27 Ekim 2026,Salı 17:51
İlkses Gazetesi - İzmir Haberleri
Üst Reklam (özel)

Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüyle ilgili davada tahliye kararı

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüyle ilgili soruşturma kapsamında “yalan tanıklık” suçlamasıyla yargılanan doktor Nurettin Demirkol, 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, 65 yaşından büyük olan Demirkol’un cezasının ertelenmesine ve tahliyesine karar verdi. Demirkol ise savunmasında, Denizolgun’un özel doktoru olmadığını belirterek suçlamaları reddetti ve beraatini istedi

Oluşturulma: Güncelleme:
Kaynak: DHA
Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüyle ilgili davada tahliye kararı haberinin görseli
5 dk okuma süresi

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan doktor Nurettin Demirkol, Bakırköy 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. “Yalan tanıklık” suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında Demirkol ve avukatları hazır bulundu.

Sanık avukatları, duruşmanın aile dahil olmak üzere gizli yapılmasını talep etti. Mahkeme başkanı ise gizlilik talebini reddetti. Duruşma, Demirkol’un savunmasının alınmasıyla devam etti. Savunmaların ardından cumhuriyet savcısı, esasa ilişkin mütalaasında sanığın cezalandırılmasını istedi.

Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüyle ilgili davada tahliye kararı - Fotoğraf 1

“MERHUM BAKANIN ÖZEL DOKTORU DEĞİLİM”

Savunmasında Arif Ahmet Denizolgun’u iki ya da üç kez muayene ettiğini belirten Demirkol, eski bakanın sürekli bir doktora ihtiyaç duyduğunu bilmediğini söyledi. Denizolgun’un yalnızca tansiyon problemi olduğunu bildiğini ifade eden Demirkol, “Özel doktor” ifadesini kullanmasının yanlış anlaşılmaya neden olduğunu savundu.

Demirkol, o dönemde sağlık ocağı tabibi, hükümet tabibi, belediye tabibi ve aile hekimi gibi farklı tanımlamaların kullanıldığını belirterek, “Yanlışlık olmuş, kendisini devamlı takip edecek doktora ihtiyacı olmadığı halde özel doktor olarak dil sürçmesi olmuş. Ben kamu görevlisi olmadığımı söylemek istedim. Ben davanın konusunu da tam olarak bilmiyorum, merhum bakanın özel doktoru değilim” dedi.

Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüyle ilgili davada tahliye kararı - Fotoğraf 2

REKLAM

155 İHBARINI HATIRLAMADIĞINI SÖYLEDİ

Olay gecesine ilişkin telefon kayıtlarına da değinen Demirkol, dosyadaki kayıtlara göre önce 168’in, ardından 155 ve 156’nın arandığını, ancak ilk aramayı hatırlamadığını ifade etti. 155 Acil Çağrı ihbarı çözüm tutanağındaki konuşmanın kendisine ait olduğunun anlaşıldığını belirten Demirkol, yaptığı ihbarda “beklenmedik ani bir ölüm” ifadesini kullandığını söyledi.

Polisin kendisine “Şüpheli ölüm konusu mu var?” diye sorduğu bölümün kayıtlarda bulunduğunu dile getiren Demirkol, kendisinin adli tabip olmadığını vurguladı. O dönemde Adli Tıp Kurumunun raporunda ölümün beyin kanamasına bağlı doğal ölüm olarak değerlendirildiğini belirten Demirkol, kendisinin de bu bilgiyi esas aldığını savundu.

Demirkol, hükümet tabibini aramak istediğini ancak ulaşamadığı için polisin kendisini yönlendirmesini beklediğini ifade etti.

Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüyle ilgili davada tahliye kararı - Fotoğraf 3

ALİHAN KURİŞ AÇIKLAMASI

Savunmasının devamında Denizolgun’un yüzünde ve vücudunda kan görmediğini söyleyen Demirkol, ağzının sağ kenarından az miktarda kanlı sıvı geldiğini ve yatağın ıslandığını anlattı. Bunun devam eden bir kanama olmadığını belirten Demirkol, olay günü yaşananlara ilişkin ayrıntıları aradan geçen süre nedeniyle hatırlayamadığını dile getirdi.

Olay tarihinde evde bulunmadığının iddia edildiğini ancak 48 saat boyunca evden baz kayıtlarının bulunduğunu öne süren Demirkol, olaydan bir gün önce Galatasaray Adası’ndan baz verdiği iddiasına da karşı çıktı. Söz konusu tarihte Kuleli mevkiindeki özel bir restoranda yemek yediğini söyleyen Demirkol, Alihan Kuriş gibi kişilerin geldiğini görmediğini ifade etti.

REKLAM

Ölümün ardından eve çok sayıda kişinin geldiğini ve sokağın kalabalık olduğunu belirten Demirkol, 2016 yılında yaşananları hatırlamakta zorlandığını söyledi. Olay günü mideden gelen sıvıyı kan olarak değerlendirmiş olabileceğini dile getiren Demirkol, iddianamede yer alan kişilerin olay yerine gelip gelmediğinin baz kayıtlarıyla ortaya konulabileceğini savundu.

“ADLİ MAKAMLARI YANILTMA AMACIM YOK”

Diğer tanıkların beyanlarında da çelişkiler bulunduğunu öne süren Demirkol, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Savunmasında kişisel ve ailevi açıdan zor durumda kaldığını belirten Demirkol, adli makamlara yanlış bilgi verme amacı taşımadığını söyledi.

Covid-19 döneminde de devletine hizmet ettiğini ifade eden Demirkol, doktorların denetimlere tabi tutulduğunu ve bu denetimleri başarıyla geçtiğini dile getirdi. Mahkeme karşısında bulunmaktan utanç duyduğunu belirten Demirkol, “Benim adli makamları yanıltma gibi bir amacım yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

MAHKEMEDEN 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI

Mahkeme heyeti, yargılama sonunda Nurettin Demirkol’u “yalan tanıklık” suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Sanığın 65 yaşından büyük olması nedeniyle cezasının ertelenmesine karar veren mahkeme, Demirkol’un tahliyesine de hükmetti.

Kaynak: DHA

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.