Facialarda adı var TCK’da suçu yok!

Alan genişletmek için yapılan ve felaketlere zemin hazırlayan ‘kolon kesme’ İzmir depreminde de gündem oldu. Yıkılan bazı binalar için zemindeki dükkanların kolon kestiği iddiası ortaya atıldı. Ancak ölümcül sonuçları olan eylem için Türk Ceza Kanunu’nda doğrudan bir suç maddesi yok!


  • Oluşturulma Tarihi : 12.11.2020 07:53
  • Güncelleme Tarihi : 12.11.2020 07:53
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Facialarda adı var  TCK’da suçu yok!

ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER
Merkez üssü Seferihisar olan 6.6 şiddetindeki depremle sarsılan İzmir, kaybettiği 115 canın ardından yaralarını sarmaya devam ediyor. Evleri yıkılan ya da ciddi sayıda hasar alan binlerce insan çadır kentlerde yaşama tutunmaya çalışırken, kentteki hasar tespit çalışmalarında da sona yaklaşıldı. Yıkılan binalar için ortaya atılan kolon kesme ve hatalı yapım iddiaları üzerine geçtiğimiz günlerde aralarında müteahhitlerin de olduğu 9 kişi gözaltına alınırken, şüphelilerden 7’si ise çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu. Soruşturma kapsamında görevlendirilen bilirkişiler yıkılan ve hasar gören binalardan beton örnekleri alırken, söz konusu binaların yapımından sorumlu kişilerin tespit edilmesi için yerel yönetimlerden ruhsat, proje, plan ve kroki işlemlerinin örnekleri de talep edildi.



‘ÖLÜME SEBEBİYET VERME’
Öte yandan Türkiye’de yaygın şekilde yapılan ‘kolon kesmenin’ ölümcül sonuçları her depremde olduğu gibi İzmir depreminde de gündeme geldi. Depremiz merkezi Bayraklı ilçesinde yıkılan bazı binalar için zemin katta bulunan dükkanların kolon kestiği iddia edildi. Peki yıkılan binalarda kolon kesildiğinin ispat edilmesi halinde bunu yapan kişiler ne ceza alacak? Ölümcül sonuçları da olan söz konusu eylem için Türk Ceza Kanunu’nda doğrudan bir suç olmadığını kaydeden İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Deman Güler, “Depremin ardından binanın bu sebeple yıkıldığının ispatlanması halinde TCK 85. madde gereği ‘tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme’ suçundan yargılama yapılır ve 22 yıla kadar ceza verilebilir. Fakat ölümler yaşandıktan sonra cezalandırmanın hiçbir manası yok. Binanın yapısını bozmak, kolon kesmek ve kirişlere zarar vermek gibi eylemlerle ilgili doğrudan Türk Ceza Hukuku’na bir suç tasnif edilip düzenlemeler yapılmalıdır. Çünkü Türkiye’de maalesef böylesine yaygın ve ciddi bir konu var” dedi.
BAŞLI BAŞINA SUÇ OLMASI GEREKİR
Depremden sonra yıkılan binalarda meydana gelen ölüm ve yaralanma olaylarında ‘kolon kesme’ ispatlandığı takdirde ‘taksirle öldürme veya taksirle yaralama’ suçlarının söz konusu olacağını ve bu suçun da Türk Ceza Kanunu’nun 85. Maddesine göre düzenlendiğini belirten İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Deman Güler, “Türk Ceza Kanunu’nda doğrudan ‘kolon kesme’ ya da ‘binanın yapısına zarar verme’ şeklinde bir suç yok. Mülkiyet hakkının ihlali üzerinden, ‘mala zarar verme’ diye bir suç var. Eğer bunu yapan kiracı ise ev sahibi şikayetçi olabilir. Deprem sonrası kolon kesme işleminden dolayı evi hasar görenler de bunu yapan kişiden ‘mala zarar verme’ suçu üzerinden şikayetçi olabilir. Ancak bunun cezası 1 ila 4 yıl arasında değişiyor. Depremin ardından binanın bu sebeple yıkıldığının ispatlanması halinde ise TCK 85. madde gereği ‘tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme’ suçundan yargılama yapılır ve 22 yıla kadar ceza verilebilir. Fakat ölümler yaşandıktan sonra cezalandırmanın hiçbir manası yok. Binanın yapısını bozmak, kolon kesmek ve kirişlere zarar vermek gibi eylemlerle ilgili doğrudan Türk Ceza Hukuku’na bir suç tasnif edilip düzenlemeler yapılmalıdır. Mesela kolonların içerisini delerek boru ya da kablo geçiriyorlar... Bunun başlı başına suç olması gerekir. Çünkü kişi kendi evindeki kolonu keserse mülkiyeti ona ait olduğu şikayetçi olamıyorsunuz ama tüm bina bundan etkilenebiliyor. Bu yüzden özel nitelikli bir suç düzenlemek gerekiyor. Çünkü Türkiye’de maalesef böylesine yaygın ve ciddi bir konu var” ifadelerini kullandı.
 

Haber Merkezi