- Gündem
- 18.01.2026 14:27
Kartalkaya yangınında ailesini kaybeden baba, acısını ilk günkü gibi yaşıyor
Bolu Kartalkaya’daki otel yangınında eşi Kübra ve 9 yaşındaki kızı Alya’yı kaybeden Hilmi Altın, aradan geçen yaklaşık bir yıla rağmen acısının hiç dinmediğini, her sabah mezarlık ziyaretleriyle hayata tutunmaya çalıştığını söylüyor.
- Oluşturulma Tarihi :
- Güncelleme Tarihi :
- Kaynak : AA
Bolu’nun Kartalkaya Kayak Merkezi’nde 21 Ocak 2025’te Grand Kartal Otel’de çıkan ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği, 137 kişinin yaralandığı yangının üzerinden yaklaşık bir yıl geçti. Felakette hayatını kaybedenlerin acısı ise geride kalanların yüreğinde tazeliğini koruyor. Yangında eşi Kübra Tonguç ve kızı Alya’yı kaybeden Hilmi Altın da bu acıyı her gün yeniden yaşayan isimlerden biri.İzmir’de ticaretle uğraşan Hilmi Altın, ailesiyle birlikte hayalini kurdukları tatil için gittikleri otelde büyük bir faciayla karşılaştı. Yangın sırasında tutunmaya çalıştığı pencereden yere bırakılan yatakların üzerine düşerek hayatta kalan Altın, eşi ve kızını ise kaybetti. Yangının ardından, eşi ve kızının hatıralarıyla dolu eve girmekte zorlanan Altın, mezarlarını daha sık ziyaret edebilmek için Manisa’nın Soma ilçesinde kayınpederi ve kayınvalidesiyle yaşamaya başladı. Altın, her sabah işine gitmeden önce Soma Belediye Mezarlığı’na giderek eşi ve kızının kabirleri başında dua ediyor. Mezarların yanına koyduğu taburede uzun süre oturan Altın, gözyaşları içinde onlarla konuşuyor. Evinin eşyalarına dokunmadığını belirten Altın, yalnızca zaman zaman anıları yaşatmak için eve uğradığını ifade ediyor.

“MEZARLARINI YAPTIRAMIYORUM…”
Hilmi Altın, yaşadığı acının hiç azalmadığını dile getirerek, her sabah kızını okula uğurlar gibi mezarlığa geldiğini söyledi. Altın, “Eşimle kahve içip sohbet ediyormuş gibi konuşuyorum. Sonra işe gidiyorum. Mezarlarını hala yaptıramıyorum. Yaptırırsam kabullenmiş olacağım diye düşünüyorum” dedi. Yaşananların doğal bir ölüm olmadığını vurgulayan Altın, bu nedenle yas sürecinin daha zor olduğunu belirtti. Adalet arayışının acıyı daha da ağırlaştırdığını söyleyen Altın, yargılama sürecini yakından takip etmek için sık sık Bolu’ya gittiğini, amacının hem yaşananları anlamak hem de anlatmak olduğunu ifade etti. Altın, “Eve giriyorsun, kapıyı çalma şansın yok çünkü içeride kimse yok. Sessizliğin içinde kalıyorsun. İşte o an insan gerçekten çok zorlanıyor” diye konuştu.

TAKVİM HAZIRLAMIŞLAR
Altın, yangında hayatını kaybeden Atakan Yalçın ve 10 yaşındaki kızı Derin Elif Yalçın’ın aile dostları olduğunu, kızı Alya’nın Derin ile birlikte tatile gitmeyi çok istediğini anlattı. Kızların tatil için gün gün geri sayım yaptıkları bir takvim hazırladıklarını söyleyen Altın, Alya ve Derin’in hayallerinin ortak olduğunu, birlikte üniversite okumayı ve veteriner olmayı planladıklarını ifade ederek, “Beraber büyüdüler, bağları hiç kopmadı. Beraber melek oldular. Derin babasını yanında götürdü, Alya’m annesini” sözleriyle duygularını paylaştı.

“KALBİMDE KAPANMAYACAK BİR BOŞLUK VAR”
Ailesiyle çekilmiş fotoğraf ve videolara bakarak özlemini gidermeye çalıştığını anlatan Altın, bazen o anlara gülerek döndüğünü, ancak gerçeklikle yüzleştiğinde acının yeniden ağırlaştığını dile getirdi. Altın, “Hayattaki gayemi kaybettim. Ömrümü adadığım şeyler bir anda elimden alındı. Kalbimin ortasında kocaman bir boşluk var ve bunun hiç kapanmayacağını bilerek yaşayacağım” ifadelerini kullandı. Hilmi Altın, yargılama sonucunda verilen kararların adil olduğuna inandığını belirterek, üst mahkeme tarafından da onanmasını beklediklerini sözlerine ekledi.
Kaynak : AA