Köy Enstitüleri’nin kuruluş yıldönümü kutlandı

17 Nisan’da kurulan Köy Enstitüleri’nin 80. yıldönümünü kutlayan Başkan Yıldırım, “Köy Enstitüleri'nin akılcı, hiçbir yurttaşı ayırmadan bilgiye kavuşturduğu yaklaşımının eksikliğini çok yakıcı şekilde hissediyoruz” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 19.04.2020 14:27
  • Güncelleme Tarihi : 19.04.2020 14:27
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Köy Enstitüleri’nin  kuruluş yıldönümü kutlandı

SULTAN GÜMÜŞ
Eğitim İş İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Adem Yıldırım, 17 Nisan 1940 tarihli ve 3803 sayılı yasa ile açılan Köy Enstitüleri’nin 80. yıldönümünü verdiği demeçle kutladı. “Tüm dünya ülkeleri gibi Korona kabusuyla boğuştuğumuz bugünlerde, cehaletin ne kadar tehlikeli, bilimin ise ne gerekli olduğunu bir kez daha görüyoruz” ifadelerini kullanan Yıldırım, Eğitim-İş olarak; Köy Enstitüleri'nin ruhunu mücadelelerinde, aklını ise öğretilerinde yaşatmaya devam edeceklerinin altını çizdi.



“EN BÜYÜK MEYVESİ OLMUŞTUR”
Cumhuriyet'in aydınlanma devrimlerinin en önemli hamlelerinden biri olan Köy Enstitüleri'nin kuruluşunun 80. yıldönümüne ilişkin konuşan Yıldırım, “Bilimi, aklı elit bir zümrenin tekeline sokan tüm sistemlerin aksine taşranın en ücra köşesinde bile dolaşıma sokan Köy Enstitüleri, bugün eksikliğini hissettiğimiz akılcı yaklaşımın vücut bulmuş haliydi. Köy Enstitüleri'nin önemini anlamak, geleceği inşa ederken kullanılacak harcın ne olacağını da kavramak demektir. O yüzden Köy Enstitüleri'nin hangi koşullarda kurulduğunu, kısa sürede nasıl fayda sağladığını hatırlamak gerekir: Osmanlı dönemindeki azınlık okulları ile cinsiyet ayrımına ve dini öğretilerin yoğunluk farkına dayanan medrese-mektep ikilemi arasına sıkışmış eğitim sistemi, Cumhuriyet ile beraber yıkılmış ve yerine çağdaş öğrenme tekniklerinin dikkate alındığı; sorgulayan, deneyimleyerek kavrayan nesiller yetiştirmeye dayalı olan Cumhuriyet Eğitim Sistemi kurulmuştur. Köy Enstitüleri, işte bu büyük eğitim hamlesinin en büyük meyvesi olmuştur” dedi.
EĞİTİM KÖYLERDEN BAŞLAMALI
“Cumhuriyeti kuran çağdaş aydın kadrolar, eğitimin ve kalkınmanın, öncelikle ‘Köylü milletin efendisidir’ anlayışı ile köylerden başlaması gerektiği fikrini benimsemişlerdir” sözleriyle konuşmasına devam eden Yıldırım, “Cehalete karşı açılan savaşta zeki köy çocuklarının eğitilmesi önemli bir yer tutmuştur. Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün ‘kimsesizlerin kimsesi’ olarak kurduğu Cumhuriyet, bu projeyle o güne dek kimsesiz bırakılan en ücra köyü dahi bilimin meşalesiyle aydınlatmıştır. Enstitüler sayesinde iyi eğitimden geçmiş zeki köy çocukları, köylerine dönmüş ve bilgiyi anlaşılır şekilde dokunduğu her yurttaşa yaymışlardır. Enstitünün mezunları, köy köy gezmekten imtina etmemiş, köylü-çiftçi ile aydınlar el ele vererek bilgiyi yayar, büyütür hale gelmiştir.  Şehirler ile köyler arasına bilgiden köprü ören Köy Enstitüleri, gencecik Cumhuriyetimizdeki ulus bilincinin pekişmesini de hızlandırmıştır” yorumunda bulundu.
“EĞİTİMCİLERE ROTA OLMUŞTUR”
Yıldırım, şunları ekledi: “Bu önemli atılım tarımın, kısmi sanayi girişimlerinin yükselmesine fayda etmekle kalmamış, aşiret, ağa, tarikat üçgeninde sömürülen, kandırılan köylüyü, kandırılamayacak bilinçli yurttaşlara dönüştürmüştür. Tam da bu yüzden bu topraklarda Siyasal İslam'ın ilk temsilcilerinden olan Demokrat Parti, baskı yaparak Köy Enstitüleri'ni kapattırmış, köylünün kandırılacak cahillikte kalmasından fayda sağlayan tüm çevrelerin içine su serpmiştir. Köy Enstitüleri, Cumhuriyet'e yakışır öğretmen modelinin şekillenmesinin de adı olmuştur. Halkı için, ülkesi için vatanın her karış toprağını bir kabul ederek fedakarca bilgi yayan öğretmen modeli, Köy Enstitüleri sayesinde şekillenmiş ve bugüne dek biz eğitimcilere rota olmuştur. Kurucusu Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in ‘Bu bizimdir, kimseden almadık; bizden alsınlar’ diyerek ulusal ve özgün bir proje olduğuna işaret ettiği Köy Enstitüleri, pek çok yabancı bilim adamının da dikkatini çekmiş, akademik çalışmalara konu olmuştur. UNESCO da bu modeli gelişmekte olan ülkelere tavsiye etmiştir.”
“ÖĞRETİLERİMİZDE YAŞATACAĞIZ”
“Tüm dünya ülkeleri gibi Korona kabusuyla boğuştuğumuz bugünlerde, cehaletin ne kadar tehlikeli, bilimin ise ne gerekli olduğunu bir kez daha görüyoruz” ifadelerini kullanan Yıldırım, “80 yıl önce kurulmuş olan Köy Enstitüleri'nin akılcı, hiçbir yurttaşı ayırmadan bilgiye kavuşturduğu yaklaşımının eksikliğini çok yakıcı şekilde hissediyoruz. ‘Dünyada her şey için; uygarlık için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir; fendir. İlim ve fennin dışında rehber aramak dikkatsizliktir, bilgisizliktir, yanlışlıktır’ diyen Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün sözlerini kalbimize ve aklımıza kazımış eğitim neferleri olarak, bu kötü günlerde bilimsel eğitimin neden gerekli olduğunun tüm kesimlerce anlaşılmış olduğunu umuyoruz. Eğitim-İş olarak; Köy Enstitüleri'nin ruhunu mücadelemizde, aklını öğretilerimizde yaşatmaya devam edeceğimizin altını çiziyoruz” şeklinde konuştu.
 

Haber Merkezi