Derin Yoksulluk Ağı, hazırladığı ‘Engelli Yoksulluğu Bilgi Notu’nu kamuoyu ile paylaştı. Raporda, engellilik ile yoksulluk arasındaki ilişkinin yalnızca bireysel değil, yapısal bir sorun olduğu vurgulandı. Bilgi notunda; eğitime erişimde yaşanan eşitsizlikler, istihdam alanındaki dışlanma, bakım yükünün büyük ölçüde hane içine bırakılması, erişilebilirlik sorunları ve engelliliğe özgü ek yaşam maliyetlerinin görünmez kılınmasının, engelli bireyleri ve ailelerini derinleşen bir yoksulluk döngüsüne sürüklediği ifade edildi.
Raporda, Türkiye’de engellilik alanında önemli bir hukuki çerçevenin bulunduğu ancak mevcut hakların günlük yaşamda erişilebilir ve sürdürülebilir destek mekanizmalarına dönüşemediği belirtildi. Özellikle veri eksikliği, gelir desteklerinin yetersizliği, bakım hizmetlerinin sınırlılığı ve bağımsız yaşamı destekleyen politikaların zayıflığının yoksulluk riskini artırdığı kaydedildi.
BİLGİ NOTUNDA YER ALAN DETAYLAR
Bilgi notunun sonuç bölümünde ise engelli yoksulluğunun yalnızca sosyal yardım meselesi olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, konunun sosyal adalet, eşit yurttaşlık ve kamusal sorumluluk çerçevesinde ele alınması gerektiği vurgulandı. Açıklamada ayrıca, engelli bireylerin yalnızca yardıma ihtiyaç duyan pasif alıcılar olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekildi. Hak temelli sosyal politikaların önemine işaret edilen raporda; gelir güvencesinin güçlendirilmesi, engelliliğin ek maliyetlerinin tanınması, bakım hizmetlerinin kamusal olarak desteklenmesi, erişilebilir çevrelerin yaygınlaştırılması ile kapsayıcı eğitim ve istihdam politikalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu.
Derin Yoksulluk Ağı, engelli yoksulluğunun kaçınılmaz bir durum olmadığını belirterek, çözümün bütüncül sosyal devlet anlayışı ve insan onurunu merkeze alan kamusal politikalarla mümkün olacağını ifade etti.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın