Sayfa Yükleniyor...
ESİAD Başkanı Karabağlı ülkenin hızlı büyümesinde tarım ve turizm sektörünün hızlı büyümeyi sağlayabileceğini belirterek “Kentten köye göçü sağlayacak politikaları hayata geçirmeliyiz” dedi
ÖZKAN PEKÇALIŞKAN
Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) dernek merkezinde ’Basın Sohbet Toplantısı düzenledi. ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı, basın toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Karabağlı, öncelikle yeni dönemde öncelikleri arasında tarım, sanayi, turizm ve eğitimin yer aldığını belirterek, “Sanayide ara eleman, aranan elaman konusu üzerine yoğunlaşacağız. Sanayici ve iş dünyasının arzu ettiği personelin eğitilmesi yetiştirilmesi uzmanlık işidir. Bunu okullara ifade etmeliyiz. Meslek yüksek okulları ile konuştuk. Onlara eğitim müfredatı sunmaya çalışacağız. Elemandan ne beklediğimiz anlatıp hangi derslerin hangi şekilde verilmesi gerektiği konusunda müfredat vereceğiz. İstediğimiz nitelikli elemanı sunacağız. Büyükşehir meslek fabrikasında yapılan çalışmaları inceleyeceğiz. Çalışmalarında ESİAD olarak neler beklentilerimizi tanımlayarak yönlendireceğiz. İşbirliğimiz artırarak doğru nitelikte mezunların oradan çıkmasını sağlayacağız. Hatta iş garantili olarak istihdamı aşamasında sanayi kuruluşlarında öncelik tanıyacağız” dedi.
İZMİR SIKINTI YAŞAYACAK
Türk sanayisinin geleceğini ilgilendiren en önemli konulardan birisinin karbon ayak izi konusu olduğunu dikkat çeken Karabağlı, “Karbon ayak izi alamayan mal Avrupa’ya giremeyecek. Türk sanayisini çok ilgilendiriyor karbon ayak izi. Bu da Türkiye için ciddi bir maliyet oluşturulacak. Karbon ayak izini alamayan mal Avrupa’ya giremeyecek. Arz daha düşük olursa talep yüksek olursa bu fiyatlar çok artacak. Bazı ürünlerin Avrupa’ya gönderilememesi olacak. Türkiye maalesef Paris Anlaşmasını imzalamayan 6 ülkeden biri. Türkiye’nin haklı olduğu gerekçesi var ama burada belli bir ısrarda vazgeçmek lazım. Geçiş sürecinde G20 ülkeleri tanınan bazı imtiyazlardan faydalanamıyor. Türkiye’de Brezilya ve Arjantin gibi teşviklerden yararlanmak istiyor. Bunun için çok ciddi bir çalışma ve zaman gerekiyor ancak her geçen gün aleyhimize işliyor. İzmir ihracatta iyi bir seviyede ve İzmir sıkıntı yaşayacak. İzmir ciddi bir ihracat şehri. İzmir geçen yıla göre ihracatını en çok artıran şehirlerin arasında geliyor” ifadelerini kullandı.
ÇEŞME PROJESİ ÖNEMLİ BİR FIRSAT
Vergilendirmede en çok vergi ödeyen üçüncü şehrin İzmir olduğunu ve bunun İzmir’in büyümeye yönelik potansiyeline gösterdiğine vurgu yapan Karabağlı, “İzmir, Ankara’dan daha iyi durumda. Her şey orada olmasına rağmen İzmir iş bitiricilik konusunda daha iyi. Öncelikler ne olmalı İzmir için dediğimizde; Çeşme yarımada projesinin önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Çevreyi bozmayacak çekim merkezi yapacak bir proje. Bu sayede başka değerlerin çok daha kolay ortaya çıkacağını düşünüyorum. İzmir’in turizm potansiyelini çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Bunları katma değerli fikirlere dönüştürebiliriz” dedi.
İZMİR TOLERANSLI BİR ŞEHİR
İzmir’in kendisine göre önemli avantajlarından birinin toleranslı olmasını gösteren Karabağlı, “Bizlerin düşüncemizde birbirimize karşı tahammülümüz daha fazla. Bu konuda Anadolu’daki en önemli kentlerden birisiyiz. Diğer etkenleri de içine alırsak en önemli avantajımız budur ve bu avantajı iyi kullanmak gerek. Teknoloji yüksek teknolojik yatırımların İzmir’de olması lazım. Teknolojiyi yaratan teknoloji İzmir’de olmalı. Türkiye maalesef bu konu bir şey yapmıyor. Yüzde yüz dışa bağlıyız Bir yerden başlamak gerekiyor. Bugün başlasak 20 yıl sonra rasyonel bir seviye gelebilir miyiz bilmiyorum. Ancak Türkiye’nin bu yatırımı muhakkak yapması lazım. Umuyorum ki merkezi hükümet yerel yönetim İzmir’deki tüm bileşenler bu fikre sahip çıkar” diye konuştu.
BEKLEMEK ZAMAN KAYBI YARATIR
Sanayideki yapılan yatırımların karşılığının alınmasının bir hayli zaman aldığının altını çizen Karabağlı, “Bugünden yarına sanayi ayrımları ile büyümemiz ve sıçramamız mümkün değil. Sanayinin var olduğu yerde istihdam var. Ama bu bir zaman alacak. Beklemek zaman kaybı yaratır. Kısa vadede çalışacak konulara eğilmeliyiz. Bunlardan biri tarım ve turizmdir. Ülkenin hızlı büyümesinde bu iki sektör hızlı büyümeyi sağlar. Ülkenin tarım alanlarının tamamını ekip biçsek şu ankinin 4 katına çıkarız. Ege Bölgesi’nin yüzde 50 ekilip biçilmiyor. Tarımda istihdam yaşları 50’nin üzerine çıkmış durumda. Tarımda Kentten köye göçü sağlayacak politikaları hayata geçirmeliyiz” ifadelerini kullandı. Normalleşme ile ekonomide hızlı bir toparlanma olacağını da sözlerine ekleyen Karabağlı sözlerini şöyle sonlandırdı: “Türkiye’nin büyüme hedefinin daha yüksek olacağını düşünüyorum. Talepte büyük bir artış var. İyi bir büyüme rakamları yakalanacağını düşünüyorum. Sanayi çalışıyor ve insanlar üretmek istiyor.”
Haber Merkezi