Sokak esnafları salgının çözümü oldu

Salgın döneminde sokak esnaflarının, dar gelirli ve yoksul mahallelerin imdadına hızır gibi yetiştiklerini belirten Dr. Osman Sirkeci, “Sokak esnafı, sorunlar yumağı olan sistemin cankurtaranı oldular” dedi


  • Oluşturulma Tarihi : 15.04.2020 08:02
  • Güncelleme Tarihi : 15.04.2020 08:02
  • Kaynak : HABER MERKEZİ
Sokak esnafları  salgının çözümü oldu

ÖZKAN PEKÇALIŞKAN-ÖZEL HABER
Sokak Ekonomisti Dr. Osman Sirkeci Salgın koronavirüs salgını döneminde hem dünyada hem de Türkiye’de Sokak Ekonomisi alanındaki çarpıcı görüşlerini kaleme aldı. Çeşitli küresel veya ulusal kurumlar tarafından 2020 büyüme oranının yüzde 2,5’tan yüzde 1,3’e çekildiğini, batan şirketler ve kazananlar hakkında bolca magazin haberlerinin yapıldığını belirten Dr. Sirkeci, “Dünyada 2 milyona yaklaşan enfeksiyonlu nüfus ve 120 bini geçen can kaybı sıradan haberler haline geldi. Ancak Ekvator’da sokaklara bırakılan tabut haberleri reyting yaptı. Ve özürler, pardonlar başladı. Ancak bu özürler kitlelerin nezdinde piyasa ekonomisinin bu salgın krizine teslim ettiği milyonların zararını telafi edemeyecektir” dedi.



KURBANLAR YOKSUL HALK OLACAK
Salgının ortaya çıktığı Vuhan kentinde 3 Nisan’da hayatın normale döndüğünü ve trenlerin yeniden çalışmaya başladığını belirten Dr. Sirkeci, “Çinliler zaten alışıktı. Wuhan sokaklarında maskesiz kimse dolaşmıyor. Bu salgın da bundan önce çok ağır can kayıplarına yol açan diğer salgınlarda olduğu gibi bir süre dünyayı kasıp kavuracak. Prenslerden, yüksek gelir gruplarından, zenginlerden de kayıtlara geçecek kurbanlar alacak. Ama asıl kurbanlarını daha öncekilerde olduğu gibi güvencesiz, savunmasız yoksul halk kitlelerinin arasından seçecek. Bu süreci komplo teorileri veya kapitalizmin sonu gibi yaklaşımlarla ele almak yerine serbest piyasa ekonomisinin tarihsel gelişimini göz önünde bulundurarak yorumlamak daha doğru olacaktır. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de kapitalist sistemin kendi karakteristik sürekli krizleri, bunalımları ve iç çelişkileri ile yarattığı milyarlarca yoksul ve açlar kümesi, sistemin kıskacında mahkûm olarak yaşamak istemiyor. Sistemin baskıcı ve engelleyici kuralları, bürokratik kayıt normları içine sıkışmak istemiyor. Adil olmayan bölüşümün yanında serbest üretim, dağıtım ve tedarik sistemi de sağlıklı çalışmıyor” diye konuştu.



KORUMASIZ VE GÜVENCESİZ
Asya, Afrika özellikle gelişmiş ABD’de, Balkanlarda ve Güney Avrupa ülkelerinde sokak esnaflarının çok zor günler yaşadıklarının altını çizen Dr. Sirkeci, “Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de bu krizden en çok etkilenenler korumasız ve güvencesiz emek güçleri olmuştur. Dünya genelindeki tüm önlemlerde veya yasaklarda yaşlı veya genç olmasına bakılmaksızın çalışanlar kapsam dışında tutulmaktadırlar. Sistemin bekası için gösterilen ihtimam bunun açık işaretidir. Ancak sokaklarda güvencesiz çalışanlar, seyyar satıcılar, işportacılar, pazarcılar, ev hizmetlileri, evlerden çalışanlar kriz karşısında kendi tedbirlerini kendileri almak zorunda kaldılar. Yoksullar ilk günleri ve haftaları kendi imkânlarıyla karşıladılar. Krizin yıkıcı etkisini bertaraf etmeye çalıştılar. Tüm ülkelerde açıklanan ilk paketlerde krediler vardı, borçların ertelenmesi vardı. Maksat insan sağlığının korunmasından çok sistemin sürdürülebilir bekasından yanaydı. İlerleyen günlerde New York sokaklarından, Mexico City’den, Ankara sokaklarından, İzmir’in yoksul mahallelerinden yükselen yardım çığlıkları gecikerek de olsa kamuda duyuldu. Kaynakları çok sınırlı olmasına rağmen yerel yönetimler tarafından koronazedelere daha yakın pozisyonlarda olunmasının da getirdiği avantajla yaralar sarılmaya başlandı” şeklinde konuştu.



KAPIDA HİZMETE HAZIR
Çok küçük ölçekli, çok küçük sermayeli ve daha çok beden gücü ve sosyal sermayeye dayanan işletmelerin pandemi koşullarına uyum sağlamada güçlük çekmediğinin altını çizen Dr. Sirkeci, “Yeni durum ve oluşan talebe uygun ürün ve hizmet üretimine hiç gecikmeden cevap verdiler. Daha ilk günlerden işportacılar, seyyar satıcılar maske, solunum cihazı ve eldiven satmaya başladılar. Yaşlıların sokağa çıkmalarının önlenmesi ve sonraki günlerde evde kal çağrıları gereğince ve süpermarketlerde, diğer yerlerde topluca bulunulmamasını gerektiren tedbirler karşısında seyyar esnaflar, işportacılar yeryüzünün her yerinde dar gelirli ve yoksul mahallelerin imdadına hızır gibi yetiştiler. Washington’da 14 Mart’ta ‘Los Vengadores Unidos’ temsilcileri ile bölge sağlık yetkililerinin katıldığı toplantıda sokak esnaflarının eğitilir ve doğru bilgilendirilirlerse koronavirüs salgınına karşı halk sağlığı elçisi olabilecekleri ele alındı. Çünkü onlar satış yaptıkları bölgedeki insanların ihtiyacını en iyi değerlendirip ona göre hizmet ve ürün satışını yapıyor ve eksiklikleri en iyi onlar biliyor. Polisin sokak satıcılarına muamelesinin de ele alındığı toplantıda onların satışlarını kolaylaştıracak seyyar dostu yasalar ele alındı. Türkiye’de de gecikmeden bu uygulamalardan örnek alınmalıdır” ifadelerini kullandı.



BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ
İşportacıların, seyyar esnafın ‘evde kal’ uyarısına uyan vatandaşlara hemen kapıda, iple sarkıtılan bir sepetle pencereden balkondan sundukları hizmet büyük ilgi gördüğünü ve memnuniyetle karşılandığını ifade eden Dr. Sirkeci, görüşlerini şöyle sonlandırdı: “Sokak ekonomisi hiçbir teşvike ihtiyaç duymaksızın kendiliğinden bu koronavirüs salgını karşısında da uygun çözümü üretmekte gecikmedi. Yüzyıldır olduğu gibi görmezden gelinebilecek bir sorun olarak kabul edilmelerine rağmen onlar aslında sorunlar yumağı olan sistemin cankurtaranı ve kendiliğinden çözümü oldular. Çözüm demokrasinin beşiği sokaklardadır.”
 

Haber Merkezi