Sayfa Yükleniyor...
Yaklaşık 10 yıl önce kendi davulunu tamir ederek bu alandaki yeteneğini keşfeden Ömer Delikanlı, vurmalı çalgı üretimine başladı ve bugün dünyanın birçok ülkesine müzik aletlerini ihraç ediyor
Oldukça meşakkatli ve sabır gerektiren bir iş olarak bilinen, vurmalı müzik aletleri ve ritim amaçlı çalgı, perküsyon, üretimi yapan ustaların son yıllarda azaldığı biliniyor. Sektörün son el emeği ürünlerini üreten isimlerinden bir tanesi de İzmir Buca’da yaşayan Ömer Delikanlı. Küçük yaşlardan beri davulculuk yaparak hayatını kazanan Delikanlı’nın bir gün davulu bozulunca perküsyon ustasına tamire götürdü. Ustanın kendisini sürekli oyalamasına sinirlenen Delikanlı, kendi davulunu kendi tamir etmeyi başardı. Bu konudaki hünerini keşfeden Delikanlı, arkadaşlarını da kırmayarak onların da davullarını onardı. Gün geçtikçe ismi sektörde yayılan Delikanlı, kısa süre sonra evinin salonunda hem davul tamiri yaptı hem de davul üretmeye başladı. Yıllar geçtikçe bu işte ustalaşan Delikanlı, askerden döndükten sonra kendi dükkanını açarak Türk müzik sektöründe kendi müzik aletlerini yer edindirdi. Öyle ki; Delikanlı’nın ürettiği müzik aletleri bugün İbo Show, Demet ve Alişan ile Sabah Sabah, Şarkılar Bizi Söyler, Kuzey’in Oğlu Volkan Konak ve birçok programda kullanılıyor.
ALMANYA’DA ÜÇ ŞEHİRDEYİZ
“Dükkanı açtıktan sonra enstrüman yapımını hızlandırdım ve ürünlerimi paylaştım” diyen Delikanlı bir süre sonra müzik aletlerini yurt dışına da ihraç etmeyi başardı. Dünyanın hemen hemen her ülkesine müzik aleti ihracatı yapan Delikanlı, “Ortaya çıkan ürün de kaliteli olunca dilden dile dolaşmaya başladı. Satışlarımız hızlandı ve bir süre sonra dünyanın bütün ülkelerine müzik aletlerimizi ihraç etmeye başladık. En son İsrail’de müzik aletleri satışı yapan Müslüman bir müşterimiz oldu. Bizzat buraya gelip bizimle tanıştı ve ürünlerimizden satın aldı. Şu anda Avrupa’nın kalbi sayılacak Almanya’da 3 şehirde müzik aletlerimizi satan şubelerimiz var. Berlin’de, Bremen de ve Frankurt’ta bulunuyor bu mağazalar. Onun dışında Amerika’da Joseph Yogo isimli daimi bir müşterimiz var. Keza İsrail’de müşterimiz var. Çin’de ve Uzak Doğu ülkelerinin birçoğuna ihracatımız oldu. Hepsi de müzik aletlerimizden çok memnun” dedi.
SON TEMSİLCİLERİNDENİM SANIRIM
Perküsyon üreten pek fazla ustanın kalmadığını dile getiren Delikanlı, sektörün önümüzdeki yıllarda tehlikeyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Delikanlı, “Sektörün son ustalarından bir tanesi de benim sanırım. Usta arıyoruz bulamıyoruz. Yapan da kendine yapıyor. Çırak yetiştirmeye çalışıyoruz fakat pek ilgili olan kimse çıkmadı. Aslına bakarsanız muazzam bir iş. Bu aletleri yapmak da bir sanat işi. Boyasından tutun da yüzeyini işlemeye kadar her şey sanat. Bir de sabır gerekli. Mesela tamir yapıyoruz. Gelen davulun iplerini tek tek sökmek saatlerimizi alıyor. İnsanımızın bu devirde sabırla arasındaki mesafeyi düşününce bu işe yönelmemelerini anlıyorum” ifadelerini kullandı.
TALEP ÇOK FAZLA, YETİŞEMİYORUM
Kısa sürede ünü yurt içinde ve yurt dışına yayılan Delikanlı, Türkiye’de bayilik isteyen kişinin olduğunu söyledi. Delikanlı, “Fakat yurt içine bayilik vermiyorum. Sadece Avrupa’ya bayilik veriyorum. Türkiye’de zaten ben varım. Birçok insan da gel beraber yapalım bu işi, İstanbul’a gel vs. diye teklifler yapıyor ama gidemem evim, ailem, çocuklarım burada. Yetişemiyorum, talep çok fazla. Dükkanıma yakın yerde bir depo arıyorum taşıma sorunu olmasın diye fakat onu da bulamadık” diye konuştu. Kovid-19 salgının birçok olumsuz etkisine maruz kaldıklarını da söyleyen Delikanlı, “Pandeminin en çok etkilediği sektörlerden bir tanesi de müzik sektörü olduğu için bizim işlerimizde bu durumdan çok olumsuz etkiler aldı. Satışlarımız yüzde 90 azaldı” şeklinde konuştu.
OĞLUM İÇİN YAPMIŞTIM…
Türkiye ve dünyada bir ilk olarak plexi glass şeffaf davulları kendisinin çıkardığını dile getiren Delikanlı, “Endüstriyel Tasarım Belgesi aldık. Bunun yanı sıra davullara vurdukça farklı bir renk yanan sistem geliştirdim. Her vurduğunda farklı bir renk yanar. Davullarda ceviz, kayın ve gürgen ağacı kullanıyoruz. Bunların da kaliteleri vardır. Biz birinci kalite ceviz, kayın ağaçları kullanıyoruz. Davulun özü hayvani deriden gelir fakat hem hayvan haklarına saygımızdan hem de kullanışının yetersizliğinden Alman polyester filminden davul yapıyoruz. Bu da yaz kış, yağmur çamur fark etmeksizin hiçbir zararı olmuyor. Üstüne üstlük çık üzerine zıpla yine de hiçbir zarar görmüyor. Oğlum için ufak bir vurmalı kajon aleti yaptım. Şimdi profesyonel bir hal aldı. Stüdyolarda kayıt alan sanatçıların arkasında çalan bir alet haline geldi” dedi.
Haber Merkezi