ABD-İran çatışmasının tanker taşımacılığı ve enerji altyapısına sıçraması küresel arz endişelerini büyütürken, Suudi Arabistan'daki 400 bin varil kapasiteli rafinerinin devre dışı kalmasıyla Brent petrol yeniden 100 dolar eşiğinin üzerine çıktı.
PETROL YENİDEN 100 DOLARIN ÜZERİNDE
Orta Doğu'da yeniden yükselen tansiyon, küresel petrol piyasasında fiyatları hareketlendirdi. ABD ile İran arasındaki çatışmaların tanker taşımacılığı ve bölgedeki enerji altyapısına uzanması, petrol sevkiyatlarının daha uzun süre aksayabileceği endişesini güçlendirdi.
Arz güvenliğine ilişkin kaygıların yeniden öne çıkmasıyla Brent petrol 10 Eylül'de 101 dolar civarında işlem görürken, Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) fiyatı 96 dolar seviyesinde bulunuyor.
Brent petroldeki yükseliş son haftalarla da sınırlı değil. Fiyatlar, ağustos ayının başından bu yana yaklaşık yüzde 30 arttı.
TANKER SALDIRILARI ÇATIŞMADA YENİ CEPHE AÇTI
Petrol fiyatlarındaki yükselişin arkasında yalnızca bölgedeki askeri gerilim değil, ham petrol ve enerji ürünlerinin taşınmasında kritik rol oynayan tankerlere yönelik saldırılar da bulunuyor.
ABD ile İran arasındaki çatışmanın tanker taşımacılığına sıçramasıyla enerji piyasalarındaki risk algısı daha da yükseldi.
İran, ABD'nin beş İran tankerini batırmasının ardından 10 gemiye saldırdığını açıkladı.
Tankerlerin doğrudan çatışmanın parçası haline gelmesi, Basra Körfezi'nden yapılan petrol sevkiyatlarında yaşanan aksaklıkların uzayabileceği endişelerini beraberinde getirdi.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA GEMİ TRAFİĞİ SERT DÜŞTÜ
Piyasanın yakından takip ettiği bir diğer nokta ise küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş güzergâhlarından Hürmüz Boğazı.
Son verilere göre çarşamba günü boğazdan yalnızca 7 ticari gemi geçiş yaptı.
Bir önceki gün Hürmüz'den geçen ticari gemi sayısı 12 olurken, son 10 günlük ortalama ise 14 gemi olarak kayıtlara geçti.
Bu rakamlar, çatışmanın ardından boğazdaki ticari hareketliliğin ne ölçüde gerilediğini ortaya koydu.
2 MİLYON VARİL PETROL TAŞIYAN TANKER BOĞAZDAN ÇIKTI
Aynı gün Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yapan dört gemiden birinin yaklaşık 2 milyon varil ham petrol taşıyan çok büyük bir ham petrol tankeri olduğu belirtildi.
Enerji sevkiyatındaki sıkışıklığın bir başka göstergesi ise LNG taşımacılığında görüldü.
Söz konusu gün boğazdan hiçbir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerinin çıkış yapmaması dikkat çekti.
Hürmüz Boğazı, çatışmalar başlamadan önce küresel petrol ve LNG sevkiyatlarının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği kritik enerji güzergâhlarından biri konumundaydı.
Bu nedenle boğazdaki sevkiyatların gerilemesi, küresel piyasalardaki arz güvenliği endişelerini doğrudan artırıyor.
Petrol piyasasındaki arz endişelerini artıran bir başka gelişme Suudi Arabistan'dan geldi.
Ülkenin güneybatısındaki Cizan rafinerisinde üretim durdu.
Tesisin günlük yaklaşık 400 bin varil ham petrol işleme kapasitesi bulunuyor. Cizan rafinerisinin devre dışı kalması, ham petrolün yanı sıra benzin ve motorin gibi rafine petrol ürünlerinin arzı açısından da önem taşıyor.
Tesis işletmecisinin verilerinde de rafinerinin resmi işleme kapasitesi günlük yaklaşık 400 bin varil olarak gösteriliyor.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın