Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, eski Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, eski şube müdür yardımcısı Şevket Demircan, eski şube komiserleri Ufuk Gültekin, Gökhan Karaca ve Metehan İlkyaz ile Kozan’dan Umut Öztürk ve Erkan Doğan “müşteki” sıfatıyla yer aldı.
Suç örgütünün lideri Bora Kaplan, kırmızı bültenle aranmaktayken, Macaristan’da yakalanarak Türkiye’ye getirilen Serdar Sertçelik ile Cengiz Haliç, Erhan Bakioğlu, Önder Polat ve Tarık Teoman iddianamede “şüpheli” olarak yer aldı.
İddianamede, 12 Eylül 2025 tarihinde, Bora Kaplan soruşturmasında görev yapan ve sonrasında tutuklanan Şevket Demircan’ın avukatının hukuk bürosu kapısına bırakılan poşet içerisinde bir cep telefonu bulunduğu, cihazın savcılığa teslim edilmesiyle soruşturmanın başlatıldığı anlatıldı.
Ankara İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından yapılan teknik incelemede, söz konusu cihazın sanıklardan Serdar Sertçelik’e ait olduğu belirlendi.
Cihaz üzerinde yapılan HTS ve veri dökümü çalışmaları, suç örgütünün dijital iletişim ağına dair ayrıntıları ortaya çıkardı.
Adli bilişim uzmanları ve Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporlara göre, sinyal bilgileri ve cihaz içindeki kişisel veriler ile WhatsApp yazışmalarının Sertçelik’e ait olduğu tespit edildi; yazışma yaptığı kişiler de tanık olarak ifadeye çağrıldı.
Teknik incelemede, cihazda “herhangi bir yama veya sistem değişikliği” yapıldığına dair bir bulguya rastlanmadığı, tüm yazışmaların şüpheliye ait olduğunun kaydedildiği belirtildi.
İddianamede ayrıca, elektronik delillerin cihaz içindeki silinmiş kayıtların geri getirilmesi ve şifreli mesaj gruplarının çözülmesiyle elde edilen verilerin, örgütün hiyerarşik yapısını ve eylem birliğini tartışmasız şekilde ortaya koyduğu ifade edildi.
KAPLAN'IN İFADESİ, FETÖ FİRARİSİ CEVHERİ GÜVEN'E GÖNDERİLDİ
İddianamede, sanık Haliç ile Sertçelik arasındaki yazışmalar da yer aldı.
Buna göre, örgüt elebaşı Kaplan'ın tutuklanmasının ardından 12 Eylül 2023'te Cengiz Haliç tarafından Serdar Sertçelik'e telefondan "ACE Scanner_2023_09_12.pdf" isimli bir dosya gönderildiği öğrenildi.
Dosyanın gönderilmesinin ardından Haliç'in Sertçelik'e yazdığı mesajda, "Bu attığım ifadeleri basına sızdırmamız lazım Serdar. Bu ifadeleri abi üstüne alan alsın diye verdirdi, şimdi de gerçek ifade yayımlansın diyo. Abi diyor ki bu FETÖ'cüler var Erk Acarer, Cevheri filan. Abi daha önce bunlarla görüşmüş Almanya'da. Diyor ki Serdar'a söyle bunlarla görüşsün bu ifademi onlar yayımlasın" ifadelerinin yer aldığı iddianamede, Sertçelik'in de "Abi gönderdim Cevheri'ye, bir de birkaç gazeteciye, yayımlayacak kesin." şeklinde yanıt verdiği belirtildi.
Haliç'in o dönem firari olan sanık Sertçelik'e gönderdiği mesajlarda, emniyet görevlileri Şevket Demircan ve Murat Çelik ile yapılacak görüşmelerin gizlice kaydedilmesinin istendiği tespit edildi.
Haliç'in söz konusu yazışmalarda Sertçelik'e "Şimdi plan şöyle, abi diyor ki Şevket'i arasın, Murat Ç. ile görüşsün. Hepsini güzelce kayda alsın net olarak. Konuştursun ben geldim geleceğim vs diye. Bu ifadeleri siz yayımladınız filan de polise, gizli tanık ifadelerimi içeriden sızdırdılar. Beni patlattınıza getir işi. Erk Acarer, Cevheri Güven bu isimleri söyle mutlaka" şeklinde talimat verdiği kaydedilen iddianamede, Sertçelik'in de bu mesaja, "Anladım abi. Yani bana kumpas kurmuş olsunlar" cevabını verdiği dile getirildi.
SANIKLAR İÇİN TALEP EDİLEN CEZALAR
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, sanık Bora Kaplan’ın, hukuki kesinti tarihinden sonra önceki iddianamede belirtilen suçlarla aynı nitelikte olmayan eylemleri gerçekleştirmek amacıyla silahlı suç örgütünün yöneticilerine ve üyelerine talimat verdiği ifade edildi.
Kaplan’ın hukuki kesinti tarihinden sonra da silahlı suç örgütünü yönettiği, örgütün faaliyetleri çerçevesinde işlenen iftira, tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve gizliliğin ihlali suçlarında aktif rol aldığı ve bu plan kapsamında örgüt yöneticisi Cengiz Haliç’e talimat verdiği kaydedildi. Sanığın bu suçlardan dolayı 52 yıl 6 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılması istendi.
Haliç’in, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasını etkilemek amacıyla Kaplan’ın kurduğu planın aktif bir parçası olduğu, yasa dışı strateji kapsamında Serdar Sertçelik’e emniyet görevlileriyle görüşmesi, görüşmelerde belirli isimlerden bahsetmesi, bu görüşmeleri kayda alıp göndermesi gibi talimatlar verdiği vurgulandı.
Haliç’in geçmişteki suç faaliyetlerine de geniş yer verilen iddianamede, suç örgütü kapsamında karıştığı iddia edilen kasten yaralama, yağma ve suçluyu kayırma gibi 10 ayrı eylem “Olay A”dan “Olay J”ye kadar kodlanarak dosyaya eklendi.
İddianamede, Haliç’in ayrıca suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, iftira ve gizliliğin ihlali suçlarından 160 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edildi.
Sanık Sertçelik için, müştekilere yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, iftira ve gizliliğin ihlali suçlarından 45 yıla kadar, sanık Önder Polat hakkında suç örgütüne üye olmak ve iftira suçlarından 11 yıl 6 aya, diğer sanıklar Tarık Teoman ve Erhan Bakioğlu için ise suç örgütüne yardım suçundan 2 yıl 6 aya kadar hapis cezası istendi.
Ayrıca firari olduğu belirlenen Haliç için yakalama kararı çıkarılırken, mesajlaşmalarda Haliç’in yönlendirmesiyle haber yaptıkları iddia edilen bazı gazeteciler hakkında ek kovuşturma yapılmasına gerek olmadığına karar verildi.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın