Sayfa Yükleniyor...
Sarıgöl’de üzüm bağlarının kuraklıkla birlikte yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını belirten Sarıgöl Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Gençeli,”Buradaki milyon dolarlık üzüm yatırımları çöp olacak” dedi
NURETTİN BAKİ-ÖZEL HABER
Tüm dünyayı etkisi altına alan kürsel iklim krizi ile birlikte artan üretim maliyetleri çiftçiyi kara kara düşündürüyor. Manisa’nın Sarıgöl İlçesi’nde yıllardır üzüm üreticiliği yapan ve aynı zamanda Sarıgöl Ziraat Odası Başkan Yardımcısı olan Sinan Gençeli, üzüm üretiminde yaşanan son gelişmeleri gazetemize aktardı. Sarıgöl ovalarında milyon dolarlık yatırımlarla kurulan modern üzüm bağlarının susuzluk riskiyle karşı karşıya kaldığını belirten Gençeli, yaşanacak derin susuzlukla birlikte bu yatırımların 2-3 yıla ölü yatırım olarak ovalarda kalacağını söyledi. Sarıgöl’ün Sarıçöl olmaması için yetkililerin acilen önlemler alması gerektiğini de sözlerine ekleyen Gençeli, bu gidişle üreticilerin üzümden vazgeçerek susuz tarıma geçmek zorunda kalacağının altını çizdi.
MALİYETLERDE YÜZDE 200 ARTIŞ VAR!
Üreticinin girdi maliyetlerinin ciddi anlamda arttığına dikkat çeken Gençeli, yaşanan artışları kalem kalem anlatı. Çiftçinin borçlandığını ve borcunu borçla kapattığını söyleyen Gençeli, şunları söyledi: “Bizim Manisa üzümlerimiz Avrupa ülkelerine direk sofralık olarak gidiyor. Maliyetlerimiz yani girdi fiyatlarımız ciddi anlamda yüksek. Geçen yıl 100 TL olan hayvan gübresi şu anda 320 TL’ye yükselmiş durumda. Yine geçen yıl kullandığımız tarım ilaçları yaklaşık yüzde 150 arttı. Bağlarımızı tellerle koruyoruz, bu tellere de geçen seneye göre yüzde 200’lük bir fiyat artışı yaşandı. Bağlarımızı ilkbahar donarlından korumak için bağ örtüleri satın alıyor ve kullanıyoruz. Geçen sene 2 bin TL olan bu bağ örtüleri bu sene 5 bin TL’den satılıyor. Bizim için önemli olan tarım ilaçları ve bağ örtüsü ancak bu iki kaleme gelen zamları ödemek hiç kolay değil. Tüm bu maliyetler ortada ve buna rağmen rekolte düşük, çiftçi para kazanmıyor, geçen sene borcunu borçla kapattı. Bu sene de aynı şey yaşanacak ve çiftçi yine borcunu borçla kapatmaya çalışacak. Yani sattığı üzümden hiçbir şekilde gelir elde etmeyecek. Bir kez daha tekrarlamak isterim ki; tarım ilaçlarına her gün pandemi şartları bahane edilerek yüzde 200 zam yapan bir karaborsa var. Bunlara birilerinin dur demesi gerekiyor. Herkes doları baz alarak zam yapıyor ama dolar yüzde 100 artmıyor. Ayrıca dolar düştüğünde de yükselen fiyatlar düşmüyor. Bu çok yaman bir çelişki.”
ÜZÜM ÜRETİMİ SON BULACAK!
Girdi maliyetlerinden de daha önemli bir sorun olan su sorunu ise Sarıgöl ve Sarıgöl çiftçisinin canını yakmaya başladı. Susuzluktan dolayı yakın zamanda bölgede üzüm üretiminin son bulabileceğini belirten Gençeli, yerüstü sularının tükendiğini, yer altı suyunun da 500 metre derinliğe kadar indiğinin altını çizdi. “Bir diğer önemli ve hayati konumuz su.Sarıgöl, sarı çöl olmasın istiyoruz. Biz burada kuraklıktan dolayı yerin 500 metre altından su çekiyoruz. Bu şekilde devam ettiği taktirde 2-3 yıl içerisinde yer altı sularının hepsini bitirmiş olacağız. Bu yer altı suları yok olduğu andan itibaren üzüm üretimi de bu bölgede son bulacak, insanlar buğday ve arpa gibi su ihtiyacı olmayan ürünlere yönelecek” dedi.
MİLYON DOLARLIK YATIRIM ÇÖP OLACAK!
Yaşanan su sorunu ile birlikte bölgede milyon dolarlık yatırımların çöp olabileceğini dile getiren Gençeli, “ Oysa bu ovalarda son teknolojik imkanlarla üzüm üretimine dönük milyon dolarlık yatırımlar var. Ancak dediğim gibi yaşanan susuzluk bu modern yatırımlara büyük bir darbe vuracak ve ölü yatırım olarak kalacak. Yeni dikilmek istenen bir bağın kurulmasının dönümlük maliyeti 30 bin TL. Sarıgöl Ziraat Odası’na kayıtlı 192 bin 500 dönüm üzüm bağı var. Bu rakamları çarptığımızda yatırım maliyeti bahsettiğimiz rakamlardan da daha fazla çıkar. Yaşanan bunca su sorununa bir de jeotermal kuyularını da eklediğimizde sorun daha da büyüyor. Zira bu jeotermal kuyuları hem sularımızı hem de bağlarımızı ciddi anlamda tehdit ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
Haber Merkezi