10 Mayıs 2026, Pazar 03:55
16°C İzmir

Kadınların isyanı… Aile Yılı, otel yangını, tutuklamalar

2024 yılında 226 kadının, evli oldukları erkekler, babaları veya oğulları tarafından öldürüldüğünü hatırlatan platform, ‘Aile Yılı’ söylemlerine tepki gösterdi

Kadınların isyanı… Aile Yılı, otel yangını, tutuklamalar haberinin görseli
7 dk okuma süresi
<p class="MsoNormal"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: black; mso-themecolor: text1;">En &ccedil;ok kadın cinayeti işlenen 2024 yılından sonra, 2025&rsquo;in &lsquo;Aile Yılı&rdquo; ilan edilmesine tepki g&ouml;steren Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, &ouml;te yandan tutuklanan gazetecilere, &uuml;nl&uuml; isimlere ve Bolu Kartalkaya&rsquo;da yaşanan yangına değindi.&nbsp;</span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: black; mso-themecolor: text1;">Yapılan a&ccedil;ıklamada, &ldquo;Siyasi iktidar, 2025 yılını &lsquo;Aile Yılı&rsquo; ilan etti. 2024 yılı ise en y&uuml;ksek kadın cinayeti verisinin kaydedildiği yıldı. 2025 yılının Aile Yılı ilan edilmesi, kadına y&ouml;nelik şiddet ve toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığın yoğun olduğu bir &uuml;lkede olduk&ccedil;a tartışmalı bir yaklaşımdır. Kadınlara y&ouml;nelik işlenen su&ccedil;ların &ouml;nemli bir kısmının aile i&ccedil;inde ger&ccedil;ekleştiği bilinirken, aile kurumunu &ouml;ncelemek yerine kadınları ve &ccedil;ocukları g&uuml;&ccedil;lendirmek &ouml;ncelikli hedef olmalıdır&rdquo; denildi. </span></p> <p class="MsoNormal"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: black; mso-themecolor: text1;">BUNU BİR DEMOGRAFİ SORUNU OLARAK G&Ouml;RMEK YANLIŞ</span></strong></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: black; mso-themecolor: text1;">2024 yılında 226 kadının, evli oldukları erkekler, babaları veya oğulları tarafından &ouml;ld&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; hatırlatan platform,&nbsp;</span><span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: black; mso-themecolor: text1;">&ldquo;Aile, bir sosyal destek mekanizması olarak &ouml;nemli bir rol oynasa da sağlıksız aile yapıları bir&ccedil;ok sorunun da temel kaynağıdır. Kadınları şiddetin ve istismarın olduğu aile ortamlarında zorla tutmaya y&ouml;nelik politikalar, bireysel hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kleri tehdit etmektedir.&nbsp; Yargı paketi kapsamında getirilmek istenen aile arabuluculuğu ve s&uuml;reli nafaka gibi uygulamalar, kadınların şiddet g&ouml;rd&uuml;kleri evlilikleri s&uuml;rd&uuml;rmelerini zorunlu kılacak d&uuml;zenlemelerdir. Bu t&uuml;r uygulamalar, kadınların bireysel &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerine ve g&uuml;venliklerine zarar vermekte, şiddet d&ouml;ng&uuml;s&uuml;n&uuml; pekiştirmektedir. Yargı paketinde bulunan kadınlarla ilgili d&uuml;zenlemelerin b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğu kadınların kazanılmış haklarına bir saldırıdır. Hen&uuml;z yaşayan bireylerin temel insan haklarını koruyamazken, n&uuml;fusun niteliğine değil niceliğine odaklanmak ve bunu bir demografi sorunu olarak g&ouml;rmek yanlıştır. T&uuml;rkiye'de her g&uuml;n en az bir kadın, toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık nedeniyle &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmektedir. Bu ger&ccedil;eklik karşısında &ouml;ncelikli sorunun doğurganlık oranları olarak yansıtılması b&uuml;y&uuml;k bir yanılgıdır. Toplumun &ouml;ncelikli sorunu, temel insan haklarına erişemeyen yurttaşlardır. Siyasi iktidarın &ouml;ncelikli konusu doğum oranları ve ailenin korunması değil; her g&uuml;n yaşam m&uuml;cadelesi veren kadınlar ve &ccedil;ocuklar olmalıdır&rdquo; ifadelerine yer verdi. </span></p> <p class="MsoNormal"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: black; mso-themecolor: text1;">SU&Ccedil;LULARIN KORUNUP AKLANMAYA &Ccedil;ALIŞILDIĞI BİR ORTAMDA&hellip; </span></strong></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: black; mso-themecolor: text1;">&ldquo;Hukuksuz tutuklamaların karşısındayız&rdquo; diyen platform, bir başka konuyu g&uuml;ndeme getirerek &ldquo;Siyasi iktidar 2025 yılı itibariyle baskılarını artırdı. Bir&ccedil;ok belediyeye halkın se&ccedil;im iradesi yok sayılarak kayyum atamaları yapıldı, belediye başkanları tutuklandı. Demokrasiye y&ouml;nelik bu m&uuml;dahaleler, halkın temsil hakkını tehdit ediyor. 12 yıl &ouml;nce ger&ccedil;ekleşen Gezi Parkı direnişi nedeniyle h&acirc;l&acirc; insanlar tutuklanıyor&hellip; Buna rağmen Pınar G&uuml;ltekin davasında Yargıtay, &lsquo;canavarca hisle&rsquo; &ouml;ld&uuml;rme olmadığı gerek&ccedil;esiyle fail Cemal Metin Avcı'nın cezasını bozdu ve &lsquo;haksız tahrik&rsquo; indirimi uygulanmasını talep etti. Rojin Kabaiş'e ne olduğunu hala bilmiyoruz. Su&ccedil;luların korunup aklanmaya &ccedil;alışıldığı bir ortamda, bir&ccedil;ok insan hukuksuz tutuklamalarla karşı karşıya kalmaktadır. Adalet sistemi, toplumda eşitliği ve g&uuml;venliği sağlamak yerine, siyasi iktidarın &ccedil;ıkarlarına hizmet eden bir ara&ccedil; haline getiriliyor&rdquo; eleştirisinde bulundu. </span></p> <p class="MsoNormal"><strong><span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: black; mso-themecolor: text1;">YETKİLİLER SORUMLULUK ALMAKTAN KA&Ccedil;INIYOR</span></strong></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: black; mso-themecolor: text1;">&Ouml;te yandan, Bolu Kartalkaya Grand Kartal Hotel&rsquo;de yaşanan yangına da dikkat &ccedil;eken platform, &ldquo;İhmaller 78 kişinin &ouml;l&uuml;m&uuml;ne neden oldu. Araştırmalar otelin bir&ccedil;ok ihmalkarlığı olduğunu ortaya koydu. Oteli denetlemekle y&uuml;k&uuml;ml&uuml; kişilerin, otel sahiplerinin ve ihmali olan herkesin yargılanması i&ccedil;in olayın takip&ccedil;isi olacağız. T&uuml;rkiye'de ihmaller nedeniyle hayatını kaybeden &ccedil;ok sayıda insan bulunuyor. Gerekli &ouml;nlemler alınsa felaketler sonucunda dahi bir&ccedil;ok hayat kurtarılabilir. &Ouml;rneğin, 6 Şubat depremleri sonucunda yaşanan can kayıpları; yapı denetimindeki eksiklikler, afet y&ouml;netimindeki yetersizlikler ve gerekli g&uuml;venlik &ouml;nlemlerinin alınmaması nedeniyle artmıştı. Bu t&uuml;r felaketler sonrası yapılan incelemeler, yaşanan kayıpların b&uuml;y&uuml;k bir kısmının &ouml;nlenebilir olduğunu g&ouml;sterirken, yetkililer sorumluluk almaktan ka&ccedil;ınıyor&rdquo; mesajını iletti.&nbsp;</span></p> <p class="MsoNormal"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: black; mso-themecolor: text1;">&nbsp;</span></p>

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.