Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 21 Eylül 2007’de 20 yaşındaki Erhan Kurt, Hevsel Bahçeleri mevkisinde Dicle Nehri ile Çiftehavuzlar Mezarlığı arasında bulunan stabilize yolda ölü bulundu. Yapılan ölü muayenesi ve otopsi sonucunda Kurt’un bağla boğmaya bağlı mekanik asfiksi sonucu yaşamını yitirdiği belirlendi. Cinayette kullanıldığı değerlendirilen bağ bulunamazken, Kurt’un kanında alkol veya uyuşturucu maddeye, tırnak örneklerinde ise başka bir kişiye ait DNA’ya rastlanmadı. Ailesi, olaydan önceki gece saat 19.00-19.15 sıralarında Erhan Kurt’un babası A.K. ile birlikte kıraathaneye gittiğini, ardından arkadaşlarını ziyaret edeceğini söyleyerek babasının yanından ayrıldığını ve kendisinden bir daha haber alınamadığını anlattı. Olayla bağlantısı olabileceği değerlendirilen A.K., R.Ç., S.K. ve Y.K. hakkında iletişimin tespiti tedbiri uygulandı. Ancak yeterli delil elde edilememesi üzerine 9 Haziran 2013’te kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildi ve dosya daimi aramaya alındı.

DOSYA 19 YIL SONRA YENİDEN İNCELENDİ
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde 24 Nisan 2026’da Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın kurulmasının ardından Erhan Kurt dosyası yeniden ele alındı. Şüpheli ve tanıkların ifadelerindeki çelişkiler üzerine O.K. ile Kurt’un annesi A.K. hakkında da iletişimin tespiti kararı alındı. Diyarbakır 4’üncü Sulh Ceza Hakimliği’nin 8 Haziran 2026 tarihli kararıyla dosyaya kısıtlama kararı getirildi. Bu kapsamda şüpheliler ile maktule ait GSM hatları ve cihazlara takılan hatların HTS kayıtları temin edilerek analiz edildi. Adli Tıp Kurumu raporunda ise Erhan Kurt’un ölümünün, cesedinin bulunduğu 07.30-08.00 saatlerinden yaklaşık 6-12 saat önce gerçekleştiği değerlendirildi.

YENİ TANIK İFADELERİ SORUŞTURMAYA YÖN VERDİ
Soruşturma kapsamında yeniden ifadesi alınan tanık A.Ç., olay akşamı Erhan Kurt’un babası A.K. ile birlikte evden çıktığını, A.K.’nin elinde elektrik malzemelerinin bulunduğu bir poşet olduğunu ve işe gittiğini söylediğini anlattı. A.Ç., gece saatlerinde Erhan Kurt’un annesi A.K.’nin oğlunun öldürüldüğünü söyleyerek feryat ettiğini de belirtti. HTS kayıtlarının incelenmesinde ise A.Ç.’nin saat 00.00 sıralarında Erhan Kurt’un babası A.K. ile telefon görüşmesi yaptığı tespit edildi. Baba A.K.’nin ifadesinde ise oğlu Erhan Kurt ile evden ayrıldıktan sonra kahvehaneye gittiğini ve ardından eve döndüğünü söylediği belirtildi. Tanık H.Ö. de saat 00.00 sıralarında Erhan Kurt’un annesi A.K.’nin oğlunun kayıp olduğunu söyleyerek ağladığını, sabah saat 06.30-07.00 sıralarında ise “Oğlumu akşamdan öldürmüşler” diyerek feryat ettiğini ifade etti.
AİLE İÇİ MESELE İDDİASI ÜZERİNDE DURULDU
Soruşturma dosyasındaki değerlendirmede, baba A.K.’nin cesedin bulunduğu bölgeden de sinyal alan Alipaşa baz istasyonunda saat 20.36’da kaydının bulunması, hastaneye gittiği yönündeki beyanının HTS kayıtlarıyla desteklenmemesi ve cinayette kullanıldığı değerlendirilen kablonun ölçüsünün elektrik işinde kullandığı malzemeyle uyuşmasının şüpheyi artıran unsurlar arasında yer aldığı belirtildi. Soruşturmayı yürüten ekipler, mevcut bulgular ve tanık anlatımlarını değerlendirerek cinayetin aile içi bir mesele nedeniyle şüpheliler tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği kanaatine ulaştı.
ANNE VE BABANIN DA ARALARINDA OLDUĞU 6 KİŞİ GÖZALTINDA
Soruşturma kapsamında Erhan Kurt’un babası A.K. ile annesi A.K., O.K., S.K., Y.K. ve R.Ç., Diyarbakır ve Batman’da belirlenen adreslerine düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü bildirildi.


0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın