Kadınlar kararlı: Sözleşme için mücadeleye devam!

Türkiye’nin ilk imzacı olduğu İstanbul Sözleşmesi bugün itibariyle resmen yürürlükten kalktı. “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” diyerek mücadeleyi büyütme çağrısı yapan kadınlar ise sözleşmeyi savunmakta kararlı


  • Oluşturulma Tarihi : 01.07.2021 07:58
  • Güncelleme Tarihi : 01.07.2021 07:58
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Kadınlar kararlı: Sözleşme için mücadeleye devam!


ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER

Türkiye, 10 sene önce ilk imzacısı olduğu İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla bugün resmen çekildi. Ülkede her gün kadınlar katledilirken sözleşmeden çekilmenin yaşam hakkını yok sayan bir adım olduğunu savunan kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” diyerek tüm kadınlara mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

MÜCADELEMİN TEMELİ OLDU

Boşanmak istediği eşi tarafından defalarca bıçaklanan Aycan Beysülen, Türkiye’nin kadına yönelik şiddeti önlemede önemli bir adım olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesini öfke ve üzüntüyle karşılıyor. “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyorum” diyen Beysülen, “Yürürlükte olduğunda etkin uygulanması için mücadele ettiğimiz İstanbul Sözleşmesi’nin şimdi tamamen yok edilmesine karşı mücadele yürütüyoruz. Yıllardır ülkemizde onlarca kadın öldürülürken, öldürülmeye çalışılırken ki ben bunlardan birisiyim... Katiller, failler ne yargılandı ne de hapse atıldı. Küçücük yaşta annesini kaybeden çocukların gözyaşına bakmadı hiç kimse. Ortaya bahaneler sürüldü ve üstü kapatıldı. İstanbul Sözleşmesi’ni savunmak mücadelemin temeli oldu. Biz kadınlar sözleşmeden çekilme kararından vazgeçilmesini ve etkin uygulanmasını talep ediyoruz. Aramızdan bir kadının ayrılmasına tahammülümüz yok artık. Verdiğimiz bu mücadele sözleşme etkin uygulanıncaya dek devam edecek” ifadelerini kullandı.

UMUDUMU YİTİRMEME SEBEP OLUYOR

Annesi ve teyzesini erkek şiddetine kurban veren Figen Akta, “Memleketimizde bu kadar fazla kadın cinayetleri ve çocuk istismarları varken, İstanbul Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ve ne yazık ki ilk çekilen ülke de biz olduk. Kadınlara yönelik şiddetin temelinde kadın ve erkek eşitliğinin sağlanmamasından kaynaklanıyor ve bu eşitsizlik kadınların üzerinde baskı oluşturuyor. Bu sözleşme özellikle medeni durum, din, cinsel yönelim veya başka özellikler yüzünden ayrımcılığa maruz kalan birçok kadının güvenliğini sağlamak amacındaydı. Sanki savaş varmış gibi her gün kadınlar erkekler tarafından öldürülüyor. Annemi ve teyzemi kaybettiğimden beri artık haberlere bakamıyorum. Bir kadının daha katledildiği haberini okumak tüm umudumu yitirmeme sebep oluyor. Devlet kadınların yanında olması gerekirken bu durumu siyasallaştırıyor. Biz kadınlar erkekler tarafından aşağılanmak, şiddete uğramak ve tehdide maruz kalmak istemiyoruz. Ben ve diğer tüm kadınlar yaşamak istiyoruz, bizler yaşamayı hak ediyoruz. Mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

KADINLARIN AHI YAKANIZI BIRAKMAYACAK

Kızının şüpheli ölümünün aydınlatılması için hukuk mücadelesini sürdüren Filiz Demiral da, “Kızımı canice vahşice katleden Serkan Dindar’ın en ağır ceza alması için adliyelerde ve sokaklarda İstanbul Sözleşmesi’ne güvenerek mücadele ediyordum. Lakin 6284 sayılı yasa etkin uygulanmadığı gibi tek umudumuz olan İstanbul Sözleşmesi’ni de elimizden alıyorlar. Kızları katledilen anneleri adalet aramak için sokaklara, sosyal medyalara mecbur bırakan sistemi kınıyorum. Her gün kadınlar katledilirken katillere ödül gibi cezalar veriliyor. Yaşam hakları elinden alınan, umutları, hayalleri ve gülüşleri yarım bırakılan kadınların ahı yakanızı bırakmayacak. 6284 sayılı yasayı uygulayın. İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan elinizi çekin” dedi.

DİĞER HAKLARIMIZIN DA YOK EDİLECEĞİNİN İŞARETİ

Kadına şiddet ve cinsel istismar davalarına bakan Avukat Şenay Tavuz ise İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmekle siyasi iktidarın kadınların diğer haklarını yok edeceğinin işaretini verdiğini vurgulayarak, “Bugün ulusal ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış en temel yasal haklarımız ve kurumlarımız ciddi bir tehdit altındadır. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmiş olmakla, siyasi iktidar diğer haklarımızın da art arda yok edileceğinin işaretlerini vermektedir. Nitekim Lanzarote’de imzalanan ve 25.11.2010 tarihli ve 6084 sayılı kanunla onaylanması uygun bulunan Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi’nin de kaldırılması talep edilmektedir. Ardından hangi sözleşmelerden çekilmeye karar verecekler bilmiyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmakla kadına yönelik şiddetin önlenmesi yönünde aleyhe hiçbir durum yaşanmayacağını iddia etmektedirler. Oysa biz biliyoruz ki kadınlar ve çocuklar lehine olabilecek her ne varsa bunları budama girişimleri bugün hızla yasaların tamamen kaldırılması taleplerine dönüşmüştür. Bizler mücadelelerle kazandığımız haklarımızdan, eşitlik ve özgürlük talebimizden asla vazgeçmeyeceğiz ve cinsiyet ayrımcılığını pekiştiren her türlü söylem, siyasi pratik ve uygulamanın karşısında durarak sorumluları teşhir edeceğiz. Kendi hayatlarımız hakkında karar verme yetkisine sahip olan özgür ve eşit bireyler olarak, emeğimiz, bedenimiz ve kimliğimiz üzerinde kurulmak istenen tüm tahakküm biçimlerine karşı çıkmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

ANAYASAYA AYKIRI OLDUĞUNUN GÖSTERGESİ

Sözleşmeden çekilme kararının hukuki değil siyasi olduğunu söyleyen Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Üyesi Hilal Susuz da, “İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede tek kişinin imzası ile çekilme kararından önce sözleşmenin her bir maddesi uygulansın diye mücadele ediyorduk. Bizler biliyoruz ki; kadınlar öldürülürken ve her gün şiddete maruz bırakılırken yapılması gereken sözlenmenin uygulanmasıydı. Fesih kararı öncesinde ve bugüne kadarki süreçte nasıl mücadele ettiysek bundan sonra da yaşam hakkımız ve her alanda eşitlik için mücadele etmeye devam edeceğiz. Danıştay’ın 3’e 2 oy çokluğu ile aldığı ‘Tek yetkili Cumhurbaşkanıdır’ kararı hukuki değil siyasi bir karardır. 2 Danıştay üyesinin ‘Cumhurbaşkanının İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmesi anayasaya aykırıdır’ diyerek direnmesi fesih kararının açıkça anayasaya aykırı olduğunu göstermektedir. Bizler tüm kazanılmış haklarımızdan vazgeçmeyip, eşit ve özgür günlere ulaşana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Öte yandan İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesine karşı bugün ülkenin her yerinde sokak eylemleri yapılacak. İstanbul, Ankara ve İzmir’den kampanya grupları, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” diyerek herkese mücadeleyi büyütme çağrısı yapıyor.

Haber Merkezi