17 Nisan 2026 tarihinde, Köy Enstitülerinin 86. kuruluş yıldönümünde Çağdaş Eğitim ve Köy Enstitüleri Derneği (ÇEKED) tarafından düzenlenen "Köy Enstitüleri ve Sağlığın Sosyalizasyonu" konulu panel, İzmir Konak'taki NA&KİL Kitabevi'nde gerçekleşti. Etkinlik, Köy Enstitülerinin eğitim ve sağlık alanındaki devrimci etkilerini anmak ve bu mirası yeni kuşaklara aktarmak amacıyla düzenlendi.
KÖY ENSTİTÜLERİ: EĞİTİM VE SAĞLIKTA DEVRİMCİ BİR YAKLAŞIM
ÇEKED Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Torun'un açılış konuşmasında, Köy Enstitülerinin yalnızca eğitimciler yetiştiren kurumlar olmadığını, aynı zamanda köy çocuklarını toplum lideri ve "Çıplak Ayaklı Köy Hekimi" olarak yetiştiren devrimci yapılar olduğunu vurguladı. Torun, bu enstitülerin Türkiye'nin geniş tarım arazileri ve demiryollarına yakın bölgelerinde kurulduğunu, her birinin o bölgenin sağlık kurumları işlevini de gördüğünü belirtti. Ancak, 1946 yılında başlayan gerici baskılar ve dönemin hükümetinin etkisiyle bu kurumların kapanma sürecine girdiğini ifade etti. Torun, 1963 yılında çıkarılan "Sağlığın Sosyalizasyonu Yasası"nın, Köy Enstitüleri'nin etkisiyle şekillendiğini söyledi.
DİJİTAL ÇAĞDA KÖY ENSTİTÜSÜ RUHUNU YENİDEN CANLANDIRMAK
Panelin ikinci konuşmacısı, ÇEKED Yönetim Kurulu Üyesi Uzman Klinik Psikolog Emine Çiçek, dijital çağda Köy Enstitüsü ruhunun önemine değindi. Çiçek, "Tüketen değil, üreten bir nesil" felsefesiyle günümüzün Z-Alfa kuşakları için Köy Enstitüleri'nin sunduğu değerlerin hayati bir çözüm sunduğunu belirtti. Eğitim sisteminin sadece sınav odaklı değil, "insan inşa etme" odaklı olması gerektiğini vurgulayan Çiçek, Enstitülerin öğretim tarzını ve değerlerini günümüz gençliğiyle buluşturmanın önemini anlattı. Enstitü ruhunun 21. yüzyılda nasıl yeniden canlandırılacağına dair önerilerini ise şu başlıklarla sundu:
Üretkenlik: Dijital dünyanın pasif izleyicisi olmaktan çıkıp, bilgiyi toplumsal fayda için kullanan "yapan insan" modeline geçiş.
Bütünsel Derinlik: Sanatı, edebiyatı ve teknik beceriyi birleştirerek tam donanımlı bireyler yetiştirilmesi.
Demokratik İklim: Yüz yüze, yapıcı ve özgürlükçü tartışma kültürünün yeniden canlandırılması.
Kolektif Bilinç: Bireysel rekabet yerine, "biz" diyebilen imece ruhunun güçlendirilmesi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın