14 Nisan 2026, Salı 16:04
21°C İzmir

Eğitim-Sen’den MESEM tepkisi: Gözetim değil eğitim

Eğitim-Sen, MESEM uygulamalarında öğretmenlerin konum takibiyle izlenmesini eleştirerek bunun eğitimden çok gözetim ve emek sömürüsü mekanizmasına dönüştüğünü savundu

Eğitim-Sen’den MESEM tepkisi: Gözetim değil eğitim haberinin görseli
3 dk okuma süresi

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası, ‘MESEM’de Dijital Prangaya Hayır! Gözetim Değil Eğitim!’ başlıklı açıklamasında mesleki eğitim uygulamalarını ve öğretmenlere yönelik dijital takip sistemini eleştirdi.
Açıklamada, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasının eğitimden uzaklaşarak çocuk işçiliğini yaygınlaştıran ve ucuz emek sömürüsünü derinleştiren bir yapıya dönüştüğü öne sürüldü.

ÇOCUKLARIN UCUZ İŞ GÜCÜ OLARAK GÖRÜLDÜĞÜ…

Sendikanın yazılı açıklamasında yer alan ifadeler şöyle: “MESEM’lerde yaşanan denetim eksiklikleri ve iş cinayetlerinin sorumluluğu öğretmenlere yüklenemez. Son bir yıl içinde en az 8 çocuk, MESEM stajı kapsamında yaşamını yitirmiştir. Bu tablo, sistemin yapısal sorunlarını açıkça ortaya koymaktadır. Bakanlığın, dijital takip verilerini gerekçe göstererek sorumluluğu öğretmenlere yüklemeye çalışması kabul edilemez. İş güvenliği önlemlerini almayan işverenlerin ve denetim görevini yerine getirmeyen kamusal yapının sorumluluğu örtülemez. MESEM’lerde dayatılan dijital gözetim uygulamaları, yalnızca teknik bir denetim yöntemi değil; eğitimin piyasalaştırılması sürecinde emekçilerin denetim altına alınmasının yeni bir aracıdır. Bu model, çocuk emeğini görünmez kılarken, sorumluluğu öğretmenlerin omuzlarına yıkan, kamusal denetimi ise fiilen ortadan kaldıran bir anlayışın ürünüdür. Eğitim emekçilerinin konum verileri üzerinden izlenmesi, yalnızca kişisel hakların ihlali değil; aynı zamanda öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılması ve pedagojik özerkliğin tasfiyesi anlamına gelmektedir. Eğitim, gözetim ve disiplin mekanizmalarıyla değil; özgür, bilimsel ve kamusal bir anlayışla yürütülebilir. Çocukların ucuz iş gücü olarak görüldüğü, öğretmenlerin ise dijital araçlarla denetlendiği bir sistem ne eğitimdir ne de kamusal bir hizmettir. Bu nedenle, MESEM’ler üzerinden kurulan bu denetim rejimine karşı çıkmak, yalnızca eğitim emekçilerinin haklarını korumak değil, çocukların, ailelerin ve toplumun ortak geleceğini savunmak anlamına gelmektedir.” 

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.