Kalkınma yerelden başlar

İzmir ili oda ve borsaların ortak toplantısında konuşan EBSO Başkan Yardımcısı İbrahim Gökçüoğlu, kalkınmanın yerelden başladığını savunduklarını belirterek, “İlçe bazlı teşvikler bir an önce getirilmelidir. Tire Süt Kooperatifi bunun en güzel örneğidir” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 07.05.2017 08:10
  • Güncelleme Tarihi : 07.05.2017 08:10
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Kalkınma yerelden başlar

ÖZKAN PEKÇALIŞKAN

İzmir Odalar ve Borsalar Yönetim Kurulları Ortak Toplantısı, Bayındır Ticaret Odası ev sahipliğinde yapıldı. Toplantıya ev sahipliği yapan Bayındır Ticaret Odası Başkanı Adnan İnanır’ın yanı sıra İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş, Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkan Yardımcısı İbrahim Gökçüoğlu ve İzmir Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Ercan Korkmaz katıldı. Toplantıda konuşan Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkan Yardımcısı İbrahim Gökçüoğlu, “Referandum sonrasında ekonomiye odaklanalım ve başta AB ile olan ilişkilerimiz olmak üzere, eksiklerimizi tamamlayalım, iyileştirilmesi gerekenleri iyileştirelim ve reformist bir yaklaşımla politika üretelim” çağrısı yaptı.

İLÇE BAZLI TEŞVİK GETİRİLMELİ

 EBSO Başkan Yardımcısı Gökçüoğlu, kalkınmanı yerelden başlamasının önemine değinerek, “Kalkınmanın yerelden başladığı inancıyla; Ege Bölgesi Sanayi Odası olarak yıllardır, ilçe bazlı teşviklerin getirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Ve hatta Sayın Başkanın, Bakanlarımıza, Bayındır örneğinden yola çıkarak, canlı çiçek ihracatının uçak başı prim usulüyle desteklenmesi önerisini de hatırlatmakta fayda görmekteyim. Bugün bir kez daha Bayındır özelinde ne kadar haklı olduğumuzu görmekten de memnuniyet duymaktayım. İnşallah, bu taleplerimiz karşılık görür ve ilçelerimiz kalkınma hamlesine geçer. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu yerelden kalkınma adına ilçelerimizde kurduğu kooperatifler, açtığı kurslar, verdiği destekler bugün diğer şehirlerimiz için örnek model teşkil etmektedir. Tire Süt Kooperatifin başarısı bunun en güzel örneğidir” dedi.

TÜRKİYE BU YAKLAŞIMI HAK ETMİYOR

AB’nin referandum süresi sonrası tavrını eleştiren Gökçüoğlu, “16 Nisan Referandumu ile biz de bir seçimi daha geride bıraktık. Ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Referandum sürecinde asla tasvip etmediğimiz ve kınadığımız hareketleri ile öne çıkan AB ülkeleri ile yaşadığımız gerilimin, ilişkilerin kesilmesi noktasına varmasından ayrıca üzüntü duymaktayız. Özellikle de, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin Türkiye’yi siyasi denetime alması kararını kabul etmemiz mümkün değildir. Türkiye bu yaklaşımı hak etmemektedir. Elbette ki, AB’nin ve AB liderlerinin tavırlarını eleştireceğiz. Elbette ki haksızlıklarını dile getireceğiz. Ancak, unutmayalım ki, AB’nin, ihracatımızdaki payı yüzde 48, uluslararası doğrudan yatırımlarda yüzde 58, ülkemize gelen turistler içinde ise yüzde 52’dir. Rakamlar, normalleşmenin hem sanayici hem de ticaret erbabı için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. O nedenle diyoruz ki; Referandum sonrasında ekonomiye odaklanalım ve başta AB ile olan ilişkilerimiz olmak üzere, eksiklerimizi tamamlayalım, iyileştirilmesi gerekenleri iyileştirelim ve reformist bir yaklaşımla politika üretelim. Bugün işsizlik yüzde 13 seviyesine, genç işsizlik oranı yüzde 24,5 seviyesine yükselmişken ortalama yüzde büyüme oranı yeni bir büyüme hamlesine geçmemiz gerektiğini açıkça göstermektedir” diye konuştu.

 KALKINMANIN TEMELİ EĞİTİM

Gökçüoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Sadece iki alanda arzu ettiğimiz seviyeye ulaşamamış olmaktan dolayı fevkalade üzgünüm. Bunlardan biri eğitim diğeri kültür sanattır’ açıklamasını hatırlatarak, “Dünyada kabul gören PISA testinin 3. aşamasında öğrencilerimiz sosyal yaşamlarına ilişkin memnuniyet testinde 72 ülke içinde sonuncu sırada yer almıştır. Bilim Testinde de 72 ülke içinde 52. sıradayız. Yani, hem mutsuz hem de başarısız bir gençliğe sahibiz. Kalkınmanın ve ekonominin temelinin eğitime dayandığını dikkate aldığımızda bizim öncelikle ele almamız gereken günün gerçeklerine uygun kalıcı bir eğitim sistemini hayata geçirmektir” şeklinde konuştu.

TARIMSAL HAVZALAR ÇOK DEĞERLİ

İzmir Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı Ercan Korkmaz da tarım sektörüne değinerek, “Tarım sektörü bizim için çok önemli. İzmir olarak Bakırçay, Gediz ve Küçük Menderes olmak üzere sadece ülkemizin değil dünya tarımı içinde çok önemli olan 3 tarımsal havzaya ev sahipliği yapıyoruz. Üç havzada üretilen ürünler bu coğrafyanın yani bizlerin zenginlik kaynağı. Kökeni çok daha uzun olmakla birlikte süs bitkileri üretimi 20-30 yıllık bir süreçte önemli bir sıçrama gösterdi. 2016 yılı itibariyle ülkemizdeki dış mekan süs bitkilerinin, yüzde 24’ü Bayındır ilçesinde olmak üzere, yüzde 44’ü ilimizde üretiliyor. Yirmincisi düzenlenen ve her geçen yıl farklı etkinliklerle zenginleşen çiçek festivali ise bir taraftan bu gelişimi kutlamak, ama aynı zamanda buradaki üretimin tanıtımını yapmak açısından çok önemli” dedi.

Haber Merkezi