30 Ağustos 2026, Pazar 14:22
30°C İzmir

Marmara'daki sarsıntılar Adalar Fayı'nın kollarında yoğunlaştı

Marmara Denizi'nde 18-20 Ağustos tarihleri arasında meydana gelen 185 deprem, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından kapsamlı bir sismolojik incelemeye tabi tutuldu. Büyüklükleri 1,4 ile 3,2 arasında değişen sarsıntılara ilişkin çalışmada, depremlerin doğrudan Adalar Fayı üzerinde meydana gelmediği, fayın kollarında gelişen bir sismik aktivite olduğu belirlendi

  • Oluşturulma:
  • Kaynak: DHA
Marmara'daki sarsıntılar Adalar Fayı'nın kollarında yoğunlaştı haberinin görseli
6 dk okuma süresi

DEÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir ile Araştırma Görevlisi Dr. Can Eytemiz tarafından gerçekleştirilen çalışmada yapay zeka destekli analizlerden de yararlanıldı. Araştırmacılar, 18-20 Ağustos tarihlerinde Marmara Denizi'nde yaşanan sarsıntıların kısa süreli bir "deprem fırtınası" niteliğinde olduğunu ortaya koydu.

2010'dan bu yana kaydedilen depremler incelendi

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, bölgede 2010 yılından itibaren kaydedilen depremleri 7 günlük periyotlar halinde taradıklarını belirtti.

18 ve 20 Ağustos tarihleri arasında Marmara Denizi'nde meydana gelen sarsıntılara ilişkin yapılan özel çalışmada, depremlerin konumsal dağılımının Adalar Fayı'nın doğrudan üzerinde gerçekleşmediğinin görüldüğünü aktaran Sözbilir, şöyle konuştu:

"Şunu gördük, depremlerin belli ölçekteki dizilimi doğrudan Adalar Fayı üzerinde gerçekleşmemiş. Yani bizim kilitli fay sınıfında değerlendiren Adalar Fayı'nın kolları üzerinde gelişen bir sismik aktivite olarak değerlendirebiliriz."

- REKLAM -

Sözbilir, söz konusu sismik hareketliliğin birkaç gün sürdüğünü ve ardından kendiliğinden sona erdiğini ifade etti.

"Ardından büyük bir deprem olacak diye bir şey söyleyemeyiz"

Marmara Denizi'nde meydana gelen bu tür kısa süreli deprem kümelenmelerinin bölgede uzun yıllardır devam eden sismik aktivitenin bir parçası olduğunu vurgulayan Sözbilir, yaşanan sarsıntıların ardından mutlaka büyük bir deprem meydana geleceği şeklinde bir değerlendirme yapılamayacağını belirtti.

Sözbilir, şu ifadeleri kullandı: "Bu depremler oldu diye 'ardından büyük bir deprem olacak' diye bir şey söyleyemeyiz. Bu, Marmara Bölgesi'nde yüzyıllardır devam eden bir aktivite. Dolayısıyla böyle kümelenmeler şeklinde birkaç gün süren deprem fırtınası şeklindeki fırtınanın sadece bir tanesi bu. Haritaya dikkat ederseniz aslında 1999 depremi bizim Gebze taraflarına kadar geldi ve daha sonra Adalar Fayı ve Kumburgaz Segmenti gibi segmentlerin kırılması bekleniyor. Bütün dünyadaki bilim insanları bu fayların gelecekte kırılacağını söylüyor. Bunlara ilgili farklı bir görüş yok, dünya ölçeğindeki bilimsel çalışmalarda ve özellikle Adalar Fayı'nın, Kumburgaz Fayı'nın belli kesimlerinde kilitlenme olduğu saptanmış durumda. Bu, deprem üretmeden stres, gerilim biriktiriyor anlamına geliyor. Dolayısıyla gelecekte bunlar o enerjiyi boşaltacak."

Sözbilir'in değerlendirmesine göre, 1999 depremi Gebze taraflarına kadar uzanan bir kırılma meydana getirirken, Marmara'da Adalar Fayı ve Kumburgaz Segmenti gibi bazı segmentlerin gelecekte kırılması bekleniyor.

- REKLAM -

Dünya genelindeki bilimsel çalışmaların da bu fayların gelecekte kırılabileceği yönünde ortak bir tablo ortaya koyduğunu belirten Sözbilir, özellikle Adalar Fayı ve Kumburgaz Fayı'nın belirli kesimlerinde kilitlenme bulunduğuna dikkat çekti.

Bu durumun, fayların deprem üretmeden stres ve gerilim biriktirmesi anlamına geldiğini ifade eden Sözbilir, biriken enerjinin gelecekte boşalacağını söyledi.

Depremlerin gerçek konumları yeniden belirlendi

Çalışmada yer alan Araştırma Görevlisi Dr. Can Eytemiz ise iki gün boyunca devam eden deprem fırtınasının ayrıntılı biçimde incelendiğini aktardı.

Bilimsel yazılımlar kullanılarak depremlerin yeniden konumlandırıldığını belirten Eytemiz, böylece sarsıntıların gerçek oluşum noktalarının daha hassas şekilde belirlenmeye çalışıldığını söyledi.

- REKLAM -

Yapılan analizlerde deprem fırtınasının doğrudan kilitli segment üzerinde gerçekleşmediğinin belirlendiğini ifade eden Eytemiz, buna karşın sarsıntıların kilitli zona oldukça yakın bir bölgede meydana gelmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Eytemiz, bölgenin özellikle yıllardır deprem tehlikesi bulunan bir alan olması nedeniyle daha ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğine dikkati çekerek şöyle konuştu:

"Kilitli zonun çok yakınında olması itibarıyla özellikle bir çalışmanın yapılması yani buranın bir mercek altına alınması gerektiğini söyleyebilirim. Özellikle yıllardır söylenen bir deprem tehlikesinin olduğu bölge olduğu için bu durum bir risk teşkil etmeyecektir. Öngörü bu şekilde ancak mutlaka mercek altına alınıp titizlikle incelenmesi gerektiği düşüncesindeyim. Bu büyüklükteki depremlerin öyle bir tetikleme gücünün olması beklenmez. Bu tarz depremlerin bir öncü deprem olması yönünde hiçbir bilimsel tutarlı sonuca varılamaz."

"Öncü deprem" olduğuna ilişkin bilimsel sonuç yok

Eytemiz, meydana gelen sarsıntıların büyüklükleri dikkate alındığında, bu depremlerin büyük bir depremi tetikleyecek güçte olmasının beklenmediğini belirtti.

- REKLAM -

Bu nedenle söz konusu hareketliliğin "öncü deprem" olarak değerlendirilmesine yönelik bilimsel açıdan tutarlı bir sonuca ulaşılamayacağını ifade eden Eytemiz, yine de sismik aktivitenin kilitli zona yakınlığı nedeniyle bölgenin titizlikle takip edilmesi gerektiğini söyledi.

DEÜ tarafından gerçekleştirilen çalışma, Marmara Denizi'nde 18-20 Ağustos tarihlerinde meydana gelen 185 sarsıntının doğrudan Adalar Fayı'nın kilitli kesimi üzerinde değil, bu fayın kolları üzerinde geliştiğini ortaya koydu. Uzmanlar, birkaç gün süren bu tür deprem kümelenmelerinin Marmara'da yüzyıllardır devam eden sismik aktivitenin bir parçası olduğunu belirtirken, söz konusu hareketliliğin tek başına yaklaşan büyük bir depremin habercisi olarak yorumlanamayacağını vurguladı.

Bununla birlikte, depremlerin kilitli fay zonuna yakın gerçekleşmesi nedeniyle bölgenin yeni bilimsel çalışmalarla yakından ve titizlikle izlenmesi gerektiği değerlendiriliyor.

Kaynak: DHA

İlkses Gazetesi'nden sıcak gelişmeleri anında öğrenmek için Google Haberler'de bizi takip edin! Google News'te Abone Ol

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.