GÜNDEM

İBB davasında 101’inci duruşma! Gözler mahkemenin ara kararında

İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk davasında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanık yeniden hakim karşısına çıktı. İmamoğlu’nun savunmasıyla devam eden duruşmada, mahkemenin bugün ara karar açıklaması bekleniyor.
Yazı Boyutu

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturması tamamlandı. Soruşturma kapsamında 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame düzenlendi.

İddianamede “örgüt lideri” olarak gösterilen İmamoğlu hakkında; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, suç gelirlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşlarını zarara uğratacak şekilde dolandırıcılık, kişisel verileri kaydetme, ele geçirme ve yayma, suç delillerini gizleme, haberleşmeyi engelleme ve kamu malına zarar verme suçlamaları yöneltildi.

Dosyada ayrıca rüşvet alma, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi ile Vergi Usul Kanunu, Orman Kanunu ve Maden Kanunu’na muhalefet suçlamaları da yer aldı.

Savcılık, iddianamede belirtilen 142 ayrı eylem nedeniyle Ekrem İmamoğlu’nun 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Söz konusu suçlamalar iddianamede yer alan savcılık iddiaları olup yargılama sürecinde değerlendirilecek.

'TÜRKİYE KENDİ İÇİNDE KAVGA ETMEKTEN YORULDU'

İmamoğlu, "Huzur, devletine güvenen insanlardan oluşan toplumdur. Bunun kadar önemli olan bir başka güven daha vardır. Birbirimize güvenmek. Türkiye kendi içinde kavga etmekten yoruldu. Çatık kaşlar, asık suratlar… 25 yıl aynı koltuktan insanlara korkuyu, öfkeyi, şiddeti, kötü kötü göstermekten yeter, bıktı mı millet? Güler yüz istiyor insan. Samimiyet istiyor, neşe istiyor, umut istiyor. Kimliklerimizi birbirimize karşı silah hâline getirmekten yoruldu. Mahallelerimizi birbirinden ayırmaktan, yaşam tarzlarımızı yarıştırmaktan, farklılıklarımızı sürekli bir korku sebebi hâline getirmekten yoruldu. Biz bunu değiştireceğiz. Biz bunu İstanbul’da yaptık. Bir memleketin nasıl yönetildiğini, insanına nasıl davrandığını anlamak istiyorsanız bazen her şeyden sıyrılıp önce sofranıza bakacaksınız. Kimler oturuyor o sofrada. Kimler ayakta bekliyor, kimler kapıda bırakılmış. Kimin önüne bir lokma ekmek koyulmuş, kimin tabağı boş ve en önemlisi, o sofrada kimin söz hakkı var. Kim ötelenmiş. Bu hakikati yıllarca unutturmaya çalıştılar bize. Bir başkasına yer açarsan senin yerin daralır, dediler. Yerini çalar bile dediler. Bizi birbirimizin varlığıyla korkuttular. Sofrayı daralttık, kapıları kapattık. Sonra da 'Bu memleket neden huzur bulamıyor?' diye sorduk. Herkes bu memleketin eşit ve onurlu bir parçasıdır" şeklinde konuştu.

'BU DOSYADA 31 MART’TA SANDIĞA GİDEN MİLYONLAR YARGILANIYOR'

İmamoğlu, "Bu dosyanın kapağında benim adım yazıyor; 'Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü.' Bu dosyada yargılanmak istenen ben değilim. Bu dosyada 31 Mart’ta sandığa giden milyonlar yargılanıyor. Ben burada savunma yapmıyorum. Bu iftiranameyi yazanları ve yazdıranları yargılıyorum. Bu salonda aylarca benden hesap soruldu, ben de şimdi milletimin huzurunda bu dosyanın defterini kapatıyorum. 560 milyar dediler, 560 kuruş bulamadılar. Rakamı 160 milyara indirdiler. 'Örgüt' dediler, şemaya koydukları adam 'Ben örgüt yöneticisi değilim' dedi. 'Casus' dediler, delil diye 5 dakikalık bir ziyaretin fotoğrafını koydular. Aynı beyefendinin devletin en üst düzey yetkilileriyle geçmişten bugüne onlarca fotoğrafı var. O Cumhurbaşkanı Yardımcısı, o Milli İstihbarat Başkanı; İmamoğlu hapiste ve casus. 'Rüşvet' dediler, rüşvet verdiği söylenen 'Hissettik' dedi. Parayı aldığı söylenen beni ilk defa Emniyet’te gördüğünü söyledi. Bizim elimizde noter var, tapu var, dekont var, Sayıştay var, Hazine izni var, kurum içi denetimler var. MAPEG yazısı var, Sosyal Güvenlik Kurumunun borcu yoktur yazısı var. Onların elinde ne var? Tahliye ile takas edilmiş, eşiyle, çocuğuyla, malıyla sıkıştırılmış insanların ağzından alınmış cümleler var. Bir de neyi bulacağı önceden söylenmiş bilirkişilerin raporları var. 155’e çıkartıldı eylem. Hangisinde bana dair somut bir belge var? Ben ayrıcalık istemiyorum. Bu ülkede yarın hukuk geri geldiğinde bu dosyayı kuranlar da hakim karşısına çıkacak. Şafak vakti kapıları kırılmadan çıkacak insanlar, avukatlarıyla adil bir savunma yapacak insanlar; biz böyle bir Türkiye istiyoruz. Kapısı açılıp geceliğiyle kadını çekmek için gayret eden insanlar, sabah operasyonunu iffete, namusa saldıran bir anlayışı bu ülkeye yaşattırmamak için mücadele edeceğiz" dedi.