21 Temmuz 2026, Salı 06:07
30°C İzmir

EŞİK ve Afgan kadın hakları savunucularından ortak çağrı

EŞİK'in Afganistanlı kadın hakları savunucularıyla düzenlediği uluslararası toplantıda, Taliban'ın kadınlara yönelik sistematik baskı politikalarının ‘toplumsal cinsiyet apartheidı’ olduğu vurgulandı

EŞİK ve Afgan kadın hakları savunucularından ortak çağrı haberinin görseli
4 dk okuma süresi

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Afganistan'da Taliban'ın kadınlar ve kız çocuklarına yönelik uygulamalarını ele almak amacıyla uluslararası bir çevrimiçi toplantı düzenledi. Afgan insan hakları savunucusu Shaharzad Akbar ile anayasa hukukçusu Ghizaal Haress'in konuşmacı olduğu toplantıda, Taliban'ın kadınları kamusal yaşamdan dışlayan sistematik politikalarının ‘toplumsal cinsiyet apartheidı’ niteliği taşıdığı belirtilirken, rejimin uluslararası alanda normalleştirilmesine karşı ortak mücadele çağrısı yapıldı.
EŞİK'in 15 Temmuz'da gerçekleştirdiği çevrimiçi toplantıda, Taliban'ın 2021'de yeniden iktidara gelmesinin ardından Afganistan'da kadınların maruz kaldığı hak ihlalleri ile Afganistanlı Kadınlar için Halk Mahkemesi deneyimi ele alındı. Toplantının açılışını yapan sosyolog ve EŞİK gönüllüsü Özlem Altıok, Afganistan'da kadınların ve kız çocuklarının yaşadığı tablonun bugün dünyadaki en ağır kadın hakları krizlerinden biri olduğunu söyledi.

esik

BÜTÜNLÜKLÜ BİR BASKI REJİMİ

Altıok, EŞİK'in Taliban'ın iktidara gelmesinden hemen sonra “Taliban'ı tanımıyoruz, Taliban'ı tanıyanı da tanımıyoruz” açıklaması yaptığını hatırlatarak, platformun o tarihten bu yana Afgan kadınlarla dayanışmasını sürdürdüğünü, uluslararası toplantılar düzenlediğini ve Birleşmiş Milletler nezdinde girişimlerde bulunduğunu belirtti. Taliban rejiminin kadınları toplumsal yaşamın dışına iten uygulamalarının ‘toplumsal cinsiyete dayalı apartheid’ olarak tanınması için savunuculuk yürüttüklerini ifade etti. Toplantının konuşmacılarından Afgan insan hakları kuruluşu Rawadari'nin Direktörü Shaharzad Akbar ise Taliban yönetiminin kadınlara yönelik sistematik baskılarının uluslararası toplum tarafından sıradanlaştırılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Taliban'ın kadınları kamusal yaşamdan silmeye yönelik politikalarının münferit ihlaller değil, bütünlüklü bir baskı rejimi oluşturduğunu belirten Akbar, hiçbir devletin Taliban yönetimini meşru bir hükümet olarak tanımaması gerektiğini dile getirdi.

DAYANIŞMANIN BÜYÜTÜLMESİ ÇAĞRISI

Akbar, 2025 yılında Madrid'de gerçekleştirilen Afganistanlı Kadınlar için Halk Mahkemesi'nin, Taliban yönetimi altında yaşanan sistematik hak ihlallerini görünür kılmak amacıyla oluşturulduğunu belirterek, mahkemenin aynı zamanda Taliban'ın uluslararası alanda normalleştirilmesine karşı güçlü bir itiraz niteliği taşıdığını söyledi. Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerin ‘pragmatik angajman’ politikalarının Afgan kadınların yaşadığı ağır hak ihlallerini görünmez hale getirdiğini savundu. Anayasa hukukçusu Ghizaal Haress ise Taliban'ın kadınlara yönelik uygulamalarının Roma Statüsü kapsamında ‘toplumsal cinsiyete dayalı zulüm’ niteliğinde insanlığa karşı suç oluşturduğunu belirtti. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Taliban liderleri hakkında çıkardığı tutuklama kararının önemine dikkat çeken Haress, uluslararası hukukta ‘toplumsal cinsiyet apartheidı’ kavramının açık şekilde tanınması gerektiğini ifade etti. Toplantıda ayrıca, henüz 12 yaşındayken babasının borcu karşılığında evlendirilmeye direndiği için yaklaşık iki yıldır cezaevinde tutulan Türkmen kız çocuğu Sıdıka'nın durumu da gündeme getirildi. Afganistan'da artan yoksullukla birlikte zorla ve erken yaşta evliliklerin yaygınlaştığına dikkat çekilen toplantı, Afgan kadınlarının adalet, özgürlük ve eşitlik mücadelesiyle dayanışmanın büyütülmesi çağrısıyla sona erdi.

- REKLAM -
İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.