Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, Çeşme-İzmir-Aydın Otoyolu’nun da aralarında bulunduğu 2 köprü, 8 otoyol ve 2 çevreyolunun 30 yıllığına özelleştirme programına alınmasına karar verildi. Yarımada Kent Konseyleri özelleştirme kapsamında yer alan Çeşme-İzmir Otoyolu için aylar önce uyardıklarını belirterek karar tepki gösterdi. Çeşme Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler, özelleştirme kararına karşı aylar öncesinden uyarılarda bulunduklarını belirterek, otoyol geçiş ücretinin 53 TL’den 350-400 TL’ye çıkabileceğini ve bunun Yarımada turizmi ile bölge ekonomisine doğrudan zarar vereceğini söyledi. 672 milyon dolara mal olan 70 kilometrelik otoyolun halkın vergileriyle yapıldığını vurgulayan Güler, “Halkın parasıyla yapıldı, yine halka satılıyor. Ulaşım bir haktır, ayrıcalık değil. Halkın parasıyla yapılan bir yol, otuz yıllığına özel şirketlere devredilip yeniden ve daha pahalıya satılamaz” dedi.
AYLAR ÖNCE ÖZELLEŞTİRMEYE KARŞI ÇIKTIK
Çeşme-İzmir Otoyolu’nun özelleştirilmesine karşı aylar öncesinden kamuoyunu uyardıklarını belirten Güler, Yarımada Kent Konseylerinin bu konuda Türkiye’de ilk ve tek sivil toplum hareketi olduğunu söyledi. Güler, “Aylardır söylüyorduk.2 Şubat 2025’te Çeşme’de, 28 Mart 2025’te de Urla’da, Yarımada’nın tüm Kent Konseylerini bir araya getirip ‘İzmir-Çeşme Otobanı Özelleştirilemez’ dedik. Haziran-Temmuz’da Çeşme Belediye Meydanı’nda esnafla, emekçiyle bu uyarıyı tekrarladık. Otoyol özelleştirilirse geçiş ücreti 53 TL’den 365 TL’ye çıkabilir, Yarımada turizmi ve bölge ekonomisi doğrudan zarar görür dedik. Bunu tahmin olarak söylemedik; sektör temsilcilerinin hesaplarına, hukukçuların uyarılarına, meclis üyelerinin bütçe verilerine dayandırdık” dedi. Güler, kararın ardından yapılan tepkilerin ise geç kaldığını savunarak, “Bu özelleştirmeye karşı Türkiye’de sokağa çıkan ilk, 2025 boyunca da tek sivil toplum hareketi Yarımada Kent Konseyleri olarak bizlerdik. O günlerde bizlerin dışında hiçbir organizasyon, meslek örgütü ya da siyasi çevre karşı çıkmadı. Sadece Özgür Özel çok ciddi tepki göstermişti. Ulusal basında bütün Türkiye’yi uyardık, ama kayda geçen eylem sayısı bir elin parmaklarını geçmedi. Şimdi karar çıkıp iş bittikten sonra herkes tepki gösteriyor. Aylar önce sessiz kalıp kararname çıktıktan sonra yükselen bu tepki, eleştiriyi hak ediyor” diye konuştu.
12 ULAŞIM VARLIĞI 30 YILLIĞINA DEVREDİLECEK
4 Eylül 2026’da yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile özelleştirme sürecinin somutlaştığını belirten Güler, “Kararın kapsamı küçük değil; 2 Boğaz köprüsü, 8 otoyol ve 2 çevre otoyolu olmak üzere2 ana ulaşım varlığı 30 yıllığına özelleştirme programına alındı. İzmir-Çeşme Otoyolu özelleştirme kararı aslında yeni değil; 2010’da 88 sayılı kararla zaten programa alınmıştı. Şimdi5 yıl sonra bu karar, iki boğaz köprüsünü de kapsayan çok daha büyük bir paketle hayata geçiriliyor. Yarımada’nın tek girişi artık soyut bir tehdit değil, somut bir takvime bağlandı” dedi. 672 milyon dolara mal olan 70 kilometrelik Çeşme Otoyolu’nun992’de tamamlandığını hatırlatan Güler, “Halkın vergisiyle yapıldı; bir süre sonra ücretsiz olacağı söylenmişti. Şimdi geçiş ücreti 53 TL’den 350-400 TL’ye çıkacak. Bu bir zam değil, Yarımada’ya erişimi fiilen ortadan kaldırmaktır” diye belirtti.
ULAŞIM BİR HAKTIR AYRICALIK DEĞİL
Özelleştirme kararının bölge ekonomisi ve ulaşım maliyetleri üzerindeki etkisine dikkat çeken Güler, hukuki ve demokratik yollarla mücadele edeceklerini söyledi. Güler, “Meclis üyesi Onur Saatli’nin hatırlattığı gibi, 2026 bütçesinde sadece faiz ödemesi için 2,7 trilyon TL ayrılmış; varlık satışı bu açığı kapatmıyor, yükü halka devrediyor. Çeşme Seyahat Başkanı Erkan Barbun’un hesabına göre araç başına yıllık maliyet 25 bin TL’yi aşacak, 41 araçlık filoda toplam maliyet milyon TL’yi geçecek. Bu yük er ya da geç yolcu biletlerine yansıyacak” dedi. Güler, Çeşme Kent Konseyi ve ÇEŞÇEP olarak itiraz sürecini sürdüreceklerini belirterek, “Aylar süren uyarılarımız bir kenara bırakıldı; karar, kamuoyuna ya da yerel yönetimlere sorulmadan yürürlüğe girdi. Avukat Şehrazat Mercan’ın belirttiği gibi hukuki yollar değerlendirilmeye devam edecek. Çeşme Kent Konseyi ve ÇEŞÇEP olarak Yarımada Kent Konseyleriyle dayanışmamızı büyütecek, itiraz sürecini sürdüreceğiz. Ulaşım bir haktır, ayrıcalık değil. Halkın parasıyla yapılan bir yol, otuz yıllığına özel şirketlere devredilip yeniden ve daha pahalıya satılamaz. Uyardık, dinlemediler. Şimdi sıra, bu kararı geri aldırmak için her demokratik ve hukuki yolu sonuna kadar kullanmakta” diye konuştu.