Sayfa Yükleniyor...
Son yıllarda özelleşmeyi bekleyen İzmir Limanını geçen Aliağa Limanı, bölgenin dış ticaret merkezi olma yolunda ilerlerken, DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, limanların birbiriyle yıkıcı bir rekabete girmesi yerine her bir limanın belli alanlarda uzmanlaşarak yarışacağı yeni bir modele geçmek zorunda olduklarını belirtti
ÖZKAN PEKÇALIŞKAN (ÖZEL HABER)
Aliağa Limanı, yıllardır özelleşmeyi bekleyen İzmir Limanını geçti. 2013 yılından itibaren son dört yılda Aliağa Limanı, İzmir Limanını geride bıraktı.
Süreç içerisinde İzmir Limanında 8 bin 526 gemi hareketi gözlenirken, aynı yıllarda Aliağa Limanında ise 19 bin 520 gemi hareketi gözlemlendi. Söz konusu süreçte Aliağa Limanında İzmir Limanından yaklaşık 1,5 kat daha fazla gemi hareketi oluştu.
İzmir için stratejik öneme sahip olan İzmir Limanındaki düşüş ciddi bir şekilde dikkat çekerken, özelleşme süreci arttıkça kan kaybının artmaya devam etmesi kaçınılmaz gözüküyor. İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, limanların birbiriyle yıkıcı bir rekabet yerine her bir limanın belli alanlarda uzmanlaşarak yarışacağı yeni bir modele geçmek zorunda olduklarını belirterek, Ülkemizin bölgesel aktarma merkezi olma kabiliyetini artıracak bu yeni modelin nüvesi bölgemizde mevcut. İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesinin Ayvalıktan Dikiliye dek uzanan sorumluluk sahasında farklı tip ve nicelikte 18 adet liman ve kıyı tesisi faaliyet gösteriyor. İzmir Alsancak Limanı, şehirle bütünleşmiş dünyanın en eski limanı. Egeports Kuşadası Limanı Türkiyenin en büyük kruvaziyer limanı. Çeşme Ulusoy Limanı Ro-Ro gemilerine ve turizme hizmet veriyor. Dikili Limanı yük gemilerini ve kruvaziyer gemilerini ağırlıyor. Aliağadaki Nemport Limanı ve Ege Gübre Limanı, toplam 600 bin TEUyu aşan konteyner elleçleme hacmiyle Türkiyenin dış ticareti için son derece önemlidir dedi.
ÖZERK YÖNETİM MODELİNE GEÇİLMELİ
Öztürk, bölgelerinde bulunan limanların dikkat çekici bir büyüme potansiyeli olduğuna işaret ederek, TCDD ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin işbirliği ile çalışmaları devam eden İzmir Körfezi ve Limanı Rehabilitasyon Projesi ile körfezde derin suyolu ve sirkülasyon kanalı yatırımları başlayacak. Böylece Alsancak Limanının büyüme imkanı artacağı gibi Körfeze daha büyük gemiler girebilecek. Limanın daha verimli çalışabilmesi için kruvaziyer ve yük limanlarının bir bütün halinde özelleştirilmesi ve özerk yönetim modeline geçilmesi seçenekleri bir an önce değerlendirilmelidir diye konuştu.
KÜMELENME MODELİ KURMALIYIZ
Bölge limanlarının en verimli şekilde işletilmesinin yanı sıra kümelenme modeli ile her biri farklı alanda uzmanlaşarak birbirleriyle yıkıcı şekilde rekabet etmeyen, etkileşim içinde hizmet veren hep beraber büyüyen bir modeli kurmak durumunda olduklarını belirten Öztürk, Biz bölgemizdeki tüm limanları Büyük İzmir Limanının vazgeçilmez parçaları olarak görüyoruz. Demiryolu ve karayolu ile bölgesel ve uluslararası deniz ve karayollarına bağlanacak İzmir limanlar bölgesinin, Anadolunun yanı sıra Orta Doğu ve Balkanların üretim merkezlerini küresel ulaşım ağına bağlayacak son derece stratejik bir aktarma merkezi olacağına inanıyoruz ifadelerini kullandı.
ALİAĞA LİMANLARI DIŞ TİCARET YÜKÜNÜ ÇEKİYOR
Aliağa Ticaret Odası Başkanı Adnan Saka, Türkiye ekonomisinde sanayi ve denizcilik deyince akla ilk gelen yerler arasına giren Aliağanın Ege Bölgesinin dış ticaret merkezi olma yolunda hızla ilerlediğine dikkat çekerek, Geçtiğimiz yıl Aliağadaki limanlardan 8,4 milyar dolarlık ihracat, 8,8 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirildi. Aliağada faaliyet gösteren limanlar Türkiye'nin dış ticaret yükünü taşıyor. 2016 yılında Aliağa limanları Ege Bölgesinin 20 milyar dolar olan toplam ihracatının yüzde 42sini, yine Ege Bölgesinin 19 milyar dolar olan toplam ithalatının ise yüzde 45ini gerçekleştirdi. Bakıldığı zaman Aliağa tek başına 17,3 milyar dolarlık bir dış ticaret hacmine sahip. Tüm bu rakamlar Aliağanın Ege Bölgesinin dış ticaret merkezi olduğunu ortaya koyuyor dedi.
ALİAĞA BÜYÜK BİR YATIRIM SÜRECİNDE
Saka, Aliağanın İzmir ve Ege sanayisinin dünyaya açılan kapısı konumunda olduğunu ve bölgedeki ticari hareketliliğin Aliağada çok büyük bir gelecek ortaya koyduğunu söyleyen, Aliağa mevcut ekonomik ve jeostratejik potansiyeli ile Türkiyede istihdamın, üretimin ve ticaretin merkezi olma yolunda ilerliyor. Bölgemizdeki petrol ve petro kimya endüstrisi, enerji üretimi ve ulusal enerji kapasitesi, demir çelik sektöründeki öncülüğü, organize sanayi bölgesi, ülkemizin doğalgazdaki sigortası olan LNG tesisleri, gemi söküm, liman ve lojistik yatırımları ile Aliağa, ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayan bölgelerin başında geliyor. Aliağa bölge olarak büyük bir yatırım sürecinde. SOCARın rafineri yatırımı bulunuyor. Aliağa Organize Sanayi Bölgesinde (ALOSBİ) bekleyen ve proje aşamasında 40a yakın yatırım bulunuyor. Kimya ve demir çelik sektörü devamlı kendi bünyesinde yatırımlar yapıyor. Yakın zamanda başlayacak alt yapı yatırımları da Aliağanın ülke ekonomisine olan katkılarının artmasını sağlayacak. Limanların ve çevresindeki işletmelerin demiryolu bağlantısı projesi ile de Anadolu yük taşımacılığı Aliağaya bağlanacak. İstanbul-İzmir otoyolu da tamamlandığında Aliağa tüm ulaşım ağlarının merkezinde yer alan bir cazibe merkezi olacak diye konuştu.
Haber Merkezi