Sayfa Yükleniyor...
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Hüsnü Pullukçu, geçen hafta sokağa çıkma ilanının ardından marketlerde yaşanan yoğunluğun korkulanın aksine vaka sayılarını etkilemediğini söyledi
ÇAĞLA GENİŞ
Geçtiğimiz hafta İçişleri Bakanlığının 31 kent için alınan sokağa çıkma yasağı kararını gece geç saatlerde açıklamasının ardından vatandaşlar, market, fırın, benzinlik ve ATM’lere akın etmişti. Sosyal mesafeyi hiçe sayarak kuyruğa girenlerin görüntüleri tartışmalara neden olurken, uzmanlar çok sayıda insanın aynı anda sokağa çıkmasının büyük bir risk oluşturduğunu ve önümüzdeki hafta yeni tip koronavirüs vaka sayısının artacağına işaret etmişti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Hüsnü Pullukçu, sokağa çıkma ilanının ardından yaşanan kaosun korkulanın aksine vaka sayılarını etkilemediğini açıkladı.
KORKULAN OLMADI!
Geçen hafta marketlerde yaşanan yoğunluğun vaka sayısına etki etmediğini söyleyen Prof. Dr. Pullukçu, “Geçen hafta market olaylarının yansımasını perşembe ya da cuma günü görmeyi planlıyorduk ama korkulan olmadı. Belki hafta sonu artış olur dedik ama nöbetçi meslektaşlarımızdan da herhangi bir vaka artışı yaşanmadığını öğrendik. Diğer hastanelerdeki meslektaşlarımla da görüştüm. Onlarda da bir değişim yok… Bu durumda market olaylarının vaka sayısına pek bir etkisi olmadı gibi. Bunu şuna bağlayabiliriz. Kısa süreli temaslar yaşandığı için virüs diğer insanlara bulaşmamış olabilir. Ya da daha önce söylediğimiz gibi, toplumun birçoğu bu hastalığı sessiz sedasız geçirebiliyor, hiçbir bulgusu olmuyor. Belki şu an böyle bir grup olabilir” ifadelerini kullandı.
MAYIS SONUNA DOĞRU RAHATLAYACAĞIZ
Vaka sayılarının giderek azalmaya devam edeceğini savunan Prof. Dr. Pullukçu, “Mayıs ayının ortalarından sonra rahatlayacağız. Günlük yaşama döneceğiz diye düşünüyorum. Farklı tedavi yöntemleri çıkıyor ama bunlara aldanmayın. Mesela bir amca var, bor içiyor suya döküp... Lütfen bunun gibi şeylere inanmayın. Aşı ile ilgili çalışmalar devam ediyor; ekim sonuna doğru elimizde kuvvetli bir aşı olacak gibi görünüyor. Aşı üretmek kolay değil, en az 6-8 aylık bir süreç gerekiyor. Umarım aşı gelir ya da bir dahaki sefere böyle bir şeye gerek kalmaz. Toplumsal bağışıklık oluşur ve bulaşacak kimse de kalmaz!” ifadelerini kullandı.
Haber Merkezi