25 Mart 2026, Çarşamba 02:06
11°C İzmir

Resul Emrah Şahan savunmasını yaptı: Müteahhitlerin istediğini yapmadığım için buradayım

Görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, savunmasında, "Bu gökdelen projesiyle ortaklaşmadığım için yargılanıyorum. Müteahhitlerin istediğini yapmadığım için buradayım" dedi

  • Oluşturulma Tarihi :
  • Kaynak: DHA
Resul Emrah Şahan savunmasını yaptı: Müteahhitlerin istediğini yapmadığım için buradayım haberinin görseli

İBB'ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107’si tutuklu 407 sanık duruşmanın üçüncü haftasında hakim karşısında. Duruşmada 'Kent uzlaşısı' soruşturması kapsamında tutuklanıp tahliye edilen ve İBB’ye yönelik 'Yolsuzluk' davası kapsamında tutukluluğu sürerken, görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunma yaptı.

Resul Emrah Şahan savunmasında, "Şişli Belediyesi’yle Çağlayan Adliyesi komşudur, adliyenin bulunduğu parsel belediyeye aittir. Belediye vermiştir. 18 Mart günü ben savcılıkla bunları konuşuyordum, çağırsalar giderdim. Sabah 05.30'da evimden alındım. 19 Mart sabahı devletle toplum arasındaki güven bağına balta vurulmuştur. Burada esas hikaye Şişli’nin iradesi. Ben Şişli’de 10 kişiden 7’sinin oyunu almış bir belediye başkanıyım. Bugün benim koltuğumda kayyum oturuyor. Tutuklandıktan 1 yıl sonra karşınızdayım. 12 metrekarelik hücremde binlerce mektupla, destekle karşınızdayım. 'Suçlusun' diyorlar.' Neyle suçluyum' diyorum, 'Bilmiyorum' diyorlar. Ben 19 Mart günü kent uzlaşısı davasından tutuklandım. Gerekçe, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye İttifakı siyasetiydi. Ben siyasetçi olarak ve belediye başkanı olarak partimle beraber batıdaki illeri, batı illerindeki Kürtlerin mecliste temsil edilmesinin savunucusu olduğum için tutuklandım. Batı illerindeki Kürtlerin meclisteki temsiliyeti. Sayın Başkanım, batı illerindeki Kürtler kim. Belki siz, belki heyetteki arkadaşlarımız, salondaki arkadaşlarımız. Komşumuz. Kardeşimiz. Ben bu siyasetin arkasındayım. Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en kritik eşiklerinden biri olan terörsüz, demokratik Türkiye sürecine ilişkin toplumsal destek varken kent uzlaşısı davasından bir belediye başkanını tutuklamak abesti. O dönem iktidar siyasetçilerinin açıklamalarından bir cümle söyleyeceğim. 'Uzlaşı, bu topraklarda bir zayıflık değildir. Devlet aklının ve milletin ferasetinin gereğidir' Biz orada durduk. Kent uzlaşısı da buydu. Kimlikler üzerinden çatışmak değil, ortak değerlerde buluşarak kenti birlikte yönetmekti. Hal böyleyken bu operasyon devlet aklına, hep birlikte demokrasi için bir eşik daha atlama çabasına çelme taktı. Devlete rağmen yapıldı. Türkiye, Kürt meselesinde en önemli tarihi eşiği geçerken bir belediye başkanını kent uzlaşısından tutuklu tutmak çelişkiydi. 19 Mart günü kent uzlaşısından tutuklandım. İddianameyi beklemeye başladım. 4 ay sonra, Temmuz’da Prof. Dr. Ahmet Özer kent uzlaşısından tahliye aldı. Tam o dönem, şimdi 'Kardeşlik zamanı, iç cepheyi güçlendirelim' açıklamaları geldi. Emrah’ın hücresinin kilidi açılmıştı. Kapının kulpunu indirseniz kapı açılıyordu. Onun için ikinci bir kilit lazımdı o kapıya. Ağustos ayında etkin pişmanlar ifade vermiş Emrah demişler. 12 Eylül’de birden, aniden ifadeye çağrıldım. Sadece tanık ifadeleriydi. Sadece tanık ifadeleriyle tutuklandım. Hem de kimler. Türkiye’de bakanlıkla, devletle en büyük iş yapan müteahhitler. Türkiye’nin en büyük müteahhitleri. En büyük ihaleleri almış kişiler. Onların danışmanları. Onların işini takip eden insanlar. Sonra ne oldu. 2026 Şubat ayında kent uzlaşısından 5 dakikada tahliye aldım." dedi.

'KURUMA DAİR BİR TALİMAT VERMEM MÜMKÜN DEĞİL'

Şahan savunmasının devamında, "Öncelikle 'Eylem 13’ ile başlamak istiyorum. İddianamenin toplam mantığına ilişkin garipliğe en güzel örnek budur. Niye. Benim adımın ilk geçtiği yer Eylem 13. 'Kişisel verileri başkasına verme, yayma ve ele geçirme' suçu isnat ediliyor. Bu konuda kimse benim ifademe başvurmadı. Ben 'sürpriz' iddianame geldiğinde öğrendim. Hiçbir şüpheli ifadesinde, hiçbir tanık beyanında, hiçbir raporda, kolluk fezlekesinde, hatta şüpheli listesinde dahi adım yok. Benden bu iddianın yanlış olduğunu ispatlamam bekleniyor. Sayın Başkanım, suçlamada 'İstanbul Planlama Ajansı Başkanı sıfatında hareket ediliyor' deniliyor. Ben İPA Başkanlığı’ndan ayrılalı çok oldu. 2024’te İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki bu görevimi, usule uygun bağlamak için BİMTAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı görevim vardı; o görevden de istifa etmiştim. Ama İPA’daki çalışma arkadaşlarımız ve ben, 2023 Kasım sonu veya Aralık başında gerçekleştiği iddia edilen bir panel üzerinden suçlanıyoruz. Bu dönemde istifa etmiş ve sahada kampanya yapan bir belediye başkan adayı olarak talimat verdiğim iddia ediliyor. İddianın temelsizliği zaten burada başlıyor; zaten fiilen mümkün değil. Kuruma dair bir talimat vermem mümkün değil" dedi.

YENİLEMEK ZORUNDA KALDIĞI TAAHÜDÜ GEREKÇE GÖSTEREREK SUÇ UNSURU YARATIYORLAR’

Şahan, "Gelelim benim tutuklanma sebebime. Ben bir 'park yaptırma' meselesiyle tutuklandım. Dediler ki: 'İskanı geciktirmişsin'. Ortada bir protokol var, bir taahhüt var. Bu taahhüt 2020 yılına dayanıyor. Firma, 2020 yılındaki taahhüdü anlatmıyor; 2024 yılında parkı bitiremediği için mecburen yenilemek zorunda kaldığı taahhüdü gerekçe göstererek bir suç unsuru oluşturmaya çalışıyorlar. 2021’de verilmiş bir söz var. 2024 yılında, benim dönemimde 'parkı yetiştiremedim' diyerek taahhüdü yenilemişler; çünkü o alanda yıkılması gereken bazı gecekonduların süreci beklenmiş. İddianamede 2020 yılındaki asıl taahhütten hiç bahsedilmiyor. Peki sonuç nedir? Proje sahibinin bir park sözü var; konut sahiplerine verdiği. Biz de bu kamu yararının takipçisi olduk. Türkiye’de bir üniversite arazisi, 6306 sayılı kanun ve parsel bazlı plan tadilatıyla 500 milyon dolarlık bir ranta çevriliyor. Balkonunda havuz olan daireler satılıyor. Adam bütün satış stratejisini aşağıda kamuya ait olan koru alanı üzerine kuruyor, bunu taahhüt ediyor, 'kamuya açık alanı ben yapacağım' diyor. Havuzlarını emsal dışı bırakmak için yönetmelik değiştiriliyor. Ben başkan oluyorum ve diyorum ki: 'Bir dakika kardeşim, yangın güvenliği eksikliğin var, şunu tamamla' İnanılır gibi değil ama şu işten dolayı Türkiye’de tutuklu olan tek kişi benim" dedi.

- REKLAM -

‘KİMSENİN PARA VERDİĞİ YADA ALDIĞI YOK’

Resul Emrah Şahan, "Biz burayı ProfiloAVM olarak biliriz. İddianamedeki süreç anlatımı ile olgular hiçbir şekilde birbiriyle örtüşmüyor. İddianamede bu eyleme ilişkin olarak firma sahibi ve müdürü olmak üzere iki kişinin ifadesi var. Süleyman Çetinsaya’ya aktarılan bir bilgiden ve şirket genel müdürünün 2024 Mart seçimleri öncesi bir görüşmesinden bahsediliyor. Yani benim başkanlığım döneminden bahsediyorlar ama ortada somut bir durum yok; kimsenin para verdiği veya aldığı bir olay yok. Buradaki asıl konu, proje yapmak istedikleri parseldeki 2 bin 600 metrekarelik ve yaklaşık 520 milyon lira değerindeki kamu arazisidir. Biz o plan kararını uygulama konusunda çok kararlıydık. Burası Profilo AVM arazisi; bir inşaat şirketi geliyor ve buraya konut projesi yapmak istiyor. 2020 yılında Bakanlık imar planlarında bir değişiklik yaparak, yapılaşma koşullarının ilçe belediyeleri ve Büyükşehir tarafından belirlenmesini istedi. Benim başkanlık dönemimde, Artaş grubunun 2 bin 600 metrekarelik alanı kamuya terk etmesi gerekiyordu. Eğer burada bir ruhsat almak, bir proje yapmak istiyorsa, bu parselin ayrılması ve kamuya terk edilmesi şarttır. Diyor ki: 'Hayır, ben burayı site bahçesi ve özel otopark olarak kullanacağım.' Kendi belgelerinde bu görünüyor. Biz de 'Olmaz' dedik. Bizim tek yaptığımız kamu hakkını savunmaktı. İşin trajikomik tarafı ne biliyor musunuz? Belediye başkanıyken bu işlemleri biz başlattık. Firmanın 'süreç geciktiriliyor' dediği şey, bizim plan kararını uygulama kararlılığımızdır. Ve sonuç ne oldu? Ben tutuklanmadan sadece 20 gün önce bu alan resmen Şişli Belediyesi’nin mülkiyetine geçti. İşlem bitti. Şu an o 2.600 metrekarelik, 520 milyon liralık alan Şişli halkınındır" dedi.

'72 KATLI GÖKDELENE KARŞI ÇIKARAK BASIN AÇIKLAMASI YAPTIM'

Resul Emrah Şahan savunmasında, "72 katlı gökdelene karşı çıkarak bir basın açıklaması yaptım. Yeşil alana ihtiyacımız var dedik. Bunu savunduk. Bu projenin sahibinin dosyada ifadesi alındı. Bana 'vampir' dedi, bize 'çete' dedi. Burayı mühürleyince izinleri iptal edildi. Tanımadı, savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Sayın vali beni aradı, inşallah yalanlamaz. ‘Ne olacak her yerde gökdelen var burada da bir gökdelen olsun’ dedi. Biz durmamız gereken yerde durduk. Bu gökdelen projesiyle ortaklaşmadığım için yargılanıyorum. Buradaki konu bu. Benden beklenen görmezden gelmemdi. Müteahhitlerin istediğini yapmadığım için buradayım" dedi.

Duruşma yarın saat 10.00'a ertelendi.

Kaynak: DHA

0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.