8 Eylül 2026, Salı 15:48
31°C İzmir

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden hapishaneler için halk sağlığı uyarısı

CİSST, Halk Sağlığı Haftası kapsamında hapishanelerde sağlık hakkına dikkat çekerek aşırı kalabalıklaşma, yetersiz hijyen ve beslenme koşulları ile sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan gecikmelerin mahpusların sağlık durumunu ağırlaştırdığına dikkat çekti

Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’nden hapishaneler için halk sağlığı uyarısı haberinin görseli
6 dk okuma süresi

3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında açıklama yapan Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), hapishanelerde sağlık hakkının korunmasının aynı zamanda bir halk sağlığı meselesi olduğunu vurguladı. 
Dernek, mahpusların koruyucu, tedavi edici ve rehabilite edici sağlık hizmetlerine zamanında, eşit ve nitelikli biçimde erişebilmesi gerektiğini belirterek hapishane koşullarının sağlık sorunlarını derinleştirdiğine dikkat çekti.

HAPİSHANE KOŞULLARI SAĞLIK SORUNLARINI AĞIRLAŞTIRIYOR

CİSST’in açıklamasında, aşırı kalabalıklaşma, yetersiz hijyen ve beslenme koşulları ile gün ışığına, temiz suya, açık havaya ve fiziksel hareket olanaklarına sınırlı erişimin mahpusların mevcut sağlık sorunlarını ağırlaştırdığı ifade edildi. Bu koşulların yeni sağlık sorunlarının ortaya çıkma riskini de artırdığı belirtilerek, hapishanelerde sağlığı koruyacak yaşam koşullarının sağlanması çağrısı yapıldı. Dernek, mahpusların toplumdaki herkesle eşdeğer nitelikte sağlık hizmetlerine ücretsiz, ayrımcılığa uğramadan ve ihtiyaç duydukları zamanda erişme hakkına sahip olduğunu vurguladı. Ancak revire erişimden hastane sevklerine, tetkiklerden tanı ve tedavi süreçlerine kadar yaşanan gecikme ve kesintilerin sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırabildiği ve tedavinin sürekliliğini aksatabildiği kaydedildi. Özellikle düzenli takip ve tedavi gerektiren hastalıklarda yaşanan aksaklıkların mevcut hastalıkların ağırlaşması riskini artırdığı belirtilirken, gerekli değerlendirme ve müdahalelerin zamanında yapılması ve devam eden tedavilerin kesintiye uğratılmaması istendi.

SOSYAL YALITIM RUH SAĞLIĞINI ZEDELİYOR

Açıklamada hapishanelerdeki sosyal yalıtımın mahpusların ruh sağlığı üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi. Uzun süreli tecrit nedeniyle günün büyük bölümünü tek başına geçirmek ve sosyal ilişkilerden uzak kalmanın ruhsal iyilik hâlini olumsuz etkilediği belirtildi. CİSST, mahpusların ruh sağlığının korunabilmesi için anlamlı insan temasına, ortak faaliyetlere ve ihtiyaç duydukları ruh sağlığı desteğine erişimlerinin güvence altına alınması gerektiğini ifade etti. Dernek, sağlık hizmetleri sırasında yaşanan mahremiyet ihlallerine de tepki gösterdi. Muayenelerin kelepçeli veya mahremiyeti ihlal edecek şekilde kolluk gözetiminde yapılmasının mahpusların sağlık sorunlarını açıkça anlatmasını güçleştirdiği ve tanı ile tedavi süreçlerinin niteliğini zedeleyebildiği belirtildi. Açıklamada, sağlık hizmetine erişim sırasında zorla ağız içi arama uygulamalarının da insan onuruyla bağdaşmadığı ve beden bütünlüğüne müdahale niteliği taşıdığı savunuldu. CİSST, güvenlik gerekçesiyle yapılan bu uygulamalara son verilmesi ve mahpusların sağlık hizmetlerine erişirken başka hak ihlallerine maruz bırakılmaması çağrısında bulundu.

GECİKEN KARARLAR YAŞAM HAKKINI TEHDİT EDİYOR

Ağır hasta ve engelli mahpusların durumuna da dikkat çeken CİSST, hapishane koşullarının sağlık ve bakım gereksinimlerinin karşılanmasını güçleştirdiğini belirtti. Hapishanede yaşamını tek başına sürdüremeyen veya infazın devam etmesinin hayatı açısından ciddi risk oluşturduğu mahpusların infazın ertelenmesine zamanında erişememesinin yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiği ifade edildi. Sürecin Adli Tıp Kurumu’nun nihai onayına bağlanması, diğer sağlık kuruluşlarının raporlarının yeterli görülmemesi ve güvenlik değerlendirmelerinin tıbbi gerekliliklerin önüne geçirilmesinin sağlık durumuna uygun karar verilmesini engelleyebileceği kaydedildi. CİSST, sağlık ve yaşam haklarının korunması için başvuruların bağımsız ve bilimsel tıbbi raporlar temelinde gecikmeksizin sonuçlandırılması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, hapishanelerde sağlık hakkının korunabilmesi için mahpusların farklılaşan ihtiyaçlarının da gözetilmesi gerektiği belirtildi. Engelli, yaşlı, kadın, çocuk, LGBTİ+ ve yabancı mahpusların farklı düzenlemelere ihtiyaç duyabileceği ifade edildi. Bu farklılıkların göz ardı edilmesinin sağlık hizmetlerine erişimi güçleştirebileceği, mevcut sorunların ağırlaşmasına ve mahpuslar arasındaki eşitsizliklerin derinleşmesine yol açabileceği kaydedildi. Bu nedenle her mahpusun sağlık durumu ve bireysel ihtiyaçlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve gerekli hizmetlere ayrımcılığa uğramadan erişimin güvence altına alınması istendi.

- REKLAM -

HAPİSHANELER DE HALK SAĞLIĞI POLİTİKASININ PARÇASI OLMALI

CİSST, Birleşmiş Milletler Nelson Mandela Kuralları başta olmak üzere uluslararası standartların mahpusların toplumda sunulanlarla eşdeğer nitelikte sağlık hizmetlerine ücretsiz ve ayrımcılığa uğramadan erişmesini öngördüğünü hatırlattı. Dernek, hak temelli bir halk sağlığı yaklaşımının hapishanelerde de hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Mahpusların sağlık hakkı ertelenemez, ihmal edilemez ve ayrımcı uygulamalara konu edilemez” mesajını verdi. CİSST, insan onuruna saygı gösterilmesi, hasta mahremiyeti ve beden bütünlüğünün korunması, farklılaşan sağlık gereksinimlerinin gözetilmesi ve ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerinin zamanında sunulması çağrısında bulundu.

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.