Kötü ilişkiler karakterde bozukluk yaratıyor

İlişkilerin insan sağlığı üzerinde önemli bir rolü olduğunu belirten Psikolog Fatma Nur İbaoğlu Zahnd, sağlıklı ilişkiler geliştirebilmek için her bireyin zarar ve fayda veren enerjileri iyi tanıması gerektiğini söyledi


  • Oluşturulma Tarihi : 10.12.2016 09:04
  • Güncelleme Tarihi : 10.12.2016 09:04
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Kötü ilişkiler karakterde bozukluk yaratıyor

NİLGÜN TAZE - ÖZEL HABER

Soluduğumuz hava, yediğimiz yemek, içtiğimiz su gibi ruh ve beden sağlığımıza etki eder ilişkiler. Erkek-kadın ilişkileri, işçi-işveren ilişkileri, arkadaşlık ilişkileri, akraba ilişkileri, ebeveyn-çocuk ilişkileri hayatımızı oluşturur.

Attığımız her adımda, girdiğimiz her ortamda karşı karşıya kaldığımız, kaçınamadığımız ve insan olmanın belki de en temel olan ilişkilerin hayatımıza etkilerini Psikolog FatmaNur İbaoğlu Zahnd, anlattı.

YAKINLAŞTIRAN YAKLAŞIM BİÇİMLERİ

Hayatın sadece olumlamalar ile yaşanması gereken bir süreç olmadığını ve yaşanılan olumsuzlukların bireye öğreteceği çok büyük tecrübeler barındırdığını ifade eden Psikolog FatmaNur İbaoğlu Zahnd, “Herhangi bir ilişkide ilişkinin iyi veya kötü olduğunu ne tanımlar? Nasıl anlarız? İçinde kibrin, dedikodunun, kıskançlığın, açgözlülüğün, yalanın, saygısızlık ve sevgisizliğin olduğu her ilişki kötüdür bana göre. ‘Benim için her türlü ilişkide karşılıklı hoşgörü, anlayış, sevgi, saygı çok önemlidir’ dersem çok klişe bir laf etmiş olurum. Bu yüzden ben önce iyi ilişki nasıl olur tanımlamak ve bunu elde etmek için öneriler vermek yerine, kötü ilişki olduğunda neler hissettiğimi kendi ağzımdan anlatacağım. Yani tersten gideceğim. Olumsuzdan gidiyorsun demeyin, her zaman ne istemediğini bilmek gerçekte istediğimiz şeye bizi en çok yakınlaştıran yaklaşım biçimidir” dedi.

SAĞLIKLI SINIRLAR

Dedikodunun insana yapışan ve kolay kolay iyileşmeyen bir karakter kusuru olduğunun altını çizen Zahnd, ilişkilerde sağlıklı sınırlar çizmenin önemine değinerek şu ifadeleri kullandı: “Yaşamımda kimi-neyi istemiyorum? Ben yaşamımda kendimi yanında rol yapmak zorunda olduğum, kendimi olduğumdan farklı göstermem gereken ilişkileri istemiyorum. Sevgi duygusunun hakim olmadığı hiçbir ortamda bulunmak istemiyorum. Bana saygısızlık yapan kişilerin yaşamımı kirletmesini istemiyorum. İhanet duygusunu tattıran kişilerin yaşamımda güvensizlik getirdiğini biliyorum ve bu yüzden ihanetin boyutu ne olursa olsun, bir kere daha şans vermiyorum. Nerede kaldı hoşgörü demeyin, ilişkiler netlik ister.”

ENERJİLERİ VE ETKİLERİNİ TANIMAK

Hangi davranışların insana iyi gelip hangilerinin zararlı olduğunun her birey tarafından tanınması gerektiğinin altını çizen Zahnd, insanın kendi hislerine bakarak negatif davranışların beden ve ruh sağlığına etkilerini rahatlıkla gözlemleyebileceğini söyledi. Zahnd, “İhanet, aldatma ve yalan bir kere olduysa inanın bana mutlaka en az bir kere daha olur. Size neyin, ne kadar zarar verdiğini bilmek istiyorsanız sadece ve sadece bedeninize ve ruhunuza sorun. O size doğru cevabı verecektir. Örneğin kıskanç kişilerin yanında benim başım ağrır. Kaygı ve korku yüklü kişilerin yanında nefesim daralır. Beni sevmeyen kişilerin yanında kendimi sevmemeye başlarım. Saygısız kişilerin yanında kendimi küçülmüş, ufalmış, ezilmiş hissederim. Açgözlülük ise bulaşıcıdır. Bu tarz insanların yanında ben de doyumsuz olur, kendimi eksik hisseder ve hiçbir şeyle yetinmemeye başlarım. Listeyi sayfalarca çoğaltabilirim ama okudukça içiniz daralır çünkü yazdıkça benim öyle oluyor” ifadelerini kullandı.

SEÇİMLERİMİZ SAĞLIĞIMIZI ETKİLİYOR

Zahnd, sağlıklı bir ruh hali içinde olmanın yolunun sağlıklı seçimler yapabilmekten geçtiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı: “Şimdi gelelim size. Yaşamınızda kimi, neyi istemiyorsunuz? Yaşamınızı kimler, neler kirletiyor? Kendinizi daha iyi hissetmeniz için kimleri, neleri yaşamınızdan çıkartmanız gerekir? Enerjinizi sizde bu olumsuz duyguların oluşmasına da sebep olan kişilerle harcamak istiyor musunuz? Yoksa enerjinizi daha faydalı şeyler için korumak mı istiyorsunuz? Örneğin, bizi seven insanların yanında bizde kendimizi çok severiz. Bizi sayan insanların yanında kendimizi yüceltiriz. Dürüst ve net insanların yanında kendimizi ruhen rahat ve temiz hissederiz hem de tertemiz. İyi ve doğru ilişkileri zaten biliriz, hem de hiç düşünmeden hemen tanırız onu.”

İYİLEŞMENİN YOLLARI

Ruhen, aklen ve fiziken sağlıklı kalabilmenin bazı yolları olduğunu ve ancak bu teknikler uygulandığı zaman iyileşmenin kişinin varlığında hayat bulabileceğini açıklayan Zahnd, “Sakin bir köşede mumunuzu tütsünüzü yakın, müziğinizi koyun ve bir liste yapın. Bu listeyi yaparken sevgi ve kabullenme duygusuyla yapın. Daha sonra da o listedeki her kişiye şifa dileyerek, hatta onların doğru yolu bulması için onlara dua ederek, yaşamınızdan tek tek çıkarın. Sonra da iyileşme dilediğiniz ve kendisi için dua ettiğiniz her kişinin yaşamınızdan çıkması ile ruhunuzda, bedeninizde, zihninizde hissettiğiniz rahatlamanın tadını çıkartın. ‘Eee Nur Hanım siz de fazla ileri gittiniz yapayalnız mı kalalım’ demeyin. Kalmazsınız çünkü kendiniz varsınız. İnanın bu düşünce içerisinde ne olursa olsun ve dünyanın neresine giderseniz gidin, kendinizi hiç mi hiç yalnız hissedemezsiniz” şeklinde konuştu.

Haber Merkezi