14 Ekim 2026,Çarşamba 19:49
İlkses Gazetesi - İzmir Haberleri

Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra’nın istismar davasında karar! Sanık beraat etti

Fatmanur Çelik ile kızı Hifa İkra’nın ölümünden önce gündeme gelen istismar iddiaları kapsamında, Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi A.Ş. hakkında açılan davada mahkeme beraat kararı verdi.

Oluşturulma:
Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra’nın istismar davasında karar! Sanık beraat etti haberinin görseli
5 dk okuma süresi

Geçtiğimiz mart ayında annesi Fatmanur Çelik ile birlikte şüpheli şekilde hayatını kaybeden Hifa İkra’ya yönelik istismar iddiasıyla Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi A.Ş. hakkında açılan davanın karar duruşması, İstanbul Anadolu Adliyesi’ndeki İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mahkeme heyeti, davanın sanığı A.Ş. hakkında beraat kararı verdi.

MAHKEMEDEN GİZLİLİK KARARININ KALDIRILMASI TALEBİNE RET

Duruşma öncesinde adliye önünde bir araya gelen kadınlar, “Fatmanur ve Hifa İkra için adalet istiyoruz” sloganıyla basın açıklaması gerçekleştirdi.

Açıklamanın ardından başlayan duruşmada mahkeme heyeti, davaya katılma taleplerini değerlendirdi. İstanbul Barosu, Bursa Barosu, Emek Partisi ve Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği dosyaya müdahil olma talebinde bulundu.

Duruşmaya katılan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Müjde Tozbey de dosyadaki gizlilik kararının kaldırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, bu talebi kabul etmedi.

ikra

REKLAM

KADIN ÖRGÜTLERİ DURUŞMA SALONUNU TERK ETTİ

Evrensel’de yer alan habere göre, duruşma sona ermeden savcının beraat talebinde bulunması ve mahkeme heyetinin avukatlara savunma hakkı tanımadığı yönündeki tepki üzerine kadın örgütleri ile siyasi partilerin avukatları harekete geçti.

Mahkeme heyetini alkışlarla protesto eden avukatlar ve kadın örgütü temsilcileri, duruşma tamamlanmadan salonu terk etti.

Duruşma sonrası yapılan açıklamada duruşma salonunda Türkiye Barolar Birliği, İstanbul Barosu, Bursa Barosu Kadın Hakları Komisyonu, İYİ Parti, Yeni Parti, Deva Partisi, Emek Partisi, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Avukat Hakları Sendikası, Kadın Dayanışma Komiteleri, milletvekilleri ve birçok kadın örgütünün bulunduğunu aktaran Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Müjde Tozbey, “Taleplerimiz dinlendi fakat savcılık, 1,5 yıl sonra şikayetçi olunması ve istismar sırasında tanık bulunmaması gerekçeleriyle istismarcı baba hakkında beraat talep etti. Oysaki hiçbir istismarcı, çocukları istismar ederken yanında tanık bulundurmaz ve ceza zamanaşımı 20 yıldır. Hifa İkra’nın annesinin öldürülme korkusuyla yaşadıklarını başta anlatamadığı, daha sonra doktorlara anlattığı ve davanın doktor raporlarıyla açıldığı açıktır” şeklinde konuştu.

Tozbey açıklamasının devamında, “Biz tüm kurumlar olarak duruşma salonunu alkışlayarak protesto ettik. ‘Bizi konu mankeni olarak kullanmanıza izin vermeyeceğiz’ diyerek heyeti reddettik ve duruşma salonunu terk ettik. Türkiye tarihi bugün Gülistan Doku’yu, Rojin’i unutmadı, Fatmanur ve Hifa’yı da unutturmayacağız” diye konuştu.

NE OLMUŞTU?

İstanbul’da yaşayan Fatma Nur Çelik, Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi A.Ş. tarafından henüz çocuk yaşlardayken istismara uğradığını ve ilerleyen süreçte bu kişiyle evlendirildiğini öne sürmüştü. Çelik, kızı Hifa İkra Şengüler’in de 3 yaşından itibaren aynı kişinin istismarına maruz kaldığını iddia etmişti.

Hakkında açılan dava devam ederken Fatma Nur Çelik, İstanbul Kartal’daki Anadolu Adliyesi önünde bir süre adalet nöbeti tutarak yaşadıklarını kamuoyuyla paylaşmış ve destek çağrısında bulunmuştu.

REKLAM

Çocukluk döneminde istismara uğradığını ve zorla evlendirildiğini anlatan Çelik, kızının da benzer şekilde istismar edildiğini ileri sürmüştü. Yaşadıklarının ortaya çıkarılması ve sorumluların cezalandırılması talebiyle haftalar boyunca adliye önünde eylem yapan Çelik, sesini duyurmaya çalışmıştı.

Ancak Fatma Nur Çelik ile kızı Hifa İkra Şengüler’in cansız bedenleri, 2 Mart gecesi İstanbul’un Zeytinburnu ilçesindeki Kazlıçeşme sahilinde bulunmuştu.

Adalet nöbeti sırasında açıklamada bulunan Çelik, olası bir ölüm durumuna vurgu yaparak şu ifadeleri kullanmıştı:

“Bu aşamada benim intiharım asla söz konusu değildir. Başıma bir şey gelirse bunun intihar gibi gösterilmesine izin verilmemesini istiyorum. Bu kadar doktor raporu varken, bu kadar mücadele ederken neden evladımın elimden alınmasıyla tehdit ediliyorum? Yanımda olması gerekenler neden karşımda duruyor? Fakir ve kimsesiz olduğumuz için bizi kurban etmek daha mı kolay?”

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.