Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Ezgi Apartmanı’nın depremde yıkılmasına ilişkin davaya devam edildi. Zemin kattaki pastanede kolonların kesildiğinin belirlenmesi üzerine açılan dosyada, 3’ü tutuklu olmak üzere 7’si kamu görevlisi toplam 11 sanık yargılanıyor.
Duruşmaya, “olası kastla kasten öldürme ve yaralama” suçlamasıyla 876’şar yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep edilen tutuklu pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu (60) ve Mustafa Pekel (50) ile pastanenin iç mimarı tutuklu Ertan Danacı (54) katıldı. Ayrıca “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis istemi bulunan fenni mesul Mehmet Tekin (62) ile taraf avukatları ve depremde yakınlarını kaybedenler de salonda yer aldı.
Kamu görevlisi sanıklar arasında yer alan dönemin belediye ve imar birimi çalışanlarının bir kısmı ise duruşmaya katılmadı.
DÖRDÜNCÜ BİLİRKİŞİ RAPORU DOSYAYA GİRDİ
Mahkeme heyeti, önceki celsede Pamukkale Üniversitesi’ne gönderilen dosya kapsamında hazırlanan raporun mahkemeye ulaştığını açıkladı. 8 kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan 85 sayfalık raporda; müteahhit, statik proje sorumlusu, fenni mesul, pastane işletmecileri ve belediye görevlilerinin “asli kusurlu” oldukları tespitine yer verildiği belirtildi.
Depremde yakınlarını kaybedenlerin avukatları, yeni raporla birlikte dosyada eksik kalmadığını savunarak, davanın esas hakkında mütalaa için savcılığa gönderilmesini talep etti. Aileler ise sanıklardan şikayetçi olduklarını yineleyerek en ağır cezaların verilmesini istedi.
‘EDEBİYATÇILAR GİBİ RAPOR YAZMASINLAR’
Sanıklardan Mehmet Tekin, bilirkişi raporunu kabul etmediğini, heyetin teknik veriler yerine kanaatle hüküm verdiğini söyledi. Arsa sahibiyle müteahhit arasındaki sözleşmede yer alan ve bu yönden kendisine kusur atfı yapılan dubleks dairenin de binada olmadığını belirten Tekin, “O fotoğraflar tanıtım kataloğu, binada dubleks daire yoktur. Çatıya çıkan merdiven yoktur. Ben 40 yıllık inşaat mühendisiyim fenni mesulün proje denetleme yetkisi yoktur. Bilirkişiler edebiyatçılar gibi rapor yazmasınlar” dedi.
'TANIK OLARAK GELMİŞTİM, SANIK OLARAK KARŞINIZDAYIM'
Ertan Danacı ise savunmasında dekorasyon işi yaptığını, iş yaparken de işveren ile sözleşme imzaladığını ve sözleşmenin dışına çıkmadığını söyledi. Danacı, “Aslında haksız bir linç kampanyası var. İlk başlarda ben buraya tanık olarak gelmiştim ama şu an sanık olarak karşınızdayız. Bu binayı tasarlayan, yapan tutuklu bir kişi kalmadı. Raporlarda kusurlu olmayan ben tutukluyum. Bu kadar benim lehime olan şeyler varken neden hala tutukluyum? Suçluysam suçumu çekeyim. Hayatım alt üst oldu. Ailem, işim bitti. Kim suçluysa o cezasını çeksin. O yüzden tahliyemi talep ediyorum raporlara göre suçsuzum ve en çok tutuklu bulunan benim” diye konuştu.
'SÖZLEŞMEYİ BAKMADAN İMZALADIM'
Mustafa Pekel de suçlamaları kabul etmeyerek bilirkişi raporunda aleyhte olan bölümleri kabul etmediğini belirtip tahliyesini talep etti. Mahkeme başkanının, “Sözleşme içeriğine baktığımızda iddia edilen tadilatlar sözleşmede yer almıyor. Sözleşmede şöyle bir ibare var. Yıkım, söküm, molozların kaldırılması işverene ait. Sözleşmenin içeriğini biliyor musun?” diye sorması üzerine Pekel, “Ertan Bey ile işi sözleşme karşılığı verdiğimiz için anahtar teslimi deriz. Sözleşmenin içeriğini de bilmiyorum, sözleşmeye bakmadan imzaladım. Biz Ertan Bey ile buranın ihtiyaçları olan dekorasyonla ilgili anlaşmalar yaparız. Yıkım, sökümle ilgili havalandırma yapılacaksa havalandırma firması aranıyor, su tesisatı yapılacaksa su tesisatçısı aranıyor” dedi.
Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Ertan Danacı aramızdaki sözleşmede ne varsa onu yaptı. Sözleşme dışına çıkmadı o zaman öyle mi anlamalıyım” diye sorması üzerine Mustafa Pekel, “Evet” diye cevap verdi.
'SÖZLEŞMEYİ MUSTAFA BEY İLE YAPMIŞLAR'
Sami Kervancıoğlu da suçlamaları kabul etmeyerek savunmasında tahliyesini talep etti. Kervancıoğlu, “Ben zaten daha önceki savunmamda da söylemiştim tadilatlarla bir ilgimin olmadığını. O savunmalarımı tekrar ediyorum. Ertan Danacı ile olan sözleşmeyi Mustafa Bey ile beraber yapmışlar, sözleşmenin içeriğinden bir bilgim yok. Tahliyemi ve beratimi talep ediyorum” dedi.
‘YÜZLERCE DEPREM DOSYASI VAR NEDEN ONLARA YÖNELİK BİR HAYIR İÇİN DURUŞMALARA GİRİLMİYOR?’
Sanıkların savunmalarının ardından avukatları savunma yaptı. Tutuklu sanık Sami Kervancıoğlu’nun damadı avukat Mesut Çakar, dava dosyasının içerik olarak en basit deprem dosyası olduğunu belirterek, “Ama ne yazık ki Twitter yargısı olarak şu anki en zor dosya. Çünkü yargılamanın başından beri iddia makamı sanıklar hakkında lehte ve aleyhte olan delilleri toplamakla görevli bir makam ama sayın iddia makamı bizim lehimize olan bir kelimeyi dahi dosya kapsamına almamıştır. Biz iddia makamının dosyaya çok ön yargılı olduğunu veya Twitter mahkemesine uyduğunu düşünüyoruz. Bizim suçumuz sosyal medyada algı yaratmamak mı? Bir takım meslektaşlarım şey yapacak ama yüzlerce deprem dosyası var neden onlara yönelik bir hayır için duruşmalara girilmiyor? Çünkü Ezgi Apartmanı şov yapılacak bir dosya” diye konuştu.
‘SAYGISIZLIĞIN, TERBİYESİZLİĞİN ANLAMI YOK’
Mesut Çakar’ın bu sözleri, müşteki avukatlarının tepkisini çekti ve duruşmada gerginlik yaşandı. Avukat Rezan Epözdemir, hem Mesut Çakar’a hem de mahkeme başkanına tepki göstererek, “Bu nasıl bir saygısızlık. Sizin meslektaşınıza hakaret ediyor, saygısızlık yapılıyor kesmiyorsunuz. Aynı şeyi biz yapsaydık keserdiniz sayın başkan. Böyle bir saygısızlık olabilir mi? Kadın gelmiş bizden yardım istiyor, vekilliğini yapmayalım mı? Ben Rönasans’ta yapıyorum, burada yapıyorum, yüzlerce dosyada yapıyorum. Saygısızlığın, terbiyesizliğin anlamı yok. Herkes haddini bilecek” dedi.
Epözdemir’in bu sözlerine taraf avukatları da karşılık verince salonda gerginlik büyüdü. Bunun üzerine mahkeme başkanı duruşmaya ara vermek zorunda kaldı.
ERTAN DANACI’YA TAHLİYE, 2 KAMU GÖREVLİSİNE SUÇ DUYURUSU
Duruşma sonunda mahkeme heyeti Ertan Danacı’nın tahliyesine, Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel’in tutukluluk halinin devamına, raporun bazı bölümlerinde içerik ve sonuç arasında çelişki olduğundan dolayı dosyanın ek rapor için aynı bilirkişiye gönderilmesine, son rapora göre kusur atfedilen belediye görevlileri Hacı Mehmet Güner ve Mehmet Sezal hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ve ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan yargılanan kamu görevlilerinin suç vasıflarının değişme ihtimaline karşı ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan ek savunmalarının alınmasına karar verip davayı 6 Temmuz’a erteledi.