Gıda krizi kapıda

ZMO İzmir Şube Başkanı Ferdan Çiftçi, iklim değişikliğine karşı küçük çiftçilerin bilgi başta olmak üzere her yönden desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, “Çünkü küçük üreticinin bu bilgiyi parayla alabilecek durumu yok. Bunları yapmadığımız zaman 2030’da bir gıda krizi ile karşılaşmamız çok sürpriz olmayacaktır” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 21.02.2017 07:53
  • Güncelleme Tarihi : 21.02.2017 07:53
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Gıda krizi kapıda

ÖZKAN PEKÇALIŞKAN - ÖZEL HABER

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FOA) Genel Direktörü José Graziano da Silva, gıda sistemlerini iklim değişikliğine karşı daha dirençli getirme çabalarının başarısız olması durumunda bir çok bölgede gıda üretiminin ‘ciddi olarak tehlikeye gireceği’ ve açlık ile aşırı yoksulluğu 2030 yılına kadar bitirmek için devam eden uluslararası çabaların başarısızlığa mahkum olacağı uyarısında bulundu.

Dubai’de gerçekleşen Dünya Yönetim Zirvesi’nde konuşan Graziano da Silva, değişen iklim koşullarına uyum için özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki küçük çiftçilerin daha fazla yardıma ihtiyacı olduğunun altını çizdi.

UYARILAR DİKKATE ALINMALI

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Ferdan Çiftçi, FAO’nun yapmış olduğu toplantıda yaptığı uyarıların dikkate alınması gerektiğini belirterek, “Bizim de hep söylediğimiz gibi gelecekte en önemli şey tarım ve gıda olacaktır. Buna sahip çıkmamız gerekiyor. Tarım ve gıda üretiminin sürdürülebilir olması son derece önemlidir. Bunu da tehdit eden birinci derecede faktörlerden birisi küresel iklim değişikliğidir. FAO’nun yayınladığı bildiride dediği gibi iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek olan sektörlerin başında tarım ve gıda sektörü geliyor. Buna karşı olarak da en zayıf kesim küçük üreticiler olarak gözüküyor. Türkiye’de olduğu gibi dünyada da gıda ve tarım üretiminin büyük bir kısmını küçük üreticiler sağlıyor” dedi.

KÜÇÜK ÜRETİCİ ETKİLENECEK

Küçük üreticilerin desteklenmesi gerekliliğini belirten bir yaklaşım benimsendiğini ancak ne yapılabileceği konusunda net bir şey söylenmediğini dile getiren Çiftçi, “Yapılması gereken şeyleri bildiğimiz için Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak ‘Tarım Haftası’ etkinlikleri çerçevesinde iklim değişikliği ve tarım sempozyumu yaptık ve bu durumu tartıştık. Küçük üretici kesimi, özellikle bizim gibi parçalı yapıya sahip, gelişmekte olan ülke üreticilerinin küresel iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek olan kesimdir. Buna karşı küçük üreticilerin korunaklı hale getirilmesi gerekiyor. Zaten girdi maliyetleri çok yüksek tarımda açıkta yapılan bir üretim olduğu için bu küresel iklim değişikliğine bağlı iklim kaymalarından zamansız aşırı yağışlardan, zamansız dolu, don ve kuraklık vb. etkilerden en fazla etkilenen küçük üreticilerdir” şeklinde konuştu.

2030’DA GIDA KRİZİ SÜRPRİZ OLMAZ

Su kaynaklarının korunması gerektiğine ve su kaynaklarını kirletmeden koruyucu tedbirlerin alınması gerektiğine işaret eden Çiftçi, “Üreticilerin üzerindeki girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerekiyor ve iklim değişikliğinden kaynaklı zararlara karşı destekleme sistemlerinin buna göre çeşitlendirilmesi gerekiyor. Kendi kaynaklarımız için koruyucu tedbirler alıp küçük üreticilerin bunlara ulaşmasını sağlamalıyız. Bunları yapmadığımız zaman 2030-2040’ta bizim bir gıda krizi ile karşılaşmamız çok sürpriz olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

KAMU ÇEKİLMEMELİ

Çiftçi, dünyadaki gıda arzının güvencesinin küçük üreticiler olduğuna değinerek, sözlerini şöyle noktaladı: “Küçük üreticilerin bilgi, destekleme ve girdi maliyetleri açısından ülkeler tarafından desteklenmesi gerekiyor. Bizim de ülkemizde bunların yapılması gerekiyor. Çiftçinin bilgi ile buluşmasından kastımız kamunun çiftçi eğitim ve yayım hizmetlerinden çekilmemesidir. Çünkü küçük üreticinin bu bilgiyi parayla alabilecek durumu yok. Bunun dışında tarım danışmanlarının da daha fazla desteklenerek küçük üreticinin bu bilgi ile buluşmasının sağlanması gerekiyor. Şu anda yapılanlar ise bunun tam tersi. Tarım danışmanlarının desteklenmesi azaltıldı. Değişiklik yapıldı ama bu destekleme yetersizdir. Bu bir kamu hizmetidir. Kamu hizmeti olarak görülüp bakanlık teşkilatı tarafından yapılamıyorsa da tarım danışmanları ve çiftçi örgütleri üzerinden bu hizmetin sağlanması gerekiyor. Aynı zamanda küçük üreticilerin tarım sigortaları ile ilgili desteklerin arttırılması ile poliçe ödeme zamanları ile primlerinin düzenlemelerinin küresel iklim değişikliğine uyumlu hale getirilmesi gerekiyor.”

Haber Merkezi