Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, düzenlediği basın açıklamasında kızının ölümüne ilişkin soruşturmanın etkin biçimde yürütülmediğini iddia etti. Soruşturmanın aydınlatılması açısından cep telefonunun incelenmesinin büyük önem taşıdığını belirten Kabaiş, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, "Telefon asit kuyusunda da olsa biz o telefonu açarız" sözlerini hatırlatarak telefon incelemesinin tamamlanmasını talep etti.
"ÜNİVERSİTENİN KAMERA KAYITLARI NEREDE?"
Nizamettin Kabaiş, kızının kaybolduğu bölgede güvenlik kulübesi ve döner güvenlik kamerası bulunduğunu belirterek, üniversite yönetiminin ilk etapta kameraların çalışmadığını söylediklerini, ancak daha sonra Adalet Bakanlığı'na gönderilen resmi yazıda kameraların arızalı olmadığının bildirildiğini öne sürdü. Kabaiş, "Madem hiçbir kamera bozuk değil, o görüntüler nerede? Rojin’in telefonu neden açılmıyor? İki erkek DNA’sı neden bulunmuyor? Biz acı çekiyoruz" ifadelerini kullandı.
REKTÖR VE ÜNİVERSİTE YÖNETİMİNE YÖNELİK İDDİALAR
Rojin Kabaiş'ın ölümünde Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi yönetiminin sorumluluğu bulunduğunu ileri süren Nizamettin Kabaiş, şu ifadeleri kullandı: “Üniversite ile ilgili şu ana kadar herhangi bir kişi gözaltına alınmadı. Sorumlu üniversitedir. Sorumlu yurttur. Rektördür ve yurdun yönetimidir. Bunların hem büyük ihmalleri vardır hem de bize 17 saat sonra haber verdiler. Ayrıca rektör, kendisi gelip otopsiye müdahale etti. Delilleri kararttı. Özel olarak savcıyla görüştü. Başka bir odaya gitti. Rojin'in otopsisine başlanmadan önce her iki salona da girdi. Rojin'in cansız bedeninin bulunduğu odaya da girdi. Delilleri kararttı. Bu nettir, kesindir. Ben bunu biliyorum. Rica ediyorum, Adalet Bakanı bu konuyu takip etsin.”
OTOPSİ GÖRÜNTÜLERİNİN İNCELENMESİNİ İSTEDİ
Nizamettin Kabaiş, rektör hakkında bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadığını savunarak, otopsinin yapıldığı geceye ait kamera kayıtlarının incelenmesini talep etti. Rektörün uzun süre hastanede bulunduğunu öne süren Kabaiş, bu durumun da soruşturma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
ÖĞRENCİLERE MÜDAHALE İDDİASI
Kızının kaybolmasının ardından öğrencilerin düzenlediği protestolara da değinen Kabaiş, üniversite yönetiminin emniyet güçlerini kampüse çağırdığını ve öğrencilerin müdahaleye maruz kaldığını ileri sürdü.
GÜLİSTAN DOKU DOSYASINI ÖRNEK GÖSTERDİ
Konuşmasında Tunceli'de kaybolan Gülistan Doku dosyasını da hatırlatan Nizamettin Kabaiş, şu ifadeleri kullandı: “Tunceli'de de bu olay oldu. Orada da aynı şekilde devletin valisiydi. Gülistan Doku için valiye 78 tane soru soruyorlar. Neden Rojin Kabaiş için Van Üniversitesi'nin rektörüne soru sormuyorlar? Bunun sebebi nedir?”
DNA İNCELEMELERİ VE GÜVENLİK KAMERALARI ÇAĞRISI
Yaklaşık 2 bin 500 kişinin DNA örneğinin inceleneceğinin ifade edildiğini ancak bugüne kadar yalnızca 400-500 kişinin DNA örneğinin alındığını öne süren Kabaiş, sürecin hızlandırılması gerektiğini söyledi. “Biz aile olarak gerçekten çok büyük acılar çekiyoruz. Çocuğumuza ne olduğunu bize söyleyin” diyen Kabaiş, Mollakasım bölgesindeki villa ve iş yerlerine ait güvenlik kameralarının da soruşturmaya dahil edilmesini istedi. Dosyada bulunan gizlilik kararı nedeniyle bilgi alamadıklarını belirten Kabaiş, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısında bulundu.
0 Yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Bir Yorum Bırakın