Emine Erdoğan, Yerel Tohum Buluşmaları’nda konuştu

Türkiye'de ilk defa İzmir Kemalpaşa'da düzenlenen “Yerel Tohum Buluşmaları” etkinliğinde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, “Milli Tarım Projesi ülkemizi adına önemli bir uyanıştır” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 01.04.2017 08:36
  • Güncelleme Tarihi : 01.04.2017 08:36
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Emine Erdoğan, Yerel Tohum Buluşmaları’nda konuştu

E. ÇAĞLA GENİŞ

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından düzenlenen Yerel Tohum Buluşması etkinliği Kemalpaşa’da gerçekleştirildi.

Türkiye'de ilk defa düzenlenen etkinlik Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar'ın katılımı ile Park Orman Kemalpaşa'da gerçekleştirildi. Etkinlikte ayrıca, Ege Bölgesi illeri arasında yöresel yemek yarışması düzenlenecek, illere ait stantlarda yerel tohumlar ve tarımsal ürünler sergilenecek. Şenlik tadında geçen etkinlikte, tıbbi-aromatik bitki dikimi ve hatıra fidan dikimi de gerçekleştirilecek.

“ÖNEMLİ BİR UYANIŞ”

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, köyden kente göçün ve hızlı sanayileşmenin tarımsal faaliyetleri olumsuz etkilediğinin altını çizerek, “Toprağımızın emektarı çiftçi kardeşlerim… Güzel İzmir'in bereketli toprakları bizi kendine mıknatıs gibi çekti ve burada buluştuk. Toprak bizim en değerli sermayemizdir. Farklı özellikleri ile ülkemizin dört bir tarafı bize değişik nimetler sunuyor. Ne yazık ki köyden kente göç ve hızlı sanayileşme tarımsal faaliyetlerimizi olumsuz etkilemiştir. Dünyada tarımsal faaliyetler doğallıktan uzaklaşmakta hemen her şey sunileşmektedir. Doğal ve temiz gıda arayışı hat safhalardadır. Gıda konusu küresel kapitalizmin eklinde silaha dönüşmüştür. Dünyada nüfusun çoğaldığını, tarımsal verimliliğin ancak kimyasallarla mümkün olduğunu söylüyorlar. Oysa dünyada gıda kıtlığından çok gıdaya erişimde sıkıntılar vardır. Vicdanların buna bir dur demesi lazım. Tarım emperyalizminin önüne geçilmesi, kendi kendine yeter tarım politikaları geliştirilmeleri gerekiyor. Milli Tarım Projesi ülkemizi adına önemli bir uyanıştır” ifadelerini kullandı.

“GELECEĞİMİZİN TEMİNATI”

Ata tohumun Türkiye'ye birçok açıdan avantaj sağladığını kaydeden Erdoğan, İzmir’in gen kaynakları bakımında zengin bir tabiat harikası olduğunu belirtti. Erdoğan, “Milli tarım hareketi tam da buradan başlamalıdır. Tohumu kontrol eden, gıdayı kontrol eder. Yerel tohum geleceğimizin teminatıdır. Tarım konusunda kendi kendine yeten bir ülke haline gelebiliriz. Gelecek nesillere ambarları dolu bir Türkiye bırakabiliriz. Ata tohumlarının gen bankalarında saklanması çok önemlidir fakat yeterli değildir. Tohumların doğal ortamında kendi mevsiminde düzenli olarak her yıl canlı ekimler yapılarak yaşatılması en iyi yöntemdir. İnşallah bu girişim, bu doğallaşmayı da sağlayacaktır. Böylece Anadolu'muzun eşi benzeri bulunmayan lezzetlerinin korumuş ve çoğaltmış olacağız. Buradan yayılan dalga zamanla Türkiye'nin bütün bölgelerine inşallah yayılacaktır. Eğer toprağı bilinçle eker, bilinçle sürersen geleceğimizi sağlam temellere oturtmuş oluruz. Toprak bize aynı zamanda şifa da dağıtır. Bitkilerle tedavi tüm dünyada etkin ve yaygın şekilde uygulanmaktadır. Türkiye'de de bilinçlenme süreci yaşıyoruz. Bugün Ege'nin maharetli kadınları ile de tanışacağız. Yerel lezzetleri nesillere aktarmak noktasında böyle girişimler takdire şayandır” şeklinde konuştu.

BAKAN ÇELİK DÜNYAYA SESLENDİ

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ise, tarımın en eski ama hiç eskimeyen, medeniyetleri inşa eden, sanayileşmeye rağmen önemini koruyan stratejik önemi sahip bir sektör olduğunu ifade ederek, “Dünyada 800 milyon aç insan var. 39 ülkede gıda erişimi, 80 ülkede de su erişim sorunu var. 600 milyon insan obez. 8 kişinin serveti dünya nüfusunun yarısına eşit. Çelişkilerle dolu bir dünyada yaşıyoruz. İnsan çok ama insanlığın kıt olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Kuraklık nedeniyle 2030 yılında 700 milyon insanın yaşadığı yeri terk edeceği belirtiliyor. 3 milyon mülteciyi sorun haline getirenler, acaba bu 20 yıl içinde 700 milyon insana nasıl bir çözüm bulacak? Sözüm ona gelişmiş ülkeler, sadece istatistiki veriler tutuyor. Şu kadar insan denizde boğuldu, şu kadar insan bombalarla öldü diye geçiştirmeye çalışıyorlar. İnsanı doyurmak mümkün ama bu açgözlüleri doyurmak mümkün olmadı. Onun için bu anlamlı törende çağdaş dünyaya sesleniyoruz. Teröristlere ve darbecilere kucak açıyorsunuz. Hiç olmazsa aç olan, bombaların altında inleyen insanlara kucak açın. Zerre kadar insanlık kalmadı mı?” dedi.

NİFAK DEĞİL BEREKET TOHUMLARI

Tarımsal üretimin artmasının büyük önem taşıdığını belirten Bakan Çelik, ihracatı 17 milyar dolardan 40 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Bakan Çelik, devamında şunları kaydetti:  “Önümüzdeki süreçte bizi bekleyen çok ciddi tehlikeler var. Gıda savaşları ile dünya insanlığının karşı karşıya olduğunu unutmayalım. İhracatı 17 milyar dolardan 40 milyar dolara çıkarmak için kolları sıvadık. Bunlar için milli tarım projesini oluşturduk. 141 ovayı tarımsal sit alanı ilan ettik. Oraya bir çivi çakmak bile mümkün değil. Bununla da kalmayacağız. 300 ovayı tarımsal sit olanı yapacağız. Tarım alanlarına sahip çıkacağız. Babadan, dededen, atadan kalma 'geçim tarımcılık dönemi' bitti. Üretim için seferber olmalıyız. Bilim ve teknolojiyi kullanmalıyız. Bitki türlerimizi korumak ve yaygınlaştırmak durumundayız. Hayvan ithal etme anlayışı Türkiye'ye yakışmıyor. Niye başka ülkenin çiftçisini zengin edeceğiz? Onun için çok yoğun bir şekilde, hayvancılıkla ilgili desteği arttıracağız. 14.5 milyon hektarın üzerinde ekim yapılıyor. Toprak büyümüyor, küçülüyor. Yerli tohumlarımız olacak. Nifak değil, bereket tohumları olan güzel bir Türkiye'de yaşayacağız.”

Haber Merkezi