Marka Şehir İzmir Sempozyumu başladı

Ege Üniversitesi’nin 60. Kuruluş yılı onuruna Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından ‘Marka Şehir İzmir Sempozyumu’ düzenlendi


  • Oluşturulma Tarihi : 16.12.2014 07:46
  • Güncelleme Tarihi : 16.12.2014 07:46
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Marka Şehir İzmir Sempozyumu başladı

EMİNE ŞEKER - Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından Ege Üniversitesi’nin 60. Kuruluş yıl etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Marka Şehir İzmir Sempozyumu’ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Sempozyuma İzmir Valisi Mustafa Toprak başta olmak üzere, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Bornova Belediye Başkanı Olgun Atilla, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz ile çok sayıda öğrenci ve akademisyen katıldı.

HER ÜLKE HATTA HER YÖRE YARIŞ İÇERİSİNDE

Açılış konuşmasını yapan İzmir Valisi Mustafa Toprak, Ege Üniversitesi’nin öğrencisiyle ve akademik personeliyle gerçekleştirdiği bilimsel toplantı ve yayınlarla İzmir’in ve Ege Bölgesi’nin uluslararası gurur kaynağı olduğunu belirterek, “Ege Üniversitesi bilimsel düşüncenin, teknolojinin ve kültürel hayatın zenginleşmesini sağlayan toplumsal gelişmeyi yönlendiren güzide bir kurumumuzdur. Bu güzide kurumumuz bünyesinde marka şehir olmanın kentin ekonomisine, sosyal-kültürel yaşamına ve kent sakinlerine sağladığı avantajların yanı sıra başta kamu, özel ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere kentin çeşitli paydaşlarına düşen rol ve sorumlulukların tartışıldığı sempozyumun yaşam kalitesi yüksek bir İzmir hedefimize ulaşmamıza önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Günümüz dünyasında şiddetler kadar ülkeler ve kentlerde marka geliştirmenin önemini anladılar. Kendilerine değer katabilmek, farklılaşabilmek ve küresel rekabette yer alabilmek için markalaşmaya yöneldiler. Amaç daha iyi anılmak ve hatırlanmaktır. Şüphesiz ki güçlü ve pozitif bir kent markası geliştirmek hayati bir rekabet anlayışını da berberinde getirmektedir. Ülke ve kent markaları yaratmak yatırımcıların, ziyaretçilerin ve müşterilerin dikkatini çekmek için gittikçe önem kazanan bir role sahip olma noktasına gelmiştir. Her ülke hatta her yöre dünya refahından pay almak için büyük bir yarış içerisindedir” dedi.

İZMİR İDEAL BİR ŞEHİRDİR

İzmir olarak küresel rekabette bir adım öne çıkmak istediklerini vurgulayan Toprak, sözlerine şöyle devam etti: “Özgün değerlerimize sahip çıkarak farklılaşmak ve kendi markamız ile alt markalarımızı oluşturmak istiyoruz. Bu amaçla bu sempozyum da dahil olmak üzere çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Projeler uygulamaya konuluyor. Bunlardan bir tanesi İzmir Kalkınma Ajansı koordinasyonunda hazırlanan ve Türkiye’de bir ilk olan İzmir Kentsel Pazarlama Stratejik planımızdır. Hayata geçirilemeyen bir planın hiçbir anlam ifade etmeyeceğini bilgilerinize sunmakta yarar görüyorum. Bir şehrin markalaşması uzun soluklu bir süreçtir. İzmir var olan yarışta yer almak için gereken tüm özelliklere sahiptir. Zengin tarihi, ılıman iklimi, güzelliklerle dolu coğrafyası, yetişmiş insan gücü ve tüm medeniyet değerleriyle hem yaşamak hem ziyaret etmek hem de yatırım yapmak için ideal bir şehirdir.”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise, marka şehir olmak için demokrasinin gerekli olduğunu ifade ederek, “İnsanlık tarihi boyunca artılarımız ve değerlerimiz var. İzmir’de başka yerlerde olamayan büyük değerleri var. Bu değerleri insanlığa sunmak üzere hep birlikte kaynak yaratarak çalışmamız gerekiyor. Kemeraltı ve Agora bölgesinde bulunan eserlerin projeleri yapıldığında kimse yapmasa mutlaka bir yerden kaynak bulup büyükşehir adına söz veriyorum restore ederek dünya insanlığına sunacağız. Bir kentin marka şehir olabilmesi için yaşanılabilecek bir kent olması gerekiyor. Çevre sorunlarını yatırımlarla aşmış bir kent olması gerekiyor. Çok kültürlü insanların barış içerisinde bu kentte yaşaması gerekiyor. Değerlerinin ortaya çıkması gerekiyor” dedi.

BİRLİK İÇİNDE OLURSANIZ BU KENTİ KALKINDIRABİLİRSİNİZ

Kocaoğlu, İzmir’in kalkınmasını ve marka şehir olabilmesi için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “İnsanları hızlı ve konforlu götürmezseniz marka şehir olamazsanız. 24 saat içilebilir su verilmezse kentte marka şehir olmazsanız. Alt yapı yatırımları yapılmazsanız marka şehir olamazsanız. Kentin fuarlar kenti olabilmesi için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gücü ile bugüne kadar 400 milyon lira harcayıp Türkiye’nin en büyük fuar merkezini 25 Martta açmazsanız marka şehir olamazsanız. Turizm planları yapmazsanız, kentte belirli sektörleri destekleyerek yatak kapasitesini artırmak için mücadele etmezseniz bir kenti marka şehir yapamazsanız. Bu kentin körfezini yüzülebilir hale getirmezseniz bunun için çaba harcayıp kaynak ayırmazsanız bu kenti marka şehir yapamazsanız. Bir kentin marka şehir olabilmesi için birçok sektörde eksizsiz alt yapı yatırımlarının tamamlanması gerekir. Birlik ve beraberlik içinde olursanız bu kenti kalkındırabilirsiniz.”

OK YAYDAN ÇIKTI

2010 yılından itibaren İzmir’de çok şeyin değişeceğini 2009 yılında bir kampanya yaptıklarını hatırlatan Kocaoğlu, sözlerini şöyle son verdi: “2011 yılında bu kent dünyada en çok büyüyen dördüncü kent oldu. Eğer çabalar ve birlik beraberlik içinde olursanız bu kentin ve bu kentlinin yapacağı daha çok şey var. Bu kent kendi gücü ile kalkacak ve marka kent olacak bir kenttir. Bunun içinde büyük adımlar atılmıştır. 2014 yılından sonra kimse bu kentin büyümesini, şaha kalkmasını ve gelişmesini engellemeyecektir. Çünkü ok yaydan çıkmıştır.”

Bornova Belediye Başkanı Olgun Atilla da yaptığı konuşmada, “İzmir Türkiye’nin aydınlık kentidir. Marka kent olmanın birçok bileşeni vardır. Bunlardan birinin kent sakinleri olduğunu düşünüyorum. Yöneticiler kadar kent sakinleri de görevlerini yapmalıdır” ifadelerini kullandı.

İZMİR GÜZEL YÜZLÜ İNSANLARIN ŞEHRİDİR

‘Prenses kent İzmir’ benzetmesi yaparak sözlerine başlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Candeğer Yılmaz ise, sözlerine şöyle devam etti: “Dünyada nüfusun yarısından fazlasının kentlerde yaşadığı bir gerçektir. Neden insanlar kentlerde yaşamak istiyor? Refahı daha çok bulmak için. Markalaşma, söyleyecek bir şeyinizin olmasıdır. Farklılıkların farkında olarak sürekli bir alan yaratma ihtiyacı ve bilincidir. Marka kent İzmir bu çerçevede kendini bulmaya çalışıyor. Gerçek anlamda markalaşan şehirler geri dönen ekonominin en belirgin haldir. İzmir güzel yüzlü insanların şehridir. Marka kent olmak emek ve sabır gerektiriyor. Türkiye’de marka şehir çok az bulunuyor. Taşı toprağı altın diye 50 yıldır İstanbul’a bir öykünme var. Ama İstanbul uluslararası olarak ilk 10’da değil. O halde herkesin gitmek için özendiği bir kent olabilirsek marka kent olabiliriz. İzmir Türkiye’nin yıldızı olabilir. Biz Türkiye adına İzmir’i iddialı yapıyoruz. Uluslararası ilk 10’a sokmak istiyoruz. Bir idealimiz var. Bu 2 günde neyi nasıl, neyi kiminle yapabiliriz? Bunları konuşmak istiyoruz.” 

Haber Merkezi