türkiye’ye dönme kararı aldı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın “Gittikleri gibi geri dönüyorlar” açıklaması ise sektörde farklı değerlendirmelere neden oldu. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, açıklamanın kısmen doğru olduğunu belirterek, kalite problemi yaşayan bazı firmaların döndüğünü ancak bir bölümünün Mısır’da kalacağını söyledi. Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Üyesi Fatih Güven ise Mısır’da işçiliğin ucuz olmasına rağmen verimlilik ve eleman bulma sorunu yaşandığını belirterek, “İki kişi, buradaki bir kişinin yaptığı işi zor yapıyor. O iki kişiyi bulmak ve tutmak da ayrı sorun” dedi. Güven, Mısır’a gidişlerin eskisi gibi olmayacağını ifade ederek, “Dönüş olmaz ama gidiş de olmaz. Herkes oradaki şartları gördü. Verimlilik, eleman ve kalite sorunu çözülmeden sadece ucuz işçilikle kalıcı başarı sağlamak kolay değil” diye konuştu.

MISIR’A GİTMEK KOLAY DEĞİL
Mısır’a giden firmaların büyük yatırımlar yaptığını belirten Fatih Güven, fabrika taşımanın ciddi bir maliyet gerektirdiğini söyledi. Güven, “Giden tesisler milyon dolarlık tesisler. Bu fabrikalar bedava mı taşınıyor? Bugün bir fabrikanın altyapısını kurmak, elektriğini bağlamak çok ciddi maliyet. Ev taşımanın maliyeti bile bu kadar artmışken, fabrikayı ülkeden ülkeye taşımak kolay değil. ‘Gittim olmadı, geri geliyorum’ denilecek bir iş değil” dedi. Mısır’da da firmaların farklı sorunlarla karşılaştığını dile getiren Güven, “Mısır’da işçilik ucuz ama iki kişi, buradaki bir kişinin yaptığı işi zor yapıyor. Kaldı ki o iki kişiyi bulmak ve tutmak da ayrı sorun” diye konuştu. Güven, Mısır’a yıllar önce giden bazı büyük firmaların başarılı olduğunu ancak bunun herkes için geçerli olmadığını belirterek, “Oraya 20 yıl önce giden ve başarılı olan iki büyük firma var. Ama bugün gidenler şansını deniyor. Eleman toparlayamadığı için açılamayan işletmeler olduğunu biliyoruz. Bugün var, yarın gelmiyor. Bizdeki gibi değil. Know-how transferi için iş bilen insanların gitmesi lazım. Firmalar bunu götürüyorsa, yılların bilgisini de oraya altın tepside sunmuş oluyor. İşletmenin gitmesinin en büyük sıkıntılarından biri de bu” ifadelerini kullandı.

DÖNÜŞ DE GİDİŞ DE AZALIR
Bakanlığın “geri dönüyorlar” açıklamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güven, Mısır’a giden firmaların tamamının geri dönmesinin kolay olmadığını söyledi. Güven, “Bence gidenler gitti. Altyapısı olmayan firmaların zaten gitme şansı yok. Benim gözümde sürüm üretimi yapıp düşük kârlı çalışan firmaların oraya gitmesi daha anlaşılır. Katma değerli mal yapan firmaların ise burada kalması ve beklemesi gerekir. Çünkü katma değerli üretim yapan bir firmanın Mısır’da aynı şekilde iş yapma şansı daha zor” dedi. Mısır’a giden bazı firmaların verimlilik ve eleman sorunu yaşadığını belirten Güven, “Yer bedava, vergi yok, elektrik gibi bazı dertleri yok ama elemanlarla makineyi çalıştıramıyor. İşçilik ucuz diye gidiyorsunuz ama burada bir kişinin yaptığı işi orada iki kişiye yaptırıyorsanız avantajınızı kaybediyorsunuz. Bir de verimliliği yakalayamazsanız ne verimlilik kalır ne katma değer” diye belirtti. Yeni gidişlerin eskisi kadar hızlı olmayacağını ifade eden Güven, “Ben gidişin eskisi gibi olduğunu zannetmiyorum. Dönüş olmaz ama gidiş de olmaz. Çünkü herkes oradaki şartları gördü. Oraya giden firmalar da deneyecek ama verimlilik, eleman ve kalite sorunu çözülmeden sadece ucuz işçilikle kalıcı başarı sağlamak kolay değil” diye konuştu.

SORUN SANAYİYE YAYILDI
Tekstil sektörünün yaklaşık iki yıldır yaşadığı sorunları dile getirdiğini belirten Güven, benzer sıkıntıların artık diğer sanayi kollarında da görünür hale geldiğini söyledi. Güven, “İki senedir biz tekstilciler bağırıyoruz. Şimdi arkamızdan bağırmayan diğer sanayiciler de bağırmaya başladı. Çünkü sorun önce bize dokunuyor, bizden sonra bütün sanayiye dokunuyor. Bugün otomotivden inşaata, demir çelikten diğer sektörlere kadar herkes bizim iki yıldır söylediğimiz şeyleri söylüyor” dedi.
Ekonomideki sorunların yalnızca dış gelişmelerle açıklanamayacağını savunan Güven, “Yok savaş çıktı, yok şu oldu, yok bu oldu. Bir kere de suçu kendimizde arasak belki de suçsuz çıkacağız ama aramadık. Yanlış politikalar değişmeli. Sorunu çözmek için önce bir sorun olduğunu kabul etmek lazım. Yarın daha büyük bir sorunla karşılaşmamak için bugünden çözüm üretilmesi gerekiyor” dedi.

BİR KISMI GERİ DÖNDÜ
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın Mısır’a giden tekstil ve hazır giyim firmalarının geri dönmeye başladığı yönündeki açıklamasını değerlendiren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, bu tespitin kısmen doğru olduğunu söyledi. Son yıllarda özellikle markalı üretim yapan büyük firmaların Mısır’a yöneldiğini belirten Bağcı, kalite sorunu yaşayan bazı firmaların Türkiye’ye döndüğünü ancak önemli bir bölümünün üretime Mısır’da devam edeceğini ifade etti. Bağcı, “Mısır’a çok giden oldu. Ağırlıklı markalar, markalı üretim yapan firmalar ve büyük üreticiler Mısır’a gitti. Ticaret Bakanı ‘Gittikleri gibi dönüyorlar’ dedi. Bu açıklama kısmen doğru. Bir kısmı kalite problemleri nedeniyle geri döndü. Ama bir kısmı kalacak” dedi.

MISIR HER ŞEYİN RAKİBİ OLAMAZ
Mısır’ın düşük maliyet avantajıyla öne çıktığını ancak Türkiye’deki üretim yapısının tamamına rakip olamayacağını belirten Bağcı, özellikle küçük, katma değerli ve nitelikli üretimlerde Türkiye’nin avantajını koruduğunu söyledi. Mısır’ın büyük adetli üretimlerde güçlü olduğunu ifade eden Bağcı, “Mısır her şeyi üretemez, her şeyin rakibi olamaz. Çok büyük üretimler yapıyorlar. Zara, H&M üretimleri bile onlara küçük geliyor. Amerika’daki büyük mağazalara milyon adetlik üretimlere o kadar alışmışlar ki bizim küçük ve katma değerli üretimlerimizi zaten yapamazlar” diye konuştu.
Mısır’ın Türkiye’yi tamamen yok edecek bir tehdit olmadığını vurgulayan Bağcı, asıl riskin yıllardır Türkiye’de oluşan üretim bilgisinin başka ülkelere taşınması olduğunu belirtti. Bağcı, “Bu bir tehdit ama bizi tamamen yok edecek bir tehdit olduğunu düşünmüyorum. Ancak know-how transferi çok ciddi bir problem. Burada geliştirdiğimiz, Türkiye’de 50 yıldır oluşturduğumuz üretim bilgisinin bir kısmı oraya gidiyor” ifadelerini kullandı.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın