KEMAL ÖZKURT / İzmir Ticaret Odası Temmuz ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Selami Özpoyraz idaresinde Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve oda üyelerinin katılımıyla gerçekleşti. Toplantıda küresel ekonomide yaşanan gelişmeler, Türkiye ekonomisinin mevcut görünümü ve iş dünyasının gündemindeki sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özgener, ABD-İran geriliminin dünya ticareti, enerji güvenliği ve lojistik hatları üzerinde kalıcı etkiler oluşturabileceğini söyledi. Hürmüz Boğazı ve Süveyş hattındaki kırılganlığın Orta Koridor'un stratejik önemini artırdığına dikkat çeken Özgener, Türkiye'nin bu süreçte önemli fırsatlar yakalayabileceğini ifade etti. İç piyasada ise yüksek enflasyon, finansmana erişim güçlüğü, artan kredi maliyetleri ve tahsilat sorunlarının üretim yapan firmaları her geçen gün daha fazla zorladığını belirten Özgener, işletmelerin yatırım ve büyüme planlarını rafa kaldırarak ayakta kalma mücadelesi verdiğini söyledi. Bankaların kredi limitleri konusunda daha yapıcı davranması gerektiğini vurgulayan Özgener, "İşletmelerimizin gündeminde yapacakları yatırımlar ya da büyüme planları yerine ayakta kalma mücadelesi var. Firmalarımız borçlarını ödeyememenin yanı sıra mevcut kredi limitlerini de kullanamıyor. Ekonomideki bu süreci de hep birlikte atlatacağız. Tüm dünya değişen jeopolitik ve ekonomik koşullara göre yeniden şekillenirken, ülkemizin teknoloji ve sanayi rekabet gücünü merkeze alan bir ekonomi politikası geliştirerek potansiyelini ortaya koyacağına inanıyoruz" dedi.
ORTA KORİDOR'UN ÖNEMİ ARTIYOR
Küresel jeopolitik gelişmelerin dünya ekonomisinde kalıcı değişimlere yol açtığını belirten Özgener, "ABD-İran arasında yeniden tırmanan gerilim, Hürmüz Boğazı ve çevresindeki kritik altyapının hedef alınmasıyla farklı bir boyut kazanmış durumda. Bu çerçevede, global ekonomiyi etkileyebilecek birkaç önemli dönüşümün yaşandığını gözlemliyoruz. Birincisi, kısa vadeli şoklar yerine uzun vadeli yapısal dönüşüm öne çıkıyor. Dolayısıyla ülkeler; enerji güvenliği ile kritik altyapı ve savunma kapasitesine daha fazla yatırım yapmaya hazırlanıyor. Bu gelişme, ekonomik rekabetin artık yalnızca maliyet ve verimlilikle değil, dayanıklılık ve stratejik güvenlikle de şekillendiğini gösteriyor. İkincisi, Orta Koridor'un stratejik önemi belirgin şekilde artıyor. Hürmüz ve Süveyş gibi deniz yollarındaki kırılganlık nedeniyle Avrasya taşımacılığında Hazar geçişli Orta Koridor'a daha fazla ağırlık verilmesi bekleniyor. Bu durumun, ülkemizin lojistik merkez olma potansiyelini güçlendirmesi için ulaştırma altyapısı, gümrük süreçleri ve demiryolu bağlantılarının hızla geliştirilmesi gerekiyor. Küresel tedarik zincirlerindeki kalıcı yeniden yapılanmaya ayrıca değinmek istiyorum. Birçok analistin ortak görüşü, savaş sona erse bile savaş öncesi normale dönülmeyeceği yönünde. Artan sigorta ve lojistik maliyetleri nedeniyle şirketler daha dayanıklı ve alternatif tedarik ağlarına yöneliyor. Ülkemizin Avrupa'ya yakınlığı sayesinde üretim ve ihracat açısından fayda sağlayabileceğine inanıyoruz" diye belirtti.
PETROL FİYATLARI RİSKLERİ ARTIRIYOR
Türkiye ekonomisinde kısa vadede savaşın, uzun vadede ise yeni jeopolitik gelişmeler ve yapay zekâ dönüşümünün belirleyici olacağını ifade eden Özgener, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyon ve cari denge üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti. Özgener, "Ülkemiz ekonomisine baktığımızda ise; öncelikle kısa vadede savaşın, uzun vadede ise yeni jeopolitik dönem ve yapay zekânın ekonomimizi etkileyeceğini öngörüyoruz. Bu süreçte, NATO ve AB güvenliği, savunma sanayisi ve enerji koridorlarının destekleyici bir rol üstlenebileceğini; enflasyonla mücadele ve mevcut ekonomi programının devamlılığının ise belirleyici olacağını değerlendiriyoruz. Çünkü uzun zamandır yüzde 30'un altına düşmeyen bir enflasyon ve yıl sonu itibarıyla yüzde 3,1'e gerileyen bir büyüme beklentisi söz konusu. Son bir yıllık dönemde 20-40 milyar dolar civarında olan cari işlemler açığı, Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Temmuz 2026 Anketi'ne göre yıl sonu tahmini 50 milyar dolar seviyesine çıkmış durumda. Petroldeki her 10 dolarlık artış cari dengeyi yaklaşık 5 milyar dolar yukarı yönlü tetikliyor. Petrol fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesi, enflasyon ve cari işlemler dengesi üzerindeki olası etkileri nedeniyle Merkez Bankasının ve ekonomi yönetiminin hareket alanını daraltıyor. Eylül ayına kadar açıklanacak enflasyon, büyüme ve iç talep verilerinin Merkez Bankasının bir sonraki politika adımının zamanlamasında belirleyici olması bekleniyor" dedi.
BU SÜRECİ HEP BİRLİKTE ATLATACAĞIZ
İş dünyasının en önemli gündeminin finansmana erişim olduğunu vurgulayan Özgener, "Pek çok farklı platformda dezenflasyon programının gerekli olduğunu; ancak programın maliyetlerinin sektörler ve farklı ölçekteki işletmeler arasında eşit dağılmadığını vurguladım. Program üçüncü yılını tamamlarken bazı sektörlerde durgunluk ve istihdam kayıpları daha görünür hâle geliyor. Bununla birlikte kredi maliyetlerinin yüksekliği ve finansmana erişimin kısıtlı olması uzun zamandır hepimizin malumu. İşletmelerimizin gündeminde yapacakları yatırımlar ya da büyüme planları yerine ayakta kalma mücadelesi var. Firmalarımız borçlarını ödeyememenin yanı sıra mevcut kredi limitlerini de kullanamıyor. Bu noktada bankalarımızın kredi limitlerini kullandırırken zorluk çıkarmaması, piyasadaki tahsilat sıkıntısını önemli ölçüde giderecektir. Bununla birlikte faizler arttığı zaman bunu kredi faizine hızlıca yansıtan bankalarımızdan, faizler düştüğü zaman da aynı hızda aksiyon almalarını bekliyoruz. Faiz yüküne ilave olarak komisyonlar, kredi tahsis ücretleri, sigorta giderleri ve diğer bankacılık maliyetlerinin azaltılmasının da firmalarımızın finansman yükünü hafifleteceğini düşünüyoruz. Her zaman ifade ettiğim gibi, ekonomideki bu süreci de hep birlikte atlatacağız. Tüm dünya değişen jeopolitik ve ekonomik koşullara göre yeniden şekillenirken, ülkemizin teknoloji ve sanayi rekabet gücünü merkeze alan bir ekonomi politikası geliştirerek potansiyelini ortaya koyacağına inanıyoruz" diye konuştu.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın