
Çevre illerin un ihtiyacını tek başına karşıladı
Çevresindeki derelere yapılan bentlerle oluşturulan göletten kanallar yardımıyla dev ahşap çarkı döndürülen değirmen, suların azaldığı dönemde ise o dönemin teknolojisi ile kurulan buhar kazanlarıyla un öğütmeye devam ediyordu. Yapıldığı yıllarda un fabrikası görevi gören ve çevre illerden gelen hububatların öğütülerek un haline getirildiği değirmen, modern un fabrikalarının açılması ile işlevini kaybetti. Yıllardır kullanılmayan değirmen ise günden güne yıkılıyor.
Yöre halkı restore edilmesini istiyor
Tarihi değirmen hakkında bilgi vererek restore edilmesini isteyen eski Mecidiyeköy Muhtarı İdris Derin, “Burası Ermeni ruhban okulunun manastır değirmeni diye geçen, 1700’lü yıllarda yapıldığı tahmin edilen, bölgenin un fabrikası. Hububatların öğütülerek Bolu, Yalova, Eskişehir, Bilecik ve İstanbul yöresine hizmet veren, hububatların yıkanarak has una çevrildiği, o zamanın büyük işletmelerinden biri. Günümüze ancak kalıntıları bu şekilde ulaştı. Bir restorasyon yapılmasında fayda var tabi. Daha eski zamanlarda Armaş diye bilinen gayrimüslimler tarafından yapıldı. Bıçkı deresi, Taşoluk, Çamaşır deresi gibi aynı dereler üzerinde bundan başka 17 tane daha tek katlı su değirmenleri bulunmaktaydı. Bunlardan 2 değirmen günümüze geldi. Diğerleri doğal şartlardan talan oldu” dedi. İHA
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın