14 Nisan 2026, Salı 18:45
21°C İzmir

Eğitim-İş’ten Milli Eğitim Akademileri eleştirisi

Eğitim-İş Sendikası, 13 Nisan itibarıyla faaliyete başlayan Milli Eğitim Akademileri’nin öğretmen yetiştirme sisteminde köklü değişiklikler getirdiğini belirterek, uygulamaya yönelik eleştirilerini kamuoyuyla paylaştı

Eğitim-İş’ten Milli Eğitim Akademileri eleştirisi haberinin görseli
3 dk okuma süresi

Eğitim-İş, Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında kurulan ve 13 Nisan 2026 itibarıyla 7 ilde 12 şube ile faaliyetlerine başlayan Milli Eğitim Akademileri hakkında yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, akademilerin öğretmen yetiştirme sisteminde yeni bir model sunduğu belirtilirken, bu yapının eğitim fakültelerinin rolünü zayıflatabileceği ve mevcut akademik birikimi göz ardı edebileceği ifade edildi. Sendika, öğretmen yetiştirme süreçlerinin evrensel ve bilimsel pedagojik ilkeler çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Eğitim-İş, akademiler bünyesinde uygulanacağı belirtilen çok aşamalı değerlendirme ve mülakat süreçlerinin öğretmenlik mesleğinde liyakat yerine farklı kriterlerin öne çıkmasına yol açabileceğini savundu. Açıklamada ayrıca, yeni sistemin öğretmen profilini ve eğitim içeriklerini birlikte şekillendirebilecek bir yapı oluşturduğu görüşüne yer verildi.

EĞİTİMİ SİYASİ APARATA DÖNÜŞTÜREN…

Sendikanın yazılı açıklamasında yer alan ifadeler şöyle: “Çocukların düşünen, sorgulayan ve eleştiren bireyler olarak yetişmesi, ancak bu değerleri içselleştirmiş öğretmenlerle mümkündür. Oysa dayatılan bu model, öğretmeni dönüştürerek okulları birer ideolojik üretim merkezine, ideoloji laboratuvarına çevirmeyi hedeflemektedir. Pedagojik donanım yerine ideolojik bağlılığın esas alındığı bir öğretmen yetiştirme sistemi, çocukları özgür bireyler olarak değil; itaat eden, tek tipleşmiş bir toplumsal yapının parçası olarak biçimlendirecektir ve geri dönülemez toplumsal yaralara yol açacaktır. Bugün eğitim sisteminde yaşanan sorunların temelinde öğretmen yetiştirme süreçlerinin yetersizliği değil; plansızlık, eşitsizlik, piyasalaşma ve siyasal müdahaleler yatmaktadır. Çözüm, öğretmen yetiştirmeyi merkezileştirmek ya da ideolojik bir süzgeçten geçirmek değil; üniversitelerin bilimsel özerkliğini güçlendirmek, öğretmenlik mesleğinin itibarını artırmak ve liyakat esaslı, şeffaf bir atama sistemi kurmak ve açık olan tüm kadrolara atama yapmaktır. Bu yaklaşım yalnızca eğitim sistemine değil, toplumun geleceğine de açık bir tehdittir. Eğitimin laik ve bilimsel niteliğinin tasfiye edildiği, liyakat ve mesleki yeterlilik yerine siyasi sadakatin ve ideolojik uyumun merkeze alındığı, tekdüze bir zihniyetin dayatıldığı hiçbir sistem çocuklara özgür bir gelecek sunamaz. Cumhuriyetimizin aydınlanma devriminin ana unsuru olan okullarımız, hiçbir siyasi yapının arka bahçesi, ideolojik deney sahası yapılamaz. ‘Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür’ nesilleri; ancak bu ilkeleri rehber edinen eğitim emekçileri yetiştirebilir. Eğitim-İş olarak; öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran, emeğimizi yok sayan ve eğitimi siyasi aparata dönüştüren Milli Eğitim Akademilerine karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.