Yaz mevsiminin gelişiyle birlikte kene popülasyonunda yaşanan artış ve buna bağlı olarak ortaya çıkan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı riski, uzmanları harekete geçirdi. Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Armağan Erdem Ütük, küresel iklim değişikliği ile bilinçsiz ilaç kullanımının kenelerin çoğalmasında anahtar rol oynadığını vurguladı. Türkiye'de yürütülen son bilimsel araştırmalara göre 50’nin üzerinde kene türü bulunduğunu belirten Prof. Dr. Ütük; tropik ve subtropik iklim şartlarında yaşayan bu parazitlerin tüm yaşam döngüleri boyunca kan emmek zorunda olduğuna dikkat çekerek, sıcaklık ve nem artışının kene tehdidini daha da tırmandırdığı konusunda hayati uyarılarda bulundu.
KEMİRGENLER DE KENE POPÜLASYONUNU ARTIRMAKTADIR
Küresel iklim değişikliğine bağlı ısınma nedeniyle kene popülasyonunda artış olduğunun kaydeden Prof. Dr. Armağan Erdem Ütük, "Isınmaya bağlı olarak kenelerin aktivasyon süreçleri erken başlayıp, geç sonlanmaktadır. Bu da yıl içerisindeki nesil sayılarının ve genel popülasyonunun artmasına sebep olmaktadır. Bir diğer nedense yoğun ve bilinçsiz şekilde ilaç kullanımıdır. Akarisitler, kenegillerin bulunduğu gruptaki canlıları öldüren ilaçlardır. Bunların veteriner hekim önerisi dışında yoğun ve bilinçsiz kullanımı kenelerde direnç gelişimine neden oluyor. Dolayısıyla bir sonraki dönemde keneleri öldürmüyor. Bunların dışında orman arazilerinin kesilip tarıma açılması, buradaki çayır ve meraların artmasına, dolayısıyla kemirgen sayılarının artmasına yol açıyor. Kemirgenler de kenelerin gelişim dönemini destekleyen canlılar olduğu için bu da kene popülasyonunu artırmaktadır” dedi.
UZMANINDAN ALINABİLECEK ÖNLEMLER
Kene ve buna bağlı hastalıklardan korunmak için alınabilecek bireysel önlemleri sıralayan Prof. Dr. Ütük, "Öncelikle kişiler, kene popülasyonunun yoğun olabileceği riskli bölgelerde piknik ve mangal yapmaktan kaçınmalıdır. Ama bu bölgelere girmek durumunda kalan tarım işçileri, avcılar, kampçılar, çobanlar ve veteriner hekimlerimiz var. Onlar da uzun kollu gömlek, pantolon, açık renkli kıyafetler, kapalı ayakkabı giymeli ya da pantolon paçalarının çorap içine sokulması gerekiyor. Arazide bulunulduğu dönemlerde 1-2 saatte bir ya da eve dönüldüğünde kişinin kendisini kontrol etmesi, otların üzerine direk oturmaktan kaçınılması, patikadan yürünüyorsa patika ortasından gidilmesi kene temasını azaltacak önlemlerdir. Bu gibi bireysel önlemlere dikkat edilmesi hastalık oranını düşürecektir" ifadelerine yer verdi.

KENE ÜZERİNE ATEŞ UYGULAMAK RİSKİ ARTIRIYOR
Kene ısırması durumunda halk arasında yapılan yanlış uygulamalardan bahseden Prof. Dr. Ütük, "Kene ısırdığında halk arasında 'üzerine ateş basma' ya da birtakım kimyasal maddeler kullanma gibi yanlış uygulamalar yapılabiliyor. Aslında bunlar riski artırıyor. Çünkü bunlarla temas eden kene kusma davranışı göstererek, vücuda daha çok patojen salmasına neden oluyor. Önemli olan nokta, kenenin vücuttan en kısa sürede çıkarılmasıdır. Piyasada kene çıkarma aletleri var. Bunlara ulaşılamıyorsa halkın panik yapmasına gerek yok, vatandaş bunu kendisi de çıkarabilir. İnce uçlu bir cımbızla kenenin konağa tutunduğu en yakın yerden; kıvrılmadan ve birkaç çekme hareketi yaptıktan sonra dik bir şekilde çıkarılması sağlanabilir. Önemli olan kene ile el arasına bariyer koymaktır. Bir eldiven ya da plastik bir poşet kullanarak kene çıkarılabilir. Sonrasında keneyi atmadan muhafaza ederek, sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" diye konuştu.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın