GENEL

Bakan Yumaklı’dan “Gıda güvenliği milli güvenlik meselesidir” mesajı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tarım teknolojilerinin stratejik önemine dikkat çekerek gıda güvenliğinin ülkelerin geleceği açısından kritik bir konu olduğunu söyledi
Yazı Boyutu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tarımsal üretimin yalnızca ekonomik değil, stratejik bir alan olduğunu vurgulayarak, tarım teknolojilerine yapılan yatırımların önemine dikkat çekti. Türkiye'nin tarımsal üretimde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Yumaklı, “Artık bütün ülkeler şu konuda hemfikir, gıda güvenliği konusu bir milli güvenlik meselesidir” dedi. Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı'nda “Tarım Gençlik ve Teknoloji, Politika, Eğitim, Yatırım ve Adaptasyon Paneli” düzenlendi. Panele Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın yanı sıra Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz ve davetliler katıldı.

TARIM HAYATIN HER AŞAMASINDA

Panelde konuşan Bakan Yumaklı, tarımsal üretimin insan yaşamının her döneminde temel bir ihtiyaç olduğunu ifade etti. Tarımın yalnızca gıda üretimiyle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Yumaklı, “Bir insanın doğumundan ölümüne kadar tarımsal üretime muhtacız. Dünyanın en iyi teknolojilerini üreten insanların da günde 3 öğün yemeğe ihtiyacı var. Yeni doğan bir bebeğin, çocukluk ve gençlik çağında eğitiminde kullanacağı malzemelere, yiyeceğe, elbiseye ihtiyacı var. Netice itibarıyla bunu hayatın bir parçası olarak görmek gerekir” dedi. TEKNOFEST'in Türkiye'de savunma sanayisiyle özdeşleştiğini söyleyen Yumaklı, tarım teknolojilerinin de ülkenin geleceği açısından stratejik bir konuma sahip olduğunu dile getirdi. Geçen yıl TEKNOFEST kapsamında “Tarım Teknolojileri Kümelenmesi” kavramının yer almaya başladığını hatırlatan Yumaklı, tarımın da bir tür vatan savunması olduğunu belirterek, “Geçtiğimiz yıl TEKNOFEST'in içerisinde ‘Tarım Teknolojileri Kümelenmesi’ kavramı girdi. Bu da bir vatan savunmasıdır. Bu da gıdanın garanti altına alınması savunmasıdır. Artık bütün ülkeler şu konuda hemfikir, gıda güvenliği konusu bir milli güvenlik meselesidir. Eğer halkınızı gıda anlamında bir endişeye sevk ediyorsanız orada çok daha büyük problemleri yaşamanız mümkün” diye konuştu.

“ÜRETTİĞİMİZİ KATMA DEĞERLİ HALE GETİRMELİYİZ”

Tarımda üretim sürecinin tohumdan sofraya kadar bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yumaklı, elde edilen verilerin analiz edilerek tarım politikalarına yansıtılmasının önemine işaret etti. Türkiye'nin tarımsal üretim konusunda önemli bir kapasiteye sahip olduğunu dile getiren Yumaklı, Hollanda örneği üzerinden katma değerli üretimin önemini anlatarak, “Konya kadar Hollanda. Üretimi de o kadar zaten. Ama aldığını katma değerli üretim haline getirip satabiliyor. Biz ürettiğimizi katma değerli hale getirip satabilmenin, dünya sahnesine kendi ihtiyacımızın dışında çıkabilmenin yolunu bulmak durumundayız. Bu konuda dünyanın gelişmiş ülkelerinin hiçbirisinden geri kalır bir yanımız yok. Ama bu, her şeyimiz mükemmel demek değil. Çok geliştirecek alanımız var” ifadelerini kullandı.

GENÇLERİN TARIMA KAZANDIRILMASI HEDEFLENİYOR

Türkiye'deki çiftçilerin yaş ortalamasının 57 olduğunu belirten Yumaklı, tarım sektörünün geleceği açısından gençlerin üretime dahil edilmesinin kritik olduğunu söyledi. Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı 2 milyon 380 bin çiftçinin yalnızca yüzde 13'ünün gençlerden oluştuğunu aktaran Yumaklı, “Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı 2 milyon 380 bin çiftçimizin sadece yüzde 13'ü genç çiftçi. Yüzde 58'i orta yaşlı. Onun üzerindekiler de ileri yaşlı. Dolayısıyla bu tabloda genç iş gücünün ve genç zihinlerin, 'Bu işi evet, bütün unsurlarıyla ben yapacağım' diyecek olan kardeşlerimizin önemi büyük. Gençlerin ve kadın girişimcilerin 'Evet, ben bu işi yapıyorum' dediği her yerde varız” dedi. Tarım sektörüne yönelik devlet desteklerine de değinen Yumaklı, son 24 yılda sağlanan desteklerin bugünkü değerinin yaklaşık 8 trilyon liraya ulaştığını söyledi. Yumaklı, tarımın öneminin yalnızca söylemlerle değil, bütçe uygulamalarıyla da ortaya konulduğunu belirtti. Türkiye'nin bu yılı 140 milyon tonun üzerinde tarımsal üretimle tamamlayarak tüm zamanların rekorunu kıracağını ifade eden Yumaklı, bu başarıda emeği bulunan üreticilere teşekkür etti.

“TOHUM DA BİR TEKNOLOJİDİR”

Tarım teknolojilerinin yalnızca makine ve cihazlardan oluşmadığını belirten Yumaklı, tohumun da teknoloji kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin tohum üretiminde geldiği noktaya ilişkin bilgi veren Yumaklı, “Teknoloji deyince sadece cihaz anlaşılmamalı. Tohum da bir teknolojidir, eğer doğru bir şekilde, olması gerektiği gibi geliştirirseniz ve kendiniz üretebiliyorsanız. Türkiye'de tohum üzerinden maalesef sürekli bir dezenformasyon yürütülüyor. Tohumlarımızın yüzde 96'sını biz üretiyoruz. Dünyada ilk 10 içerisindeyiz” ifadelerini kullandı. Sulama teknolojilerinin geliştirilmesinin de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, Türkiye'de 7,3 milyon hektarlık alanın sulamaya açıldığını ve çalışmaların sürdüğünü belirtti. Su kaynaklarının verimli kullanılmasının artık daha kritik hale geldiğini söyleyen Yumaklı, “7,3 milyon hektarlık bir alanı sulamaya açtık, daha da devam ediyoruz. Ancak sadece sulamaya açmanız bir anlam ifade etmez. Bir damlanın bile son derece hayati ve kritik olduğu bir dönemde bitkiye sadece ihtiyacı olduğu suyu verebilmenin teknolojisini ve verimli bir şekilde suyu kullanabilmenin teknolojisini de geliştirmeniz gerekir” dedi.