HAFTADA 4 GÜN
Haftanın dört günü karadan yaklaşık 3 kilometre açıktaki adadaki keçilerle ilgilenmeye başlayan Simavlı, zamanla onların daha iyi beslenmeleri için çarşamba günü kurulan semt pazarındaki yeşillik artıklar ile esnaftan ekmek toplamaya başladı. Yaz kış demeden adaya yiyecek ve su götüren Simavlı’nın adaya geleceği günleri bilen keçiler de kıyıda bekledikleri gönüllü hayvanseverin getirdiği yiyecekleri iştahla yiyor.
HAYATI DEĞİŞTİ
Mustafa Simavlı, yaptığı açıklamada, yıllarca babasının koyunlarına baktığını, Büyük Ada’da keçilere bakma görevi verilince hayatının değiştiğini söyledi. Adada keçilerle karşılaştığı ilk günü hala unutamadığını belirten Simavlı, “Hayvanlara 20 seneden bu yana gönüllü olarak bakıyorum. Her sabah kalktığım zaman ‘Ne oldu acaba, öldüler mi kaldılar mı yaşıyorlar mı’ diye düşünüyorum. Onları görünce mutlu oluyorum. Bana ‘Git adada kal hayvanlara bak’ deseler gider kalırım” dedi.
SESİMDEN TANIYORLAR
Sayıları 100’ü bulan keçileri artık tek tek tanıdığını anlatan Simavlı, “Yaptığım işten yılllardır hiç sıkılmadım. Onlardan bir türlü kopamıyorum. Bir tek beni tanıyorlar. Onlara ses veriyorum. Benim sesimi biliyorlar, çağırınca geliyorlar. Başkası çağırınca gelmiyorlar. İlla benim sesim olacak” şeklinde konuştu.
İnsanlar adaya gelip keçilere zarar verdiğinde çok üzüldüğünü dile getiren Simavlı, “Bazı kendini bilmezler hayvanları kesiyor. İnsanlar hayvanlara zarar verince çok üzülüyorum. Üç gün, bir hafta kendime gelemiyorum. Adaya gelenlerin keçilere zarar verdiğini gördüm. Ondan bu yana hiç keçi eti yemiyorum, evime de almıyorum, balık yiyorum” ifadelerini kullandı. AA/İZMİR
Kaynak: HABER MERKEZİ





