Başkanlık sistemi ve yeni anayasayı gençlere anlattı

İKÇÜ'de konuşan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof.Dr. Şükrü Karatepe, başkanlık sistemine yönelik eleştirilere, “Mevcut durumda Cumhurbaşkanını hiçbir durumda düşüremezsiniz ama başkanlık sisteminde indirebiliyorsunuz. Zannedildiği gibi başkanı mutlak hale getirmiyor” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 01.01.2017 11:05
  • Güncelleme Tarihi : 01.01.2017 11:05
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Başkanlık sistemi ve yeni anayasayı gençlere anlattı

E. ÇAĞLA GENİŞ

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof.Dr. Şükrü Karatepe, İzmir Katip Çelebi Üniversitesinde (İKÇÜ) “Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi” konulu konferans verdi. Katılımın yoğun olduğu konferansta Karatepe, öğrencilerin sorularını da yanıtladı.

Başkanlık sistemine ilişkin toplumun bazı kesimlerinde oluşan endişelere değinen Karatepe, “Mevcut durumda Cumhurbaşkanını hiçbir durumda düşüremezsiniz ama başkanlık sisteminde indirebiliyorsunuz. Evet başkanlık sisteminin böyle bir faydası var. Zannedildiği gibi başkanı mutlak hale getirmiyor. Seçime gidersiniz sevmiyorsanız, istemiyorsanız düşürürsünüz. Millet yeniden seçer veya seçmez” dedi.

MEVCUT ANAYASA ARTIK PARLAMNETER SİSTEM DEĞİL

Mevcut durumun artık parlamenter sistem olmadığını, parlamenter sistem benimsenirse sembolik bir cumhurbaşkanı seçmiş olunacağını ifade eden Karatepe, “1961 Anayasa’sı hiçbir yetki vermiyordu. Bu sistem sonunda 12 Eylül’ün yapılacağı darbe ortamı geldi. ‘Nasıl olsa cumhurbaşkanların hepsi asker kökenli oluyor, cumhurbaşkanlığı makamını güçlendirelim’ dediler. Çok güçlü bir cumhurbaşkanlığı tanzim ettiler. Bu parlamenter sisteme aykırıdır. Parlamenter sistemlerde cumhurbaşkanları semboliktir. 2007’de mecliste yeni bir kanun geldi ve cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi sağlandı. Cumhurbaşkanının güçlü ve halk tarafından seçilmesi başkanlık sisteminin özelliğidir. Mevcut anayasa artık parlamenter sistem değildir. Ortada bir sistem var. Teknik olarak bana göre ne deve ne kuş. Bu devekuşu. Ne parlamenter sistem ne de başkanlık sistemi. Bazı yöntemleriyle parlamenter sistem, cumhurbaşkanının çok yetkili olması ve halk tarafından seçilmesi başkanlık sistemi. Güçlü bir başbakanımız olduğunda bu sistem parlamenter sistem gibi çalışır, güçsüz bir başbakan olduğunda başkanlık sistemi gibi çalışır. Dediğim gibi, geri dönüş varsa geri dönüş, geri dönüş yoksa başkanlık sistemi” ifadelerini kullandı.

ARTIK HÜKÜMET KANUN YAPMAYACAK

Başkanlık sistemi hakkında katılımcılara bilgi veren Karatepe, hükümetin artık kanun yapmayacağını, kanun tekliflerinin mecliste milletvekilleri tarafından verileceğini açıkladı. Karatepe, “Başkanlık sistemi üç eşit gücün kenarından çektiği, üç köşesi de tam eşit. Bunda denge vardır. Bu sistemin özü; halk tarafından seçilen parlamento, halk tarafından seçilen başkana tam eşittir. Biz bunu Türkiye’de böyle yapamazdık. İster istemez ‘Türkiye’ye göre başkanlık’ dedik. Başkanı daha güçlü hale getiremezsiniz. İtiraz edildi. ‘Parlamento üstün olmalı’ dediler. Kararname yetkisinin hemen hepsini geri aldılar. Başkan sadece kendi kurumlarıyla ilgili kararname çıkaracak şimdi. Parlamenter sistemde kuvvetler ayrılığı yoktur. Başkanlık sistemi varsa belki kuvvetler ayrılığından söz edilebilir. Teklif kabul edilirse meclis sadece kanun çıkaracak. ‘Zaten kanun yapmıyorlar mı?’ diyorlar. Bütün kanunlar ilgili bakanlıkların hukuk müşavirliklerinde hazırlanır. Kanunları bürokratlar hazırlar. Artık hükümet kanun tasarısı hazırlamayacak. Kanunlar teklif olarak vekiller tarafından mecliste verilecek. Başkanlık sisteminde kuvvetler ayrılığı bu demektir. Başkanlık sisteminde kanun metinleri komisyonda hazırlanıyor ve mecliste onaylanıyor. Hükümet, kuvvetler ayrılığı nedeniyle kanun teklif edemeyecek, kanun yapamayacak” şeklinde konuştu.

YALNIZCA DİSİPLİN MAHKEMELERİ KALACAK

Yeni anayasada yargıyla ilgili iki önemli düzenlemenin yapıldığını vurgulayan Prof.Dr. Karatepe, “Askeri mahkemeler kapatılıyor ve sıkıyönetim anayasadan çıkarılıyor. Artık Türkiye’de sıkıyönetim olmayacak. Sıkıyönetimi yaşayan arkadaşlarımız mutlaka vardır içimizde. Sıkıyönetim, ülkenin askerlerce idare edilmesi demektir. Biz sıkıyönetim demişiz Avrupalılar askeri rejim diyor. Türkiye’de askerle iki mahkeme var. Bir disiplin mahkemeleri bir de askerlerin işlediği diğer suçlar ile ilgili mahkemeler. Sadece disiplin mahkemeleri kalıyor, bunun dışındaki diğer bütün askeri mahkemeler kapatılıyor. Yani artık Türkiye’de askeri mahkeme olmayacak. Anayasaya göre savaş halinde gerekli görülürse askeri mahkeme kurulacak. Askeri mahkeme olmadığı için Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Asker Yargıtay kapatılıyor. Buralardan birer kişi üye geliyordu Anayasa Mahkemesi’ne ve 17 kişiden oluşuyordu. şimdi 15 üyeden oluşacak. Bunun dışında vekil sayısı 600’e çıkıyor. 5 yılda seçim yapılacak, 18 yaşını dolduran seçme ve seçilme hakkına sahip olacak. Biz buna çok direndik, Sayın Cumhurbaşkanımız gençleri çok seviyor. Şu an 25 yaşını dolduran bir milletvekilimiz varmış. 18 yaşını dolduran kaç milletvekilimiz olacak bunu da zaman içerisinde göreceğiz” açıklamasında bulundu.

ZANNEDİLDİĞİ GİBİ BAŞKANI MUTLAK HALE GETİRMİYOR

Başkanlık sisteminin iyi çalışabilmesi için seçimlerin aynı gün yapılacağını dile getiren Karatepe, toplumun bazı kesimlerince başkanlık sistemine yönelik eleştirilere ise şöyle yanıt verdi: “Bir tarihte karar verilecek, iki sandık konacak bu sandıklardan birinde gidip vatandaş oyunu kullanacak milletvekilini seçecek diğerinde de cumhurbaşkanını seçecek. Cumhurbaşkanı ve parlamento aynı anda oluşacak, aynı partiden olur olmaz onu bilmiyoruz… Milletin iradesine bağlı. Bu düşünürken aynı eğilimde olacağının iyi olacağı düşünüldü. Siyaset bilimci ve anayasacı olarak demokratik olmasını önemseriz ama demokratik olacak diye istikrarsız, bölünmüş, çatışmacı hükümetlerin de Türkiye’ye zarar verdiğini uygulamalarla gördük. Milletin iradesi kimi isterse onu seçer ama uyumlu olması temenni edilir. Uyumlu olan hükümet çıksın cumhurbaşkanı parlamento ile uyumlu çalışsın diye aynı gün yapılmasının doğru olacağı düşünüldü. Diyelim ki farklı partiler çıktı… Bir süre sonra parlamento, Cumhurbaşkanı için ‘Bu diktatör bir adamdı biz bunla çalışmak istemiyoruz’ diyebiliyor. Ya da Cumhurbaşkanı, ‘Bu parlamento çalışmıyor, kanun çıkarmıyor’ diyebiliyor. Her ikisinin de seçime gitme hakkı var. Hangisi seçim kararı alırsa alsın iki seçim birden yapılacak ve kim karar alırsa alsın iki taraf da dönem kaybedecek. Cumhurbaşkanı iki dönem seçilebiliyor üst üste. Mevcut durumda Cumhurbaşkanını hiçbir durumda düşüremezsiniz ama başkanlık sisteminde indirebiliyorsunuz. Evet, başkanlık sisteminin böyle bir faydası var. Zannedildiği gibi başkanı mutlak hale getirmiyor. Seçime gidersiniz sevmiyorsanız, istemiyorsanız düşürürsünüz. Millet yeniden seçer veya seçmez.”

Haber Merkezi