GÜNDEM

Okul saldırısının ardından karanlık detaylar:2 haftadır planlıyormuş

Başakşehir’de bir ortaokulda 8 öğrenciyi bıçakla yaralayan lise öğrencisinin saldırıyı 2 haftadır planladığı, internetteki bazı şüpheli gruplarla iletişimde olduğu ve akran zorbalığı yaşadığını söylediği iddia edildi.
Yazı Boyutu

Dün Başakşehir’de bir ortaokulda yaşanan ve 8 öğrencinin bıçaklanmasıyla sonuçlanan acı olay, eğitim kurumlarındaki güvenlik ve çocukların ruh hali tartışmalarını yeniden alevlendirdi. 

Gazeteci Seyhan Avşar köşe yazısında saldırıyı gerçekleştiren lise öğrencisinin, daha önce Fen Lisesi kazandığı ancak evine uzak olduğu gerekçesiyle bir Anadolu Lisesi’ne geçiş yaptığı ve ders ortalamasının 96 olduğu iddia etti.

TELEGRAM GRUPLARI 

Elde edilen ilk bilgilere göre çocuk, saldırıyı yaklaşık 2 haftadır kafasına koymuştu. Yetkililer tarafından yapılan incelemelerde, şüphelinin internette bazı Telegram gruplarına girip çıktığı ve bu gruplarda okul saldırılarına ilişkin içeriklerin bulunduğu öne sürüldü. 

Seyhan Avşar'ın yazısının tamamı şu şekilde:

Şimdi hep birlikte aynı soruları soruyoruz:

Bu çocuk bunu neden yaptı?

Bıçağı nereden getirdi?

Okula nasıl soktu?

Neden saldırdı?
Kimi hedef aldı?

Ama bana kalırsa asıl sormamız gereken soru çok daha başka:

Edindiğim ilk bilgileri hemen aktarayım. Saldırıyı gerçekleştiren çocuk Fen Lisesi kazanan ancak evine uzak olduğu için Anadolu Lisesi’ne geçiş yapan bir öğrenci. Ders ortalaması 96.

Şaşırdınız değil mi? Ben de öğrendiğim de şaşırdım. Şimdi diğer detaylara geçeyim.

İlk bilgilere göre çocuk yaklaşık 2 haftadır bu eylemi kafasına koymuş. İnternette bazı Telegram gruplarına girip girip çıktığı yetkililerce tespit edilmiş vaziyette. Bu gruplarda okul saldırılarına ilişkin içerikler olduğu belirtiliyor.

Daha da önemlisi, çocuk daha önce akran zorbalığına maruz kaldığını düşündüğünü, dış görünüşü nedeniyle arkadaşları tarafından hedef alındığını annesine anlatmış. Sürekli kendisini çirkin bulduğunu anlattığına dair annesi yetkilileri bilgilendirmiş.

Yine ailenin anlatımına göre; çocuk Türkiye’nin ve dünyanın kendisinden haberdar olacağı bir şeyler yapmak istediğinden bahsediyormuş. Ancak kimsenin aklına böyle bir saldırı gelmemiş. Çocuğun sürekli odasında yalnız takıldığı da ailesi tarafından verilen bilgiler arasında. TarihKitabı

Saldırıyı gerçekleştirdiği okula sırt çantası ve üniformasıyla girmiş. Bıçağı da evinden alıp çantasına saklamış. Okulda polis ve güvenlik olmasına rağmen öğrenci gibi girdiği için fark edilememiş. Saldırıyı gerçekleştirdiği okul ise evine en yakın mesafedeki okul. Ne saldırdığı kişilerle ne de okuldaki herhangi biri ile bir temasının bulunmadığı tespit edilmiş.

Çocuk bugün çocuk savcısında ifade verecek. Olay bu ifadeden sonra elbette daha da netleşecektir.
Ancak önümüzde çok daha büyük bir soru var: Bir çocuğun 2 hafta boyunca böyle bir saldırıyı planladığı iddia ediliyorsa ve bu süreçte bazı işaretler de varsa, biz neden ancak 8 çocuk bıçaklanıp, bir çocuk vefat ettikten sonra bunları konuşuyoruz?

Çocuklarımızı yalnızca okulun kapısında değil, hayatın içinde de koruyabilmek zorundayız. Çünkü güvenlik, saldırı gerçekleştikten sonra faili yakalamak değil; o saldırının gerçekleşeceğini önceden fark edebilmek ve engelleyebilmektir.