Kadınlardan Aile Yılı çıkışı: Kadınların ve çocukların görmezden gelindiği yıl 

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2025’in ‘Aile Yılı’ ilan edilmesine tepki göstererek, yıl boyunca izlenen politikaların kadınları ve çocukları korumadığını, aksine şiddeti görünmez kıldığını öne sürdü

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Güncelleme Tarihi :
  • Kaynak : SULTAN GÜMÜŞ KAYA
Kadınlardan Aile Yılı çıkışı: Kadınların ve çocukların görmezden gelindiği yıl  haberinin görseli

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), 2025’in ‘Aile Yılı’ ilan edilmesine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, yıl boyunca izlenen aile odaklı politikaların kadınlar ve çocuklar açısından ağır sonuçlar doğurduğunu öne sürdü. Platform, “Aile söylemi güçlendirme iddiasıyla sunuldu ancak pratikte kadınların kamusal alandan çekilmesine, ekonomik bağımsızlıklarının zayıflatılmasına ve şiddetin görünmez kılınmasına hizmet etti” dedi.
Açıklamada, kadınların çalışma yaşamının bir hak olarak değil, ‘uygun görülen’ biçimlerde yeniden tarif edildiği; yarı zamanlı çalışma gibi uygulamalarla kadınların eve sıkıştırılmak istendiği vurgulandı. Bu politikaların eşitsizliği derinleştirdiğine dikkat çekildi.

EŞİTSİZLİK DERİNLEŞTİ

Platformun açıklamasında yer alan ifadeler şöyle: “Aile yılı mı, kadınların ve çocukların görmezden gelindiği yıl mı? 2025 yılı ‘Aile Yılı’ ilan edildi. Yıl boyunca siyasi iktidarın aile odaklı politikaları gündemin merkezine yerleşti. ‘Aile’ söylemi, toplumu güçlendiren bir değer gibi sunuldu ancak; pratikte kadınların ve çocukların yaşamlarını daraltan bir çerçeveye dönüştü. Bu politikanın temel hattı netti: Kadınlar kamusal alandan çekilsin, özel alana yerleştirilsin; kadınlık, annelik rolüne indirgensin istendi. Kadınların çalışma yaşamı bir hak olarak değil, ‘uygun görülen’ biçimlerde yeniden tarif edildi. Yarım zamanlı çalışma gibi uygulamalarla kadınların hayatı eve sıkıştırılmaya çalışıldı; ekonomik bağımsızlık zayıflatılmak istendi. Kadınların kamusal alandan uzaklaştırılması bir ‘lütuf’ gibi pazarlanırken eşitsizlik derinleşti. Üstelik 2025’te kadınlar en çok evlerinde öldürüldü: Kadınların yüzde 61’i evinde öldürüldü. Kadınlara ‘yuva’ diye tarif edilen yer, kadınların öldürüldüğü yer olmaya devam etti. Kadınları özel alana hapseden politikalar, ev içindeki şiddeti ya yok saydı ya da ‘mahrem’ diyerek siyasetin dışına itmeye çalıştı.”

YAŞAMDAN YANA OLMAYA DEVAM ETTİK

Aile Yılında kadınların öldürülmeye devam ettiğini öne süren platform, “2025’te en az 203 kadın, aile üyeleri tarafından öldürüldü. Aileyi kutsallaştıranlar, kadınların aile içinde maruz kaldığı şiddeti görünmezleştirdi. ‘Aile’ adına kurulan dil, çoğu zaman kadınların yaşadıklarını konuşulamaz hâle getirdi; failin sorumluluğu geri plana itildi. Çocukların yaşamı da aynı söylemin gölgesinde değersizleştirildi. 2025’te en az 25 kız çocuğu öldürüldü. Aileyi önceleyenler, çocukların ölümünü görmezden gelmeyi sürdürdü; asıl mesele ‘aile’ imajını korumak olunca çocukların yaşam hakkı arka plana itildi. Kadınların bedenleri üzerindeki denetim de bu çizginin parçası hâline geldi. Kadınların nasıl doğum yapacağına bile karışıldı. Futbolculara ‘normal doğum’ propagandası yaptırıldı; kadınların en kişisel kararları politik bir gösteriye çevrildi. Kadının bedeni üzerinde söz kurma ısrarı, eşitliğin değil tahakkümün siyasetine işaret etti. 2025 ‘Aile Yılı’ ilan edildi; ama kadınlar ve çocuklar için bu yıl, öldürmenin sürdüğü ve görmezden gelmenin kurumsallaştığı bir yıl olarak kayda geçti. Aileyi kutsallaştıranlar, kadınların aile içinde öldürülmesine göz yumdu; çocukların ölümünü görmezden geldi. Biz bunu kabul etmedik. Kadınların yaşamı, çocukların yaşamı propaganda cümlelerine, vitrin politikalarına, ‘aile’ başlığına sığmadı. Kadınları özel alana hapseden bu düzeni reddettik; eşitlikten, özgürlükten ve yaşamdan yana olmaya devam ettik” mesajını verdi. 

Kaynak : SULTAN GÜMÜŞ KAYA

Okumaya Devam Et

Aşağı kaydırmaya devam edebilir veya ilgi alanınıza göre seçim yapabilirsiniz.